BAKARA suresi 19. ayet;
Allah kafirleri çepeçevre kuşatıcıdır.
BAKARA suresi 20. ayet;
Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
BAKARA suresi 37. ayet;
Şüphesiz O (Allah) , tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.
BAKARA suresi 73. ayet;
Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir; ki akıllanasınız.
BAKARA suresi 74. ayet;
Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir.
BAKARA suresi 106. ayet;
Allah, gerçekten herşeye güç yetirendir.
BAKARA suresi 107. ayet;
(Yine) Bilmez misin ki, gerçekten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur.
BAKARA suresi 113. ayet;
Allah, (onların ) kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri şeyde aralarında hüküm verecektir.
BAKARA suresi 115. ayet;
Doğu da Allah'ındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşatandır, bilendir.
BAKARA suresi 143. ayet;
Şüphesiz, Allah, insanlara şefkat edendir, esirgeyendir.
BAKARA suresi 153. ayet;
Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir.
BAKARA suresi 190. ayet;
Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez.
BAKARA suresi 196. ayet;
Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.
BAKARA suresi 209. ayet;
Allah, gerçekten üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
BAKARA suresi 220. ayet;
Şüphesiz Allah güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
BAKARA suresi 228. ayet;
Allah Aziz'dir. Hakim'dir.
BAKARA suresi 255. ayet;
Allah... O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kâimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. izni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiç birşeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O'na güç gelmez. O, pek yücedir, pek büyüktür.
BAKARA suresi 257. ayet;
Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir.
ÂLi IMRÂN suresi 2. ayet;
Allah... O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kâimdir.
ÂLi IMRÂN suresi 47. ayet;
Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol" der, o da hemen oluverir."
ÂLi IMRÂN suresi 54. ayet;
Allah, düzen kurucuların en hayırlısıdır.
ÂLi IMRÂN suresi 62. ayet;
Allah'tan başka ilah yoktur. Ve şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
NiSA suresi 16. ayet;
Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.
NiSA suresi 34. ayet;
Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.
NiSA suresi 86. ayet;
Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır.
NiSA suresi 87. ayet;
Allah; O'ndan başka ilah yoktur. Kendisinde hiç bir şüphe olmayan kıyamet gününde sizleri muhakkak toplayacaktır. Allah'tan daha doğru sözlü kimdir?
NiSA suresi 92. ayet;
Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
NiSA suresi 99. ayet;
Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.
NiSA suresi 170. ayet;
şüphesiz göklerde olanların ve yerde olanların tümü Allah'ındır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
MÂiDE suresi 17. ayet;
Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin tümünün mülkü Allah'ındır; dilediğini yaratır. Allah her şeye güç yetirendir.
EN'ÂM suresi 102. ayet; işte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka ilah yoktur. Her şeyin yaratıcısıdır, öyleyse O'na kulluk edin. O, her şeyin üstünde bir vekildir.
A'RAF suresi 54. ayet;
Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.
A'RAF suresi 65. ayet;
O'ndan başka ilahınız yoktur.
ENFÂL suresi 70. ayet;
Allah bağışlayandır, esirgeyendir."
ENFÂL suresi 71. ayet;
Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
ülkemizde kuranda ne yazdığı bile bilinmeden ezbere, biraz da zorunluluktan, (90bin cami var ülkede, adamlar ben zaten haklıyım kafası yaşıyor, millete de yaşatıyor, başka türlü düşünebilmesine izin bile yok) biraz da ahiret uğruna inanılan tanrı. kuranı anlayacağım diye bir yerlere gidenler de akıl hastası, saplantılı olup çıkıyor.
erkekler, kadınlar üzerinde hakim dururlar, çünkü bir kere allah birini diğerinden üstün yaratmış ve bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar. bunun için iyi kadınlar, itaatkardırlar. allah'ın korumasını emrettiği şeyleri, kocalarının yokluğunda da korurlar. serkeşlik etmelerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince; önce kendilerine nasihat edin, sonra yataklarında yalnız bırakın, yine dinlemezlerse 'dövün'.
En iğrendiğim insan grubu allah'ı da kendisi gibi gerizekalı, psikopat, ruh hastası sanıp hile-i şerriye dedikleri şeyleri uyduran ruhsuz pislikler. Bilerek ruhsuz diyorum çünkü beyinlerini peynir ekmek niyetine yiyip insanlıktan çıkmış oluyorlar.
bak şimdi benden sonra entri giren kendini akıllı gibi göstermeye çalışıp hayatında iki kitap okuyamamış, düşünme özürlü gerizekalı bile kendini akıllı zannediyor. Allahın gerizekalılarında biraz akıl olsa şu an oldukları perperişan halde olmazlardı, haberleri yok.
Gökler (haşyetten) neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler de rablerinin yüceliğini hamd ile dile getiriyorlar ve yerdekilerin bağışlanmasını diliyorlar. iyi bilin ki bağışlama ve merhameti sınırsız olan ancak Allah’tır.
Şûrâ : 5
Rasulullah -aleyhissalatu wassalam- şöyle buyurdu:
"Deniz, her gün insanı boğmak için Allah’tan izin ister.
Melekler ise yakasına yapışıp insanı helak etmek için Allah’tan izin isterler.
Rabbimiz Tabaraka wa taala ise onlara:
‘Kulumu bırakınız mademki onu ben yarattım,
ben onu sizden daha iyi bilirim.
Şayet o sizin kulunuz ise istediğinizi yapınız.
Eğer benim kulum ise ben kuluma ne yapacağımı bilirim.
izzet ve Celalim hakkı için o bana gündüzde gelse gecede gelse kabul ederim.
O bana bir karış yaklaşsa ben ona bir arşın yaklaşırım.
O bana bir arşın yaklaşsa ben ona bir kulaç yaklaşırım.
O bana yürüyerek gelse ben ona koşarak gelirim.
Eğer benden mağfiret dilerse onu bağışlarım.
Benden af dilerse onu affederim.
Bana tevbe etse kabul ederim. Benden daha cömert ve lütufkâr kim vardır?
Ben Cömert ve Kerimim.
Kullarım geceleri bana karşı günahlar işleyerek yatarlarken ben onları yataklarında korur ve gözetirim.
Kim bana yönelirse onu uzaktan karşılarım.
Kim benim için bir şeyi terk ederse ona daha fazlasını veririm.
Kim benim gücüme dayanarak hareket ederse ona demiri yumuşatırım.
Kim benim istediklerimi gözetirse bende onun istediklerini gözetirim. Beni anan benim meclisimde bulunur.
Bana şükreden,
nimetini arttırdığım kimselerden olur.
Bana itaat edene ikram ederim.
Bana karşı gelenlere rahmetimden ümit kestirmem.
Eğer bana tevbe ederlerse,
onların dostu olurum.
Şayet tevbe etmezlerse onların doktoru olurum.
Kusurlarını temizlemek için onlara musibetler veririm!’ buyurdu.”
(Ahmed bin Hanbel Müsned, 1/43
ibni Kayyım Medaricu’s-Salikin 337)
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı,
yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı.
Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.