amsterdam

entry358 galeri73
    258.
  1. amsterdam'ın anahtar kelimeleri -ot, mantar, seks, porno- gibi görünse de aslında bu 4'lüden çok daha fazlasını verdi bana.
    bi kere aşırı düzenli, güvenli ve temiz. tarihi güzel süslemişler. müzecilik başarılı. ulaşım paris kadar iyi olmasa da 1-2 günde rahatlıkla çözülebiliyor. felemenkçe kıl bir dil, ezelden beridir sevmedim onun rahatsızlığını yaşadım ama amsterdam'da sadece ingilizce konuşarak çok rahat yaşarsınız. sadece amsterdam'da da kalmayın bence. yakınlarda güzel köyler kasabalar var. mesela volendam'ı ve edam'ı mutlaka görün. edam'da gidin peynir tadın, yürüyüş yapın, orada yaşayanlara imrenerek bakın. anne frank huis, rijkmuseum, van gogh museum gibi yerleri mutlaka gezin. heineken'e ben gitmedim, çok ilgimi çekmedi valla. dediğim gibi müzeler başarılı. yeme içme konusunda bir türkiye değil ama ille de türk yemekleri derseniz bol bol dönerci var. kapsalon'u denemelisiniz ama 1 porsiyonu 2 kişi yiyin, tek yerseniz benim gibi hık hık kalırsınız. ot mot işleri de çok basit. bulldog en yaygın olan coffeeshop, gönül rahatlığıyla gidip otunuzu çekebilirsiniz. bisikletlere çok dikkat edin, ansızın çarpabilirler laf da yiyebilirsiniz. en sevmediğim tarafı bisikletlerdi. tamam çok çağdaş, çok modern ama ben sana her dk ayak uydurmak zorunda değilim di mi? turistik şehir sonuçta, hayvan gibi şii yaparak bisiklet kullanmanın bi manası yok. otel konusunda çok fazla seçenek var, fiyatlar biraz pahalı evet. ben sloterdijk istasyonunun tam yanında kaldım, acayip kolaydı ulaşım. havaalanına 2 durak, merkeze 1 durak mesafede. daha iyi yerler de elbet bulunur f/p açısından iyiydi kaldığım otel. day passes kartlar var onlardan alın ulaşım için.
    1 ...
  2. 257.
  3. 256.
  4. kekolara göre bi yer değil. aslında avrupa'nın her santimetrekaresi kekolara fazla, sadece amsterdam değil.

    amsterdam'ı ottan ibaret gören insan ağır kekodur.
    1 ...
  5. 255.
  6. Bira markasıdır. Hollanda birası.
    1 ...
  7. 254.
  8. bu şehre gidip de sevenleri hiç sevmiyorum. çünkü bu şehri seven tipler belli tiplerdir. bu yavaşklar genelde özenti ve çılgın takılan ergenimsilerdir. uyuşturucuyu bir halt zanneden gerizekalı sürüleridir. he amk. he freedom siktiğimin dallamaları sizi.

    kanalları bok götürüyor, şehir çöpten geçilmiyor.

    yukarıdaki #28960501 numaralı girimde zaten ne kadar yarrak gibi bir şehir olduğunu açıkladım.
    2 ...
  9. 253.
  10. Giden herkesin i am sterdam yazısı önünde resmi olan şehir.

    Modaya uyduk biz de.
    1 ...
  11. 252.
  12. ilk gidişimde resim çekilmeyi bile bana unutturmuş , insanları çok uzun olan hollandanın başkenti.
    kurtarılmış bölge.
    2 ...
  13. 251.
  14. Özgürlüklerinde kısıtlı olabileceği bir şehir olmakla birlikte gerçekten de güzel bir şehirdir. Yaya olmanın inanılmaz hafifliği dışında bir şehir düşünün ki arabaya ihtiyacınız olmasın. Kişiyi yürümeye ve bisiklet kullanmaya teşvik eden, turistik, kültürel açıdan zengin, maddi açıdan da zengin olduğu kadar da tarihsel açıdan da önemi büyük bir şehirdir. Defalarca gitmek istenilesi yerdir.
    1 ...
  15. 250.
  16. şubat ayında suratına suratına vuran nemli, soğuk havasını bile özleten şehir.
    0 ...
  17. 249.
  18. Eşcinsellerin fazla olduğu bir kent.
    1 ...
  19. 248.
  20. amsterdam'a kıytırık şehir diyebilen bir insanevladının, akıl sağlığından ciddi anlamda şüphe ederim.

