sevgiliyle kol kola yürümesi en güzel şehirlerden. hem çok canlı hem çok sakin hem de çok eğlenceli. huzur dolu her sokağı. kanalları eşsiz. kışın bile tahammül edilebilir boyutta. kesinlikle tekrar tekrar görülmeyi hak ediyor.
bayılırım.
bu şehri daha da güzel yapan ve diğer avrupa şehirlerinden ayıran özellik, muhteşem mimarisinin yanında hollanda insanının yabancılara olan toleransıdır sanırım. Hollandalılar birçok avrupalıya göre çok daha anlayışlılar, açık görüşlü ve daha önyargısızlar. Amsterdam her ne kadar kozmopolit olsa da, yuvada hissettiriyor o güzel sokakları, her biri bir hikaye kitabından fırlamış evleri ile. insanlarının güzelliği ise perçinliyor karizmasını.
sol popülizm yüzünden güme giden bir şehir.
mimarisiyle, kanallarıyla, sokak aydınlatmalarıyla, köprüleriyle belki avrupanın en estetik şehirlerinden biridir. tabii merkezden uzak yerlerinde dolaştığınız sürece bu şehrin o estetik dokusunu hissedersiniz. merkez leştir. turistler sabahtan ot içmeye başlarlar. her taraf esrar kokar. şehrin tam kalbinin attığı yerde kerhaneler sokağı vardır. pattaya görmüş bir insan olarak, red light ortamı bana çok daha leş geldi.
akşam oldu mu her yerden çığlıklar, bağırışmalar duyarsınız. ingiliz ve alman gençleri akın akın "özgürlükler"in bokunu çıkarmaya gelir buraya. bir de gruplar halinde dolaşır şerefsizler. "hurrraaaa yasal ot, yasal mantar, yasal fuhuş hurrraaaa!" diye gezerler etrafta. amsterdamlılar da zaten bıkkın ve yılgındır. suratsızdırlar. turistlerden pek hazzetmezler.
benim tavsiyem böyle güzel bir şehrin merkezini değil, merkezden biraz uzak yerlerini (örneğin jordaan gibi) dolaşmanızdır. hatta gece yürüyüşü yapmak ayrı keyifli. sessiz sakin, etrafta ot çeken ingiliz ve alman ergenleri yok, abuk subuk dazlak kafalar yok, "karı götürek yuav" diyen abaza italyan&türk turistler yok. ve merkezden uzaklaştıkça amsterdamlıların güler yüz gösterme oranları da git gide artıyor.
kısacası bence sol popülizm şehri bok etmiş. amsterdam gibi güzel bir şehrin turist için böyle saçmalıklara ihtiyacı yok. fuhuş ve hafif uyuşturuculara karşı değilim, ama ne gerek var şehrin kalbinin attığı yere, direkt tren garının karşısına böyle bir bölgeyi kurmaya? at amsterdamdan 1 saatlik mesafede bir yere. bunları isteyen oraya gitsin.
türkiyeden bir farkı olmayan şehir. elini sallasan türke carpıyor. almanya avusturalya hollanda istanbul türk yogunlugu bu sekilde.
Gidipte hayran olanın kafasına dıcayım allahın özentileri. Memleketim 30 derece mal oglu mal gitmiş orda 12 derecede agzı yuzu kıpkırmızı monta bürünmüş story yapıyor. Gidip st petersburgu gorun sonra amsterdamın önünden geçermisiniz acaba?
Yıllar önce soğuk bir ocak ayı akşamında ayak bastığımda "bu nasıl güzel bir şehir" diye düşünmüştüm. Şu an düşündüğümde de aynı şeyleri hissediyorum.
Avrupadaki birçok ülkeyi gezmiş biri olarak tekrar görmek istediğim tek şehirdir. Soğuğu sevmeyen ben Amsterdam'ın kışını bile sevdiysem yazlarını ne kadar sevebilirim tahmin bile edemiyorum.
son dönemde latin amerika'dan oldukça turist çekmek hedefiyle kampanyalar yapmaya başlamı şehir. özellikle ispanyolcası iyi olanlar amsterdam'da göz bebeği şu sıralar.
gidip görüp gelmişken şuraya bırakayım da tecrübelerimi, yarın öbür gün işine yarayan gelsin toplasın kurabiye kırıntılarını.
peşin peşin yazayım, aga prag buraya on basar. "ama red light :(" veya "ama coffeeshop :(" diyenlerin ağzına sepetli piskletle vururum. amsterdam kadar ayan beyanda olmasa da bunları zaten bırakın avrupa'yı, istanbul'da ankara'da da çatır çatır buluyorsun. Gece hayatının ise öyle ahım şahım bir artısı yok, her yerde ulaşılabilir ortamlar.
şimdi, bu şehri kesin tek bir müteahhit yaptı, başka açıklaması yok. olm bakın, ben google maps gibi, yandex navi gibi adamım. girdiğim sokağı cache'e yazarım, 10 yıl sonra gitsem pat diye bulurum. şirazem kaydı lan bu şehirde. 3 gün kaldım, 3 gün de evimin olduğu dörtyola düşe kalka geldim ama hangisi benim apartmandı aminüm derken 15 dakika geçti kendi evimi bulmam. bu kadar benzememeli binalar birbirine, hatta aynısı olmalı.
Turistik hiçbir (bold, italic ve underlined yazabilsem qeşxe..) ama hiçbir yer yok. Vondelpark, Red Light, Iamsterdam yazısı, hop bitti. Onları da yıkıp yerine avm yapan bir ademoğlu çıkardı da, gelenler bir şey görsün diye bırakmışlar bence. Ama çok güzel müzeler var diyenler gitsin kumda oynasın. Her avrupa şehri müze kaynıyor zaten. Kanal görmek için ise bence Venedik daha güzel bir seçenek, bence tabi. Ama kanal kanaldır, akşam ışıklarıyla güzel manzaralar veriyor namussuzlar.
Yani ne diyeyim ki, bilemedim. gidin görün ama çok bel bağlamayın. biz valla 3 gün kekler cigaralar diyerek geçirdik. güzel miydi, güzeldi. görmedim demiyoruz artık en azından arkadaş ortamında. fakir avuntusu olarak da bunu motto edindik kendimize uçakta gelirken.
fakir demişken, euro olmuş 4.6. giderken bi daha düşünün siz iyisi mi. ölmemek için bi burger king yiyeyim diyince bile 45 tl sıkışıyor cüzdana. kallavi restoranları siz düşünün artık. biz düşünemedik, ufkumuz ve vizyonumuz yetmedi. öptüm bay.
Sikerim lan. Bir bira markası veya bir narkanın model ürünü. Güzel bira yüksek alkollü 4 tane atıyorsun sonra teletabilerin uyku vakti geliyor. Evet yine çiçek.