her mantıklı insanın; allah vardır, yoksa bu mükemmel düzen nasıl olurdu, yoksa bu hayatın anlamı ne, bu kadar muhteşem bir sistem kendi kendine oluşmuş olamaz, bu sistemi yaratan ve yürüten bir yaratıcının olması mutlaka gerekir, yaratan, düzeni koyan ve var olmasını sağlayan bir büyük güç vardır... şeklinde düşünürek inanacağı ama kuranda kalpleri mühürlenenler olarak tanımlanan kişilerin mükemmel belgeseller çektikleri halde evrimi savunabildikleri kavramdır.
varlığına inanmasam yaşayamazdım sanırım. bunu sorgulamaya kalktım bikac kez inancsizligimdan değil çaresizlik ve vesvese denilen şey beni ele geçirdiğinden baktim ki hayatımın temeli sarsılıyor ve çökecek tepeme. yanlış anlamayın bundan degil hissiyattan tekrar doğruyu buldum. en kötü günümde bile hissediyorum çünkü o var varlığı öyle yüce ki; sevgisi öyle içimde ki beni duyuyor beni görüyor hissediyorum.
Tanrıların en adaletsizi.
Hukuk fakültesi 3. Sınıf öğrencisi olarak kendisini kınıyorum. Gerçekten çok adaletsiz. Eğer verdiği kararların temyiz edildiği bir bir üst mahkeme olsa ve o üst mahkeme ben olsam hepsini bozardım. işte bu kadar netim.
kurban olduğumdur.
yunus suresi 44. ayet "ALLAH insanlara hiç zulmetmez; ancak insanlar kendi kendilerine zulmederler." Milletin ahını alıyorsunuz, sonra Allahı suçluyorsunuz. mükemmiliyetçi olmayı bırakıp hatayı kendinizde arasanız daha makbul geçer. Sizin başınıza kötü bir şey gelse ve Allah hesabını sormasa adaletsiz, siz aldığınız ah ile zorluklar yaşayınca Allah zulmediyor. çelişkiye bak ya.