    he canım he. sosyete... kıçımın sol kenarı.

    gece gece sinirlendim ak.
    0 ...
  21. 247.
  22. bir flemenk şehri.

    flemenk diyorum çünkü hollandalılar almanca'dan arak yapmamıştır. akraba iki germen dilidir. türkçe ile özbekçe ya da türkmence gibi diyebiliriz. dillerine de türkiye'de hollandaca değil flemenkçe denir diye biliyorum.

    bunlar dışında görmediğim bir kent. fakat insanımızın batı'yı inanılmaz abartması* sonucu şu girdiye güvenmekteyim. (bkz: amsterdam/#28960501)
    0 ...
  23. 246.
  24. almanya'nın herhangi bir şehriyle yarışacak durumu olmayan sikik bir şehirdir. ayrıca hollandaca diye bir dil olduğunu ve türkçe'de bu şekilde söylendiğini bilmeyen beyinsizleri de görmemizi sağlamıştır.

    kraldan çok kralcı olan batıyı tanrı olarak gören içimizdeki şerefsizler bitmediği sürece türkiye asla bir almanya olamayacak.

    rijks museum denen yere gittim. bu hollanda kraliyet müzesi oluyor. rijks kelimesi bile almanca reich kelimesinden araklama.

    rijks museum'da şu fotoyu çektim.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/815450/+

    bu fotodakiler osmanlı himayesindeki hollandalı korsanlar. düşünün bir zamanlar bu adamlar bizim himayemiz altına bile girmişler.

    hollanda kadar dandik bir ülke görmedim. avrupa sıralamasını yaparsak son sıralarda yer alır. almanya> ingiltere>fransa>>>> hollanda.

    almanya cidden insanıyla, disipliniyle, sokaklarıyla olsun. bütün avrupa ülkelerine her türlü koyar geçer.
    3 ...
  25. 245.
  26. Aile ile gezince tadına varılamıyor. Tecrübe ile sabit.
    3 ...
  27. 244.
  28. 243.
  29. gidenlerin anlata anlata bitiremediği çok kıytırık bir şehir.

    almanya- hannover'den 2 gün önce amsterdam'a yol çıktım. amacım aynı gün içinde amsterdam'ı gezip hannover'e geri dönmek. ilk olarak duviendrecht diye şehre biraz mesafeli olan bir yerde indim. saat sabah 5:30'du. 6:20'ye kadar metro bekledim çünkü ilk metro 06:20'deymiş. hannover'de metro(u- bahn) 05:00'te başlıyor. yağmur vardı ve soğuktu. afedersin götüm dondu.

    almanca'dan sonra hollandaca'nın size ne kadar yarak gibi bir geleceğini size anlatamam. hollandaca tamamen almanca'dan bozma ve fransızca'dan bazı araklama kelimeler bulunan saçmA bir dil.

    her neyse metroya bindim. centraal station'a çıktım. şehrin her yerini bok götürüyor. her yer pislik, çöp. her yer karmaşa herhangi bir düzen, kural hiç bir şey yok. almanya'da boş yoldA karşıya geçmek için yeşil ışığın yanmasını bekliyorduk burada kimse ışığı falan sallamıyor. ilk önce çiçek kokusu sanıyordum fakAT sonra öğrendim. her yer uyuşturucu Marujiana kokuyor. çiçek kokusu sandığım şey Marujiana'ymış.

    bu şehir kanallarıyla falan ünlü görmüşsünüzdür amsterdam'a gidenlerin çektirdiği klasik pozlardan biridir kanal pozu. ben de çektirdim tabi. kanalları bok götürüyor. içinde pet şişe geziyor. plastik atıklar falan rezilliğin bini bir para. aynı kanallar berlin'de var ve içine pet şişe atsanız adamın götünden kan alırlar attığın şişeyi yüzerek geri çıkarttırırlar.

    o meşhur red light district denilen bölgeye gittim. bildiğin kerhane yani burası. öyle pek bir numarası yok. aynı türkiye gibi abazan grupların uğrak mekanı. 20 kişilik erkek gruplarını görmeniz çok olası. hödö hödö öküz gibi bağıran avrupa abazanları da bizimkilerin aynısı.

