"Bir gün birileri nasılsa Kürt asıllı olduğu için Kürtçe bir tek şarkı söylemek isteyen bir adamın hiçbir ülkeyi bölmediğinin öyküsünü yazacak ve bu öyküyü okuyanlar şarkı söyleyen insanlardan ve şarkılardan korkulmaması gerektiğini anlayacaklardır.."
ölümüne çok kısa bir süre kala verdiği konserinde sarf ettiği sözlerle, sürüklendiği linç politikasının ne kadar alçakça olduğu anlaşılabilecek sanatçıdır.
türkiye' de türkler ezilse ''türk'üz ölene kadar!'' diye bağırırdı muhtemelen. lakin bu sefer de kürtler sevmezdi kendisini. öyle yalnız, öyle garip bi' adam işte.
altı'da üstü'de şarkı söyleyen bir insan. pkk'ya destek vermesi ve onların safında olması ise insanımızın nasıl bir akli ve edebi yapıda olduğunu görmemizi sağlıyor.
Bebeeekktee üçç beşşş tuuurrr atarıımmmm..
Ooollmadıı bide mayamii yaparım..
Öhmm.. Tabi biz sanatçıların da böyle zorlu bir yaşamı, ödediği bir bedel..
Ne kadar kolay sanatçı olmak anasını satayım.
Bi fıstık gördüm mü frene basarım.
Çaktırmadan da güzel mi bakarım.
Bunu söyleyen de bir sanatçı,
Şunu söyleyen de:
"Sen betonlar içinde ben senin özleminde
Sen yangınlar içinde ben mazlumun türküsünde
Aydınlığı araladık karanlıklar içinde
Sen dünün hasretinde ben yarınların derdinde
Sen bir yana ben bir yana dostlarımız bir yana
Bölünsek de çözülsek de başkaldırdık zamana
Güneşte kavrulursun kıraç topraklar gibi
Hazanda savruluruz serseri yapraklar gibi
Yalnızlığı yaşarız geride kalan gibi
Düşer düşer kalkarız eylüle isyan gibi
Sen bir yana ben bir yana dostlarımız bir yana
Bölünsek de çözülsek de başkaldırdık zamana"
Bebekte üç beş tur atan ablamızın ödediği bedel geceleri içmeye gittiği mekan çıkışında hep, hep kameralara rastlamaktı.
Ahmet Kaya' nın ödediği bedel ise 1957' nin sonbaharında başlayan hayatının hep bir sonbahar tadında devam edip, sona ermesiydi.
ideolojik olarak uyuşmak zorunda değilsin bu adamı sevmek için, ben bunu hissediyorum dinlerken.
"Diyarbakırlıymış, adı; Bahtiyar.
Suçu; saz çalmakmış,
Öğrendiğim kadar.
Geçiyor önümden gül yüzlü Bahtiyar,
Yaralıyım yerde kalan sazı kadar"
Bu duygular bana bir yerden tanıdık geliyor.
"Bugün efkarlıyım açmasın güller,
Yiğidimden kara haber verdiler.
Demirden döşeyin taştan sedirler,
Yiğidim aslanım burada yatıyor."
Bir amaç uğruna, inandığı şey uğruna can veren insanlara ağlıyor iki taraf da.
En boktan ideoloji bile amaçsız bir yaşamdan üstündür her daim derler ya hani.
işte öyle bir şey bu..
Her şey bir kenara da, gerçek sanatçılara ihtiyaç duyuyor ruhum.
Ahmet kaya' nın özgürce müzik yapabileceği bir ülkeye özlem duyuyor kalbim.
pkk yanlısı söylemleri ve hareketleri olsa da ''kürtse bölücüdür'' gibi yüzeysel bir görüşün ışığında yargılanmaması ve en azından yaptığı müziğin kalitesine saygı duyulması gerektiğine inandığım sanatçı.
türkiye nin gelmiş geçmiş en büyük pkk yandaşçılarından terörist. konserlerinde pkk nın zafer işaretini yapan pkk sempatizanı. adi üstüne birde şerefsiz gebermiş sanatçımsı.
sırf kürtçe şarkı söyledi diye o zamanın faşizan türkiye'sinde çatal bıçak kaşık setleriyle üzerine yürünen büyük sanatçı. ahmet abi şimdi yaşasaydı acaba özgürlükçü ak parti iktidarı hakkında ne düşünürdü merak da etmiyor değilim hani.
Valla dinleyen dinlesin, "vallahi Apo'yu özledim" diyebilen bir insanı sanat vs gibi teranelerle dinlemeyi kendien yediren varsa dinlesin denilesi kişi.
Ha gerçi şu zamanda Apo'yla, PKK'yla masaya oturalım geyikleri dönerken dinleyenleri de suçlamamak lazım. onlar her daim konjontürün bir o yana bir bu yana savurduğu bireysel düşünceden yoksun zavallılar olacaktır.
PKKlı olmasaydı, Komunist vs olsaydı o zaman sadece ve sadece siyasi düşünü bizi ilgilendirmez, biz sanatına bakarız diyenler rahatlıkla hoşgörülebilirdi lakin Terör ne zamandan beri siyasi düşünce olmuş ki?
düşünelim, düşünelim...
Valla terörün ne zaman siyasallaştığı herkesin malumu.