geçenlerde içimde bir korku çoğalması oldu. yani bir anda değil tabii, uzun zamandır zaten böyle yavaştan geliyordum bu tarafa, önce yılların azılı pozitif ateistliğinden negatifliğe ve ardından agnostizmin kollarına bırakmıştım kendimi; çok kısa bir vade de deizm'e bulaşıp en nihayetinde "ulan sanki var lan" dedirten olaylar neticesinde bir sabah ezanı eşliğinde kelmeyi şehadet getiriverdik... de; aga benim hala oturmayan bişeylerim var lan. hala belirsizim. yılların sahih hadis takipçisi, türkçe meal denince alayına "bi' dakka" deyip de lafa stigmata gibin dalan ben, bizatihi halen var mı yok mu kararsızım amk. tabii bunda sikimden aşşaa kasımpaşşaa inanırlarının etkisi büyük, onların yediği bokların antipatikliğiyle dinden de soğudum gerçeğini inkar edemem elbet ama... ne bileyim lan işte, alim miyim ben amk. hiçbir zaman da bilemeyeceğim sanırım, emin olamayacağım. fakat tüm bu sınav mınav teranesi hala aklıma yatmıyor. ve bu amilden umudum değil ama bir adet temennim var benim: mantığıma yatmayan işler için -eğer varsa- cehennemde cayır cayır yakmazsa sevinirim. dinimiz amin.
edit: öteki taraftan haber geldi, yarrağımın kurma kolu yobazcanların götüne girmiş bu entry. zebani vaz hiyır.
kainatı altı günde yaratan, en güzel isimlerin sahibi olan, kalbinde safi allah sevgisi ve inancı ile dolu olan kullarıyla beraber gören, duyan, işiten, herşeyin sahibi olan yaradan. tanımlamaların yetersiz kaldığı, varlığına dair gören gözlere birçok kanıtı bahşetmiş ulvi ve ruhani varlık.
adaletine zerre kadar inanmadigim varlik... sikenlerin hep daha iyi yasamasi, guclulerin gucsuzleri ezmesi, zengin ulkelerin fakir ulkeleri somurmesiyse adalet, kusura bakmayin ama ben boyle adalete bacagimi sokayim...
hep bir sabret, bekle, bu dunyada olmazsa diger dunyada mutlu olcaksin yalani...
kenya' nin samburu kabilesinde dogan bebekle, new york' ta 42. caddede hayata gozlerini acan bebek bu hayatta yaptiklarindan dolayi esit olarak yargilanacaksa kusura bakmayin ama sikerler boyle adaleti!!!
ilk once bir firsat esitliginden bahsedelim, onu bir saglayalim sonra adalet kismini hallederiz, bundan kimsenin suphesi olmasin...
her aptalın anlayacağı şekilde anlatmak gerekirse; tüm evrende yaklaşık olarak hesaplanabilirse varolan toplam düzensizlik düzenden çok daha fazladır. bir buz kalıbını soba üzerine koyarsan su haline gelir ve atomları buz haline göre çok daha düzensiz durumda kalır. buz daha düzenlidir. biraz su alıp buz haline getirdiğinde düzenlilik yaratmış olursun ama local olarak. bunun için de enerji gerekir. ve o düzenli hal için buzdolabında kullanacağın enerjiyi ortaya çıkarmak için bir yerlerde bir santralde buzun yarattığı toplam düzenlilik halinden daha fazla düzensizlik yaratmış olursun. bu her zaman böyledir. bir first mover var ise bu first moverın yaratacağı her düzen hali için daha fazla düzensizlik açığa çıkardı. bir vazo kırıldığında parçalar herhangi bir yöne eşitsiz ve düzensiz dağılır. bigbang'de de alacağın sonuç budur. düzenli bir patlama her yöne eşit madde miktarı vs olamaz. olması için evrenin sürekli patlayıp toplanıp patlayıp yeni evrenler yaratması lazım ama imkansız. hem bilimsel hem de düşündüğünüz ve inandığınız anlamda dinsel olarak.
evren maksimum düzensizliğe özenir, bu kadar. yani herşey süper düzenli demek ki allah var demek yanlıştır çünkü herşey düzenli değil. karmaşıktır. karmaşıklık da arkasında bir bilinç olmasını gerektiren bir durum değildir. yani karmaşıklık bilinci göstermez, sadece karmaşıklık olduğunu gösterir.
herşey süper düzenli demek ki allah var demek, "ben bunların hiçbirisinden hiçbir şey anlamıyorum bari allah olsun da aptallığım belli olmasın" demektir.
a4. bugüne kadar bunları, bunları ben yaptım deyip de (firavun, zeus. vs. ) gücü, kudreti günümüze dahi uzanan bir ilah varmı haşa. çoğunun sonu biliniyor, efsane den öteye gidemeyenlerde öylece duruyor. hangisinin sözde bir icraatı o kadar safsataya rağmen gücü, delillerle sabit şimdi bile etkili?
