pek çok okulda fransızca ile beraber seçmeli ders olarak verilen derstir.
Fransızca ile karşılaştırıldığında çok kolay olduğu için genellikle bu dil tercih edilir.
bazı sözcüklerinin haddinden fazla uzun oldugu dil. odtudeki ingiliz bir hoca tarafından ikinci dunya savasını kaybetme sebebi olarak gosterilmiştir. (onlar uzun sozcuklerle anlaşmaya çalısırken biz go, kill,come diyorduk.)
ingilizce'den kat be kat daha zor olan bir dildir. ha belki izlandaca'dan daha zor olmayabilir. ama zaten izlandaca denen dil mikrobu bizi ilgilendirmiyor. izlandaca'ya olan nefret bitmez. zaten türkçe-izlandaca bir sözlük de yoktur. umarım da hiç yazılmaz. izlandaca'dan tiksinmek ve sakınmak gerekir. ha izlandalılara bir lafım yok. benim sorunum dille. yanlış anlaşılmak istemem.
bu aralar aramın limoni olduğu dil. arayı soğuttukça sanki başa dönüyormuş hissi uyandırıyor. demem o ki başladın mı peşini bırakmıcan anasını ağlatana kadar devam edeceksin.
artikellerden dem vurmuş herkes , oysa artikelleri günlük konuşmada çok da mühim olmayan dil..çoğu dil gibi ,deformasyona uğramıştır ki hitler mezarında ters dönüyordur eminim ben şu satırları yazarken..gnlük konuşması yazılandan daha doğrusu , almanca öğretilen yerlerdeki almancadan bayağı farklı..ama her nolursa olsun , heidegger in de dediği gibi felsefenin dili..sadece bi çok kelimesi olmasından ötürü değil , ki bu da dile zenginlik katıyo ama , literatüre geçmiş sadece belli bi durumu anlatmak için bi çok kelimesi olmasından kaynaklanıyo bence heidegger 'in bu yorumu ,gerçi belki kendi de nazi prtisi üyesiydi diye..neyse ,heidegger'in dışında fizik matematik kimya ve anatomiyle biraz ilgilenen herkes ya eşitlik adlarından ya labratuvar aparatları adlarında ya da kitap adlarında alman ekolunu görür..bilimde iyi olmaları doğal olarak sanayiye yansımış, ithal ettiği ürünlerle de ab'nin finansmanı haline gelmiş..genelde bu dili ve insanını çok kaba bulur kimileri , ama sanatta hele de mimarlık ve müzik de etkisi inkar edilemez..kısaca demem o ki , bu dil kimi önyargılardan muzdarip olmuş bi dildir.almanca biliyorum diyene , dönüp bi daha bakmak lazım , zira o kişi goethe'yi kendi dilinden okuyabilecek , kafka'nın varoluşculuğunu en iyi anlayabilecek ,bilimsel literatürü en iyi tarayabilicek kişidir..
kalıplara dayalı bir dil.eğer benim şanssızlığımdan dolayı gördüğüm 4 almanca öğretmeninde sorun yoksa genellikle kalıplar ezberletilerek öğretilir.ingilizce gibi formüller verilmez.ayrıca kalıpların dışına çıkıp rahat rahat konuşamazsınız.kısacası ingilizcenin yerini tutamaz.
birde bunu artikelleri vardır.eşyalara cinsiyet vermişlerdir ve ona göre başına farklı artikel gelir.ama bunlardan korkulmamalıdır.korkulması gereken kalıplardır.
ilginç bir dil bu. mark twain boşuna dememiş; 'sonsuzluğun niye olduğunu merak ediyordum, şimdi buldum; almanca öğrenmek için' diye.
ingilizce öğrendikten sonra bu dili öğrenmeye kalkarsanız şerefsizim yatıp kalkıp dua edersiniz ingilizce'ye.
tabi uluslararası dil olur mınakoym ingilizce, almanca uluslararası dil olsaydı ebemiz s.kilirdi, buna garanti veriyorum. devletler kendi aralarında haberleşemezlerdi, zilyonlarca devlet zirvesi olmazdı.
milyonlarca kelime, artikel, istisna, dativ, akkusativ bilmemne derken kafayı sıyırırsın. öğrendiğinde de işe yarar ama, wie geht's dersin almanya'da hatuna. öğrenin bak bunları. wie geht's dedin mi hatunlar hemen ja, ich möchte sex diyorlar. yani sex istiyorum diyorlar. böyle hacı bu turistler, s.kilmek için doğmuşlar. bize, türklere hizmet için var olum bunlar.
ayrıca o r ler de ğğ olcak. ayğıca ğ leğ ğ olcak şeklinde söyleyeceksin bu cümleyi. bak inteğaktif kuğs veğioğum sana buğda, şükelaya basmazsan adam değilsin.
öğrenmesi çok zor olmayan ama kesinlikle özveri isteyen konuşması kaba ama içeriği kesinlikle daha nazik olan. Tamamen öğrenmek için ingilizce'ye harcanan vaktin çok daha fazlasını isteyen dil. Edebiyat ödevi olarak hocam benden Goethe'nin Faust'unun analizini yapmamı istemişti. Düşünüyorum da porno film gibiydi...
akkusativ ile kullanılan edatları da verim de tam olsun*
*für:için
*um:etrafında, (-de anlamı var biraz)
*durch:arasından geçerek, vasıtasıyla anlamında
*ohne:-siz,-sız
*gegen:karşı,-ye doğru,aşagı yukarı
*entlang:boyunca
*bis: -e kadar,-a kadar **