telaffuzu çoğu dile nazaran daha kolaydır; ayrıca ingilizce bilen biri için öğrenmesi daha zahmetsiz olacaktır. zor başlar, öğrendikçe kolaylaşır. bu bakımdan fransızca ve ingilizceden farklıdır.
kaba dil falan denir de; kime göre neye göre? şahsen almanlardan duyduğum kadarıyla bana gayet melodik gelmektedir (alman pornolarını kasteden varsa, tenzih ediyorum tabi).
günlerdir geliştirmeye kasıyor olduğumdur ayrıca.
kelimeleri takısız isim tamlamalarının yokluğundan dolayı uzun olan dildir.
oturma odası diye ayrı ayrı yazılmaz. das wohnzimmer olur.
yabancı dil denmez. die fremdsprache denir.
bu yüzden uzundur kelimeler. ama anlamak kolaydır, telaş etmeyin.
konuşması dünyanın en zevkli dillerindendir. ayrıntılara dalabilenler için öğrenmesi zahmetli de olsa zevkli geçecektir, artikelleriydi cartıydı curtuydu pek zorlamayacaktır. her insanın en nefret ettiği konu kuşkusuz destansı kelimeleri* ve birbirine çok benzeyen, 3-5 harfli artikelimsi yapılarıdır. bir yerden sonra çalışırken, çevirirken falan beyni sulanıyor insanın.
ama gerçekten, konuşması çok zevklidir. kıt almancamla yoldan geçen adama "ist das ein bleistift?" diye sorarken bile orgazm oluyorum mna koyim. ist das ayn blayştift ha? nihaha, çok hoş lan! füller falan da var, amanın. tisch, tür, ei, sonramacıma; ein, zwei, drei. hehe.
ingilizceyi 30 saatte(gramersiz ve telaffuzsuz) fransızcayı 30 günde almancayı 30 yılda diye devam eden diller arası kıyaslanmayı bize gerçekleriyle sunan özlü sözdeki dil.
yıllardır konuştuğum ancak nefret ettiğim, oldukça düzensiz ve kötü kurguya sahip bir dildir.
almanya'da bile birçok dilbilimci almanca'nın kullanım olarak ingilizce, fransızca ve hatta ispanyolca'nın bile gerisinde kalmasının sebeplerini araştırmakta ve dilde yeni düzenlemeler-sadeleştirmeler yapmak için çalışmalarına devam etmektedirler.
kullanım alanlarına gelirsek, almanlar zaten dünya'da dillerine ingilizce'den en fazla kelime aktaran millettir. bunun yanında almanya'da, avusturya'da, isviçre'de, hollanda'da çoluk çocuk bile çatır çatır ingilizce konuşurken almanca kasmak gereksizdir. gidin rusça, çince falan öğrenin zamanınız boşa gitmesin...
6 aydır anavatanında yaşamama ve ders notlarımı anlayabileceğim kadar çevirebilmeme rağmen, biri benle sohbet etmek istediğinde tıkanıp kaldığım, aslında derdimi çat pat anlatabilecekken sebepsiz gerginlikten "ja, genau" dan öteye gidemediğim, ingilizceye güvenip nasılsa öğrenirim diyenleri çok yanıltacak bir dildir almanca.
ich lerne deutsch. almanca öğreniyorum, ich liebe dich. seni seviyorum cümleleriyle başlayıp devam ettirilince, avusturya da, isviçre de, hollanda da polonya da iletişim kurabileceğiniz üstün nitelikli bir dildir almanca. öğrenmesi zor diyenler için almanların sıkça kullandıkları bir deyimi hatırlatmalıyım. das geht nicht, gibs nicht. olmaz yoktur. bu deyimle, almanlar bir çok buluşa imza atmışlardır. güzel sanatlarda, bilimde başarılı olmalarının sebebi almancadır.
-wer hat gegeben?
-wer kommt auf?
-achtzehn, zwanzig, zwei, null...
-weg!
-spiel doch!.. söz öbeklerinden başka 6 aydır ülkesinde yaşayıp konuşmayı beceremediğim dildir. bahsi geçen söz öbekleri için (bkz: skat)
artikel kavramıyla zaten zor olan gramerini daha da zorlaştıran dildir almanca. ayrıca telaffuzundaki gırtlak sesleri çıkarmak bir nevi çin işkencesidir. ancak çoğu dilde benzer şekilde yer alan ortak kelimelerin telaffuzu neredeyse türkçeyle aynıdır.
sonradan ögrendigime göre, bir cok kisinin aklina almanca denildiginde pornoyu getiren dil. yazilimi aynen türkcedeki gibi olan ama anlami farkli olan bazi kelimeler barindirir.
örnek:
saat: tohum,
biber: kunduz,
tabak: tütün,
engel: melek,
muzikal anlamda pek elverişli estetikli olmayan belki de bu yuzden dolayi alman muziğinin enstrümantel olmasina -uygun deyim bulamadim kusura bakmayin- zannımca sebebiyet veren ama buna rağmen sözlü müzikte mustesna örnekleri olan dildir. sözlü örnekleri alaman harikasi mercedes 300 sel gibi sade zerafet taşir. almancanin bilen kişi ingizli ingilizcesi kedi miyavlamasi gelmesi bu dilin haşmetin dolayidir.
özellikle sanayi sektöründe çalışacak olan insanlarımızın bu dili konuşabilmesi, ingilizceden sonra, kendilerine inanılmaz bir artı kazandırmaktadır. dinleyenlere kaba gelebilir ancak konuşana inanılmaz bir keyif vermektedir.
rusça ve türkçe'den sonra tartışmasız dünyanın en güzel, en zevkli dilidir. yazılıp okunurken cisimlerin büyük harfle yazılması olayı bünyeye ters geldiği için garip karşılanabilir. almanca öğrenmek için yapabilecekleriniz gayet basittir,
5 adet rammstein albümü
1 adet almanca video oyunu
evet lan evet. yetiyor bunlar. en azından size almanca'yı sevdirip öğrenme isteğinizi artıracaklardır. bu noktadan sonra ya kursa gidin ya bilen birinden öğrenin size kalmış, ama ne yapıp edip öğrenin. hala öğrenemediğime üzülüyorum. kaba falan ama, konuşması diğer tüm dillerden zevklidir, okumak falan. yerim yerim. *
ne kaba bir dildir, ne de ögrenilmesi zordur. en büyük dikkat artikel lere ve fiil cekimine verildiginde, ögrenilmesinin hicte zor olmadigi görülecektir. ayrica, kanimca dünyanin en güzel dillerinden biridir.