varlığından, anne babası, yaz dönemi cami imamı ve ilkokul din kültürü dersi hocası vasıtası ile haberdar olanların olduğu, ilahi dinlerin ortak kabulu olan tanrı. kendisine dair elimizde mevcut olan tek somut bilgi dini kitaplardır. kendisine inananlar öldükten hemen sonra sonsuz nimetlere ererken kendisinin varlığını kabul etmeyenler sonsuz cezalara duçar olurlar. kendisine dair çok şey duyup da kendisi hakkında çok az şey bildiğimiz ender varlıklardan biridir. toplumda genellikle taziyelerde hatırlanan esrarlı kuvvet ve bir de deyimlerle insanın aklına kazınan bir silüet halinde yaşatılan madde planında görülmeyen ama var olan varlık.
"yokluk sen de bir var bir yoksun
insanoğlu kendi varından yoksun
gelsin beni yokluk akrebi soksun
bir zehir ki hayat özü faniye"
Bu kelime yi duyunca ilk aklıma gelen merhamettir; sonsuz sınırsız merhamet, sonra herşeyin mutlak sahibi olması ve daha sonra şöyle gider:
Allah deyince akla
1- Kusursuzluk
2- Koruyuculuk, gözeticilik
3- Yenilmezlik, mağlup edilmezlik
4- Herşeyi yaratmak; belirli bir düzene göre yaratmak
5- Affedicilik gelir
bu böyle devam eder gider. Ayrıca merak edenler Allah ın 99 ismi ne bakabilir.
bir rahmetiyle yeryüzünde tüm iyilikleri varederken aklın alamadığı rahmetlerini yine insanları cehennem azabından kurtarmak için kullanacağı vadedilen yüce yaratıcı.. tek şartıysa teslimiyet olandır.
Yaratıcımız, tek sığınacak kapımızdır.
Azabından, affınna,
Gadabından,rızana,
Senden sana sığınırım,
Ya Rabbim!
Rahmetiyle herşeyi kuşatandır. Bunca hatamıza rağmen bizi bağışlayandır. Ondan başka kapımız yoktur ahirette gidecek.!Allah dualarımızı, tövbelerimizi ve bizi ahiret gününde kapısından çevirmesin'.
'madem allah var, neden savaş oluyor, neden insanlar mutsuz, neden ben mutsuzum ?' sorularına kur'an-ı kerim'de, 'siz bana elinizi açıp dua ettiniz mi ki ben size yardım edeyim' şeklinde cevap vermiş, yüce sıfatının dahi kifayetsiz kaldığı, isminin her zaman ağıza alınmaması gereken yaratıcı.
insanların en zor zamanlarında sığındıkları, ona yöneldiğinde bir rahatlama hissettiğin, senin her halini senden daha iyi bilen ve en önemlisi "beni nasıl bilirseniz ben size o şekilde yaklaşırım" diyen, her zaman ne kadar kötü şeyler yaparsak yapalım merhameti sonsuz olup bizi yine affeden yaratıcımız. şefkati anne şefkatinden fazla olup bizi affetmesi için yalvardığımız yaratıcımız. şükürler olsun ki onu biliyorum, varlığını hissedebiliyorum, onu seviyorum ve yine şükürler olsun bende sevgili kuluymuşum ki * beni ve ailemi islam gibi bir dinle şereflendirdi.
kendisi ile ciddi ciddi konuşmak, dertleşmek ve çözemediğim bazı problemleri etüt etmek istediğim varlık. en başta şu ölüm mevzusu. ne olurdu sanki ölüm diye bir şey olmasa? örneğin ben ortalama 50 yıl sonra öleceğim. benim gibi daha bir sürü zibille insan var. bu insanlar bir defa bile ölümü hatırlamazlar ve birden ölür giderler. sonra hepsi unutulur. kervan kervan gelirler ve giderler. bir yandan doğan bebekler, bir yandan ölen ihtiyarlar. allah aşkına nedir bu trajedinin hikayesi? lütfen ban imtihan kelimesi dışında bir cevap veriniz. uykum var. şimdi uyuyacağım ve rüyalar göreceğim. orası ise apayrı bir başlık. rüyada ayrı bir dünyaya giden ben nasıl ve nerelerde dolaşıyorum. sonra günümün diğer yarısında ayrı bir benle yeni işlere koyuluyorum. ha bu arada çalışmak zorunda mıyım? illa çalışacaksam neye çalışacağım ve bu neye yarayacak? illa bir şeye yaraması gerekir mi? her şey faydası ile mi ölçülür. neyse ben şimdi yatıyorum. kafam hayli karışık. neden? çünkü uykusuzum. hadi eyvallah.