a4. hergün binlerce kişi ölüyor, yine hergün fiziki olmak zorunda değil birçok kişinin ruhu çarpık yapılaşmaya kayıyor. seni, beni insan olarak bi sıvı dan meydana getiren, rahatlıkla maymun veya başka bir canlı olarak da yaratabilirdi. bu gücü elinde bulunduran bi yaratıcı için insanı başka bir mahluka çevirmek zor olamaz.
a4. her yıl yüzlerce deprem, kasırga, tsunami meydana geliyor. binlerce insan helak oluyor.
not: herşey bir sebep, denge, düzen doğrultusun da sona doğru ilerliyor.
sanmıyor musunuz milyonlarca yıldır kimler neler söyledi, neler uydurdu, o'nun varlığını inkar için neler türetildi, bilgisizce gönderdiği kitaplar bozuldu. ve son kitabı için de bundan öncekilere olduğu gibi müdahele edilmeye çalışıldı, ama o yaratıcı son kitabını n kendi koruması altında olduğunu bildirdi ve şimdiye kadar kimse ona el uzatamadı ve dünyanın sonuna kadar da yaratıcının kudreti ile el uzatamıyacak. çünkü allahın sözü insanların sözüne benzemez.
kuran-ı kerim'i okuyup, içinde allah'ın varlığına dair hiçbir delil bulamayan insan için, allah elbette bu dünyada bir şey ifade etmez. ama ahiret hayatını bekleyip, göreceğiz.
o yazarın ekmeğini, aşını poseidon ya da hades veriyordur!!!
islama inananlar tarafından çok garip şekillerde savunulan *varlık.
6-7 inançlı arkadaş beni doğru yola(!) iletmeye çalışıyorlardı bugün,bana bir sürü soru soruyorlardı,bense sabırla cevaplıyor,yeri geldiğinde kur'an mealinden*** ayetler gösteriyorum falan,aramızda şöyle bir diyalog geçiyor arkadaşlarla
a1,a2,a3...=arkadaş1,arkadaş2,arkadaş3.... b=ben
b: nerden biliyorsunuz zeus'un,poseidon'un geçek olmadığını? ya onlar doğruysa?
a1=hadi o zaman zeus bana şimşek çarptırsın!
b:ben de aynı mantıktan hareket ediyorum ve diyorum ki,allah varsa beni öldürsün,çarpsın,maymuna çevirsin!
a2: töbe töbe çarpılıcan bak şimdi
a3: hepimiz çarpılıcaz haaa!
a1: allah senin cezanı cehennemde verecek
b: eskiden insanları maymuna çeviriyomuş,kavimleri helak ediyormuş,şimdi niye yapmıyor?
a1:bizim aklımız ermez
b:...
not: bütün müslümanlara kızmıyorum,hepinize saygım sonsuz,bana dini bu şekilde benimsetmeye çalışanlar hariç.
yok demiyorum, muhtemelen var ve sayılan özelliklerine göre kendisine laflar hazırladım;
- insanlığın çoğunun istemediği bir şekilde, yaratıp dünya gibi bir cehenneme atıp sınadığını söylüyorsun, bu dayatma değil midir? yarattıklarından biri çıkıp yaratırken bana mı sordun dese haksız mıdır? yaratıp sınamak gibi bir olayın amacı nedir, kendine eğlence yaratmak mıdır?
- hadi tamam yarattın sınıyorsun, adaletsiz koşullar altında insanları yalnız bırakıp, süründürüp o durumda sana itaat etmesini nasıl bekliyorsun? adaletsiz bir hayatı yaşayan ve yardım etmediğin bir insan, sana nasıl güvenecektir? eğer sen yardım etmezsen o kişi allah yok, tek gerçek doğa kanunlarıdır dese haksız mıdır?
- hadi tamam, cennet ile ödüllendireceğini söylüyorsun ancak dünyada hiç hayatını yaşamamış bir insanın yani dünyanın hayrını görmemiş birinin nasıl cennet hayali kurmasını bekliyorsun? ahireti de dünyası da batsın diyen bir insana zorla ya cennet ya cehennem diye dayatmak adil midir? o insanın karamsarlığı kendi suçu mudur?
- misal açlık çeken bir sokak çocuğuna hırsızlık yapma günah açlıktan öl mü diyeceksin? bunu hangi yüzle yapacaksın? o koşullarda bir insan tüm dertleri bırakıp, sana nasıl itaat ve ibadet etsin?
- sana tapan, ibadet eden bir kulu dünyada süründürüp dinle hiç alakası olmayan insanın rahat bir hayat yaşamasını, yaptığı kötülüklerin cezasız kalmasını o kulun görürse nerede adalet, nerede allah derse haksız mıdır? bir yerden sonra sabrının taşması onun suçu mudur?
- ne kadar iyi olursa olsun, sana tapmadığı sürece ona değer vermezken ne kadar kötü olursa olsun sana inanan bir insanın affedilme şansı olması adil midir? bu egoistlik ve çıkarsız iş yapmamak değil midir? her şeye gücü yeten sen, kendi yarattıklarına karşı bu kadar zalimken insanlardan ne beklersin?