uzayda kaybolan bir geminin uzun süre sonra başka bir gemi tarafından bulunması, ancak söz konusu gemide garip durumlarla karşılaşılmasını konu alan ve tedirgin edici bir minvalde ilerleyen bir bilim kurgu-gerilim filmi.
bir kara deliğin çekim kuvveti sebebi ile dışarı hiçbir şeyi (ışığı bile) bırakmadığı sınırdır.
bu ufku geçen bir şeyin merkeze doğru gitmesi kesindir. çarşambadan sonra perşembenin gelmesi gibi burada zaman merkeze/tekilliğe doğru giden bir yol/süreçtir.
nasıl geçmişe gitmemiz mümkün değilse burada da ufka doğru gitmek mümkün değildir. o halde burada meydana gelen bir olay ufkun dışında bir değişim meydana getiremez. bu içeriden dışarı mesaj iletilemez demektir. yani ufkun içindeki bir olay "neden", dışındaki bir olay "sonuç" olacak şekilde neden-sonuç ilişkisi kurulamaz. bunun için uzay-zamanda aralarında neden-sonuç ilişkisi kuramayacağımız iki tür olayı birbirinden ayıran bu sınıra "olay ufku" denir. kaynak belgesel: https://youtu.be/t6Z_Yj-_sig https://galeri.uludagsozluk.com/r/1636479/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/1636480/+
Einstein'in kurallarının ve Kuantum mantığının eridiği noktadır, tipik fizik kuralları burada hakimiyetlerini kaybederler. Olay ufku'nda uzay zaman ışığın bile kaçamayacağı bir şekilde bükülmektedir.
Bilgi taşıyan hiç bir şey ışıktan hızlı gidemeyeceğine göre, buradan da hiç bir şey çıkamayacaktır.
Kaosun hüküm sürdüğü bir noktadır fakat Dışarıdan kara deliğin olay ufkuna düşen bir şeye bakan birisi, burada o nesneyi durgun olarak görecektir çünkü o kişiden gelen son ışıklar hala göze çarpıyordur diyebiliriz. Bir süre sonra içeri düşen şey ya da kişi, soluklaşıp kırmızılaşır, ve yok olur. Asla kara deliğin siyah kısmına girişini göremezsiniz.
Belki çok ilerideki yıllarda kara deliklerin olay ufkunu incelemek için olay ufuklarına gönderilmiş dolaşık tanecikler incelenebilir. Işık hızından daha hızlı bilgi transferi yaparlar sonuçta.
kara deliklerin çekim gücü sonsuz değildir. bulunduğu yerden çok uzaklardaki cisimleri parçalamaya kara deliğin kütle çekim gücü yetmez. örneğin güneş kütlesindeki bir kara deliği güneş'in yerine koyarsanız, güneş sisteminde hiçbir şey değişmez.
ancak olay ufku, kara deliğe düşen yakınlardaki bir cismin geri dönemeyeceği sınırdır. bunun nedeni, kaçış hızı adı verilen kavramdır. bu hız, bir cismin yüzeyinden kurtulabilmek için gereken minimum hızdır. örneğin dünya yüzeyinden, mesela bir roketin kurtulup uzaya gidebilmesi için gereken minimum hız saniyede yaklaşık 11.2 kilometredir. kara delikte bu hız, ışık hızına eşittir. bu sebepten olay ufkuna düşen bir cisim buradan kurtulabilmek için ışıktan hızlı hareket etmek zorundadır. bilinen evrenin hız limiti ışık hızı olduğundan ve bunu geçmek bildiğimiz kadarıyla mümkün olmadığından, olay ufkuna düşen hiçbir cisim oradan geriye dönemez.
bu arada, geçen yıl çekilen kara delik fotoğrafı da, aslında kara deliğin doğrudan kendi fotoğrafı değil, olay ufkunun neden olduğu radyasyonun ve bu radyasyonun ortasındaki kara delik "gölgesinin" fotoğrafıdır.
şimdi açık fikirli olun. bir karadelik quantum bilgisayarlarla oluşturulup oradan bilgi gönderilecek bunun tek başına önemi muazam. olay ufkunda sadece basit bir bilginin gelecek,geçmiş gibi iletilmesi muazzam sonuçlar doğuracak.
Bence olay ufku bir sınır değil, zamanın yön değiştirdiği bir eşik.
Biz zamanı ileri akan bir nehir gibi görüyoruz. Ancak olay ufkuna yaklaşan bir bilinç için zamanın akışı yavaşlıyor. hatta zaman eksen değiştiriyor olabilir. Bu durumda geçmiş, şimdi ve gelecek aynı anda erişilebilir.
Belki de zamanda yolculuk yapmak için zamanı bükmek gerekmiyor. Sadece zamanın tek yönlü aktığına dair algımızı aşmak gerekiyor. Olay ufkunun ötesinde gelecek diye bir kavram yoktur; tüm anlar aynı anda vardır.
Bu yüzden dışarıdan bakan biri için kara deliğe düşen kişi donmuş görünürken, içerideki kişi kendi geçmişine veya geleceğine yürüyebiliyor olabilir.
bunu quantum bilgisayarları ile karadelik açıp bilgi transferi yaptılar. geçmişteki bir notebook a önemli bilgilerin gönderildiğini düşünsenize olabilecek olanları.
Çoğu insan karadeliklerin yalnızca her şeyi yutan kozmik canavarlar olduğunu düşünür. Ancak daha az bilinen bir teoriye göre, olay ufkunun ötesinde zaman bizim anladığımız şekilde akmayabilir. Bazı fizikçiler, aşırı güçlü kütle çekiminin zamanı o kadar yavaşlattığını öne sürer ki, bir karadeliğin yakınında geçen birkaç saat dış evrende binlerce yıla denk gelebilir.
Daha da ilginci, bazı spekülatif modeller karadeliklerin evrenin farklı noktalarını ve hatta farklı zamanlarını birbirine bağlayan geçitler oluşturabileceğini iddia eder. Eğer böyle bir geçit istikrarlı tutulabilirse, teorik olarak geleceğe ya da geçmişe yolculuk mümkün olabilir.
Henüz bunu doğrulayan bir kanıt yok. Ancak evrenin en karanlık bölgelerinde, zamanın kendisinin bükülüp kırıldığı fikri, karadelikleri bilim ile bilim kurgunun buluştuğu en büyüleyici yerlerden biri haline getiriyor.