    kumarhaneler ve uyuşturucu satan dükkanlar var ve bu yerlerin çok da iyi ya da eğlenceli yerler olduğunu söyleyemeyeceğim. şehirdeki her şey tamamen turistleri kazıklamak için kurulmuş. her şey almanya'daki fiyatların 2-3 katı. velhasıl sevmedim amsterdam'ı bir daha da gitmem.
    3 ...
  30. 242.
  31. hollanda'nın başkentidir. esrarın başkenti de denebilir. red lights'tan hiç bahsetmek istemiyorum. her erkek orayı görmeli mutlaka.
    0 ...
  32. 241.
  33. amsterdam güzel bir şehir. çok planlı, her yer kolayca bulunuyor. tram'e düz ayak hemen binebiliyorsunuz. metro gibi merdiven in merdiven çık derdi yok. dam meydanını ankara'nın kızılay'ı olarak görebilirsiniz. ama tabi çok daha eğlenceli bir meydan. bu meydanda madame tussauds müzesi, royal palace ve neue kirk yan yana sıralanmış. madame tusasud önünde çok sıra vardı. diğerleri sakin. hepsine giriş paralı. ben berlin'de madame tussaud'ya gitmiştim bu yüzden tekrar gidip zamanımı boşa harcamadım. bence gittiyseniz tekrar gitmeyin. daha önce italya'ya gittiyseniz burdaki kiliseler size çok tırt gelebilir. hollanda protestan olduğundan din çok da umurlarında değil, ve paralarını kiliselere dökmemişler.

    leidseplein için de ankara'nın tunalısı benzetmesini yapabiliriz. burası dam meydanından daha pahalı. burası da görmeye değer bir yer.

    hediyelik eşya almanız için size könningsplein'daki çiçek pazarını tavsiye ederim. her şey dam meydanına göre daha ucuz, lale soğanları mesela dam meydanında 2 paketi 10 euro iken burada 5 paketi 10 euro. tram 5'e binip konnigsplein'da inerseniz buraya gelmiş olursunuz. museumplein'a da aynı tram'le gidiliyor.

    http://www.amsterdam.info/shopping/flowermarket/

    aşağıdaki sayfanın sağ tarafında tram 5 linkleri verilmiş:

    https://nl.wikipedia.org/wiki/Tramlijn_5 _(Amsterdam)

    tram biletimi de schipol havaalanındaki tourist info'dan aldım. ben 4 gün sınırsız bilet aldım (4 day ticket). 32 euro verdim. siz kaç günlük istiyorsanız ona göre alırsınız. bir de aldığım bu kart schipol express bus'ta geçersizdi. schipol'den otobüse binecekseniz ayrıca 5 euro vermeniz gerek. unutulmaması gereken bir başka detay ise 4 günlük kartınızı arka arkaya dört gün ara vermeden kullanmak gerekiyormuş, yoksa yanıyor. diyelim pzt kullandınız, salı kullanmadınız, çarşamba kullandınız. salı yanmış oluyor ve sadece perşembe günü kullanabilirsiniz. salı'nın yerine cuma kullanamıyorsunuz. bunu hava alanındaki görevli söyledi. trame inip binerken check in ve check out yapmayı unutmayın da dedi. ama zaten benimki 4 günlüktü o yüzden kendimi çok sıkmadım bu konuda. iyi haber şu ki berlin'de 2 kez kontrole takılmıştım. burda hiç kontrole takılmadım. burası çok daha rahat bu konuda. hatta schipol express'e de orta kapıdan bindim ve hiç para ödemedim. yanımdaki bey amsterdam'ın yerlisiydi ve boşver ödeme dedi. ama ön kapıdan binerseniz tabi şoföre 5 euro vermeniz gerekecek. benim ki biraz şans oldu. kısacası 1-2 kez bincekseniz çok sıkı bir denetim yok, ama başınızı belaya sokmak istemem *

    her yerde albert heijn süper marketi var. sanki tekel gibi. başka hiç market görmedim. burada fiyatlar uygun.
    http://www.ah.nl/

