şu eşsiz dizelerin sahibi. onun sevgisi anne baba sevgisinden de başkadır.
dün gece gördüm düşümde
seni özledim anne
elin yine ellerimde
gözlerin ağlamaklı
gözyaşlarını sildim anne
camlar düştü yerlere
elim elim kan içinde
yanıma gel yanıma anne
iki yanımda iki polis
ellerim kelepçede
beni bul beni bul anne
dün gece gördüm düşümde
seni özledim anne
gözlerinden akan bendim
düştüm göğsüne
söyle canın yandımı anne
camlar düştü yerlere
elim elim kan içinde
yanıma gel yanıma anne
yusuf hayaloğlu'nun orta açıp ahmet kaya'nın da eşsiz vuruşlarla ağlara gönderdiği gollerden biri iiçin de;
Diyarbakır vurulmuş uzaırım
Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım
Bu dağlarda gençliğim cayı cayır yanarken
Ay vurur gözyaşına ben gecede kalırım
Üzülme sen, üzülme başını öne eğme
Gün olur kavuşuruz, dert etme Diyarbakır
Yüreğini dağlama, kanlı bezler bağlama
Bu yangın söner birgün, ağlama Diyarbakır
Diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım
Bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım
Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken
Gün doğar yaylalara, kahrımdan utanırım
Ey fırtınalı bayır, ey mazlum Diyarbakır
Dağlarında ateşler, alnında kızıl bakır
Çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi
Dizlerine döküldüm, ağlama Diyarbakır
bugün yine düsünemiyeceğin kadar başım belada
köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada
iler tutar yanı yok
iler tutar yanı yok
fişlenmişim adım eşgalim bilinmekte
üstelik göğsümde yani tam şuramda
kirli sakalıyla bir eşkiya gezinmekte
başım belada
adamın biri vurulmuş sokakta
cebinde adresim bulunmuş
başım belada
tabancamı unutmuşum helada
nerden baksan tutarsızlık
nerden baksan ahmakça
sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız
kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşımda
ihanetin adı yok
ihanetin adı yok
neylersin ki çember daralmakta
şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim
yasal mermisiyle bir komiser yaklaşmakta
gibi eşsiz sözleri ölümsüzleştirmiş ölümsüz insan... onu tarihle anlıyoruz bilimle, felsefeyle...
her dinleyişte insanları bambaşka hislere gark eden "birazdan kudurur deniz" eserini ölümsüzleştirmiş insandır... onu şarkılarıyla anlamak ve sevmek ise bambaşkadır...
sözleri;
birazdan kudurur deniz
birazdan dalgaların sırtından
üst üste fışkıran rüzgarlar
bir intikam gibi saldırınca üstüne.
yüzüne şarkılar çarpar, yüzüne şiirler çarpar, ağlarsın
sen artık, sen artık buralarda duramazsın.
"artık sazın bağrı mı olur
kimsenin bilmediği bir ağrı mı
gider kendine gömülürsün
yoksa bu şehir bu sokaklar
seni alır kullanır seni alır kullanır
santim santim çürürsün."
bazen bir uçurum kalır
bazen de martıların ardından
velvele koparan bir leş kalır
bir intihar gibi puşt olunca sevdalar.
sırtını duvara yaslar, sırtını ağaca yaslar susarsın
sen artık hiçbir sözü, hiçbir sözü kaldıramazsın.
"şimdi bir yeni sevda mı olur,
kimsenin kapını çalmadığı bir inziva mı
tutar, sıfırdan başlarsın..
yoksa bu ilişkiler, bu zaaflar
seni yiyip bitirir, seni yiyip bitirir
dirhem dirhem azalırsın... "
Akşam olur mektuplar hasretlik söyler
Zagrep radyosunda Lili Marlen türküsü.
Siperden sipere ateş tokuşturanlar
Karanlıkta dem tutan ishak kuşu.
Biz insanlar/dünyalılar yemin ettik imanımız var
Hürriyet için, hürriyet aşkına
Savulacak dönem savulacak düşman
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.
Akşam olur mektuplar hasretlik söyler
Zagrep radyosunda Lili Marlen türküsü
Dost ağlar karanfilim, dost ağlar karanfilim
Marş söylemeden ölmek bize yakışmaz
iyi çalar, iyi söyler. ama bir sanat veya sanatçı mehmetçiğin bir damla kanının akmasına sebep oluyorsa (bkz: ahmet kaya dinleyip dağa çıkan pkk sempatizanı) lanet olsun öyle sanatada sanatçıyada.
selda bağcan'ın da nefis yorumuyla yaşattığı o eşsiz şarkısı;
Öyle bir yerdeyim ki
ne karanfil ne kurbağa
Bir yanım mavi yosun
Dalgalanır sularda
Dostum dostum
Güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe
Öyle bir yerdeyim ki
Bir yanım çığlık çığlığa
Öyle bir yerdeyim ki
Anam gider Allah Allah
Öyle bir yerdeyim ki ne karanfil, kurbağa
Öyle bir yerdeyim ki
Bir yanım mavi yosun çalkalanır sularda
Bir yanım mavi yosun çalkalanır sularda
Dostum, dostum güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe
Öyle bir yerdeyim ki bir yanım çığlık çığlığa
Öyle bir yerdeyim ki
Anam gider Allah, Allah kızım düşmüş sokağa
Anam gider Allah, Allah dölüm düşmüş sokağa
yusuf hayaloğlu'na ait nefis şiirlerden ölümsüzleştirdiği bir diğer eser için de;
"Çocukluğum çıraklıkta geçti kir pas içinde
Gençliğim korsan yürüyüşlerde eylemlerde
Hapse erken düştüm, copla erken tanıştım
Küçük voltalardan bıktım usandım
Şimdi uçsuz bucaksız ovalarda
Adımlarımı saymadan
Geriye dönüp bakmadan, usanmadan, bıkmadan
Deli taylar gibi koşmak istiyorum
Ve görüyorsun ki aşkı beceremiyorum
Beni kendi halime bırak yavrucum
Ben yolumu nasıl olsa bulurum"
Firarilerin uzmanı olmuşum
Bütün istasyonlarda afişim durur
Beni bir çocuk bile vurur
Dokunma bana fişlenirsin
Dokunma bana ellerin tutuşur
Dokunma bana çıldırırsın
Dokunma bana sende yanarsın.
"Koşmak egzozların molozların yağmaların kıyısından
Onca insafsızlıkların, onca haksızlıkların
Manzarasızlıkların, parasızlıkların, Allahsızlıkların kıyısından
Kimseye ve hiçbir şeye değmeden
Ciğerlerimi yok edercesine koşmak istiyorum.
Yerken içerken, meşk ile kendinden geçerken birileri
Namlunun ucunu görünce sıvışırken birileri
Birileri ölüp, birileri nutuk atarken köşe yazılarında
Kavga etmeden, bir daha tutuklanmadan
Ve küfür etmeden
Kafamı kırarcasına koşmak istiyorum"
Avucunu son bir defa ağlamadan tutmak istiyorum
Gözlerim yüzüne küskün sazım sevgine suskun
Saatti ayrılığa kurmuşum olmaz teslimiyet
Ziyan aklımı senle bozmuşum
içerim felaket
Kurşunlara geleyim, geleyim istiyorum
Ölmek, ölmek istiyorum, ölmek istiyorum sevgilim
Sağ kalırsam affet...
Kurşunlara geleyim, geleyim istiyorum
Ölmek istiyorum sevgilim, ölmek, ölmek...
Sağ