    ben bir de herkesin yazdığından değişik olarak albert cyupmarkt açık pazarına gittim. bu da hoşuma gitti. museumplein'dan yürüyerek 10 dakika da gidiliyor. benim otel museumplein'daydı. ama sakın birilerine yol sorarak gitmeye kalkmayın çünkü albert süper marketine gitmek istediğinizi sanabilirler. direk haritadan bakıp gidin. burada waffle'lar lezzetliydi ve yerli halkı izleyebilirsiniz. çok kalabalık ve daraltıcı bir pazar değil. tavsiye ederim.
    http://www.albertcuypmarkt.nl/

    burada coffee shop ve erotic shoplardan kaçma ihtimaliniz yok. çünkü hediyelik eşya dükkanı diye girdiğiniz dükkanlardaki satıcılar bile göreceksiniz ki size ot önerecek. türkiye'deki 1 milyoncular gibi dükkanlarda şişme kadınlar ve cannabis (esrar) satılıyor.

    son olarak burada nereye gittiysem türklerle karşılaştım. bu bakımdan sevgilinizle kaçamak yapmayı planlıyorsanız temmuz, ağustos civarı buraya gelmeyin kesinlikle. dam meydanı, otelim, coffe shoplar, çiçek pazarı ve aklınıza gelebilecek diğer her yerde varlar. dam meydanında 2 tane simit sarayı da var. yani burası oldukça türk dolu ve bu özel hayatınız için kötü olabilir.
    2 ...
  34. 240.
  35. 239.
  36. i amsterdam yazısı olan, herkesin de gidip tek kare resim çektiği şehir.
    3 ...
  37. 238.
  38. Geçen yaz gittiğim ve resmen aşık olduğum şehir. Bana sorsalar nerde yaşamak istersin diye düşünmeden amsterdam derim. 3 günde resmen altını üstüne getirdim görmedigim yer kalmadı. herkesin 1 kez görmesi gereken bir yer
    1 ...
  39. 237.
  40. caddelerini bisikletle gezmeye doyum olmayan güzel şehir.
    1 ...
  41. 236.
  42. Malları sağlam olmayan şehir. Çimen sarıp mı veriyorlar anlamadım.
    1 ...
  43. 235.
  44. Böyle sözlük gibi lan, her yer seks... Bütün boktan işler legal ama sokakta uyumak illegal. Sonra herkes ölümüne uyuşturucu içiyor burada, sokaklarda Zenciler sürekli kokain diye soruyor.
    0 ...
  45. 234.
  46. geçtiğimiz hafta perşembe-pazar günleri arasında iş seyahatine denk gelmesi hasebiyle bulunduğum çılgın şehir. hayatın gece 11 den sonra başladığı bir yer olarak saatin 06.30 larına kadar night bus imkanı sağlayabilmesi açısından "gece nası geri dönecem yeaa?" endişesi yaşatmaz size bir kere.

    malumunuz kanallar ve etrafında gezen bisikletliler mevcuttur, red light district de kanallar etrafında yerini almaktadır. buram buram marijuana kokularını havada hissedersiniz, dam square avrupa nın sayılı meydanlarından biri olarak büyük aktiviteye sahiptir ve meşhur iamsterdam yazısından bir tane de buraya almışlar, iyi olmuş. coffee shoplar, sağda solda sürekli görebileceğiniz patates kızartması satan yerler, elde yenen tatlılar, bisiklet yolundan yürüyen ve küfrü yiyen yayalar, hard rock cafe, escape ve air gibi gece kulüpleriyle ayrı bir dünyadır burası.

    alışveriş konusunda çikolata ve peynire girilebilir. ancak havaalanındaki fiyatların yarısına albert heijn ismindeki güzide süpermarketten faydalanabilirsiniz. burada kredi kartı olarak mastercard ve visa geçmiyor maalesef, ama milka çikolatalarını 100 gramlık barlar halinde 1 euro dan daha ucuza, peynirleri ise 300 er gramlık şekillerde 5-10 euro arasında bulabilmektesiniz. gouda peyniri efsanedir.

    son olarak sex museum diye bişey yapmışlar, bu kadar zorlama bir yaratım olamaz. neymiş efendim adem ile havva dan itibaren seksin gelişimiymişmiş. ona vereceğiniz paraya internetten resimlere bakın daha iyi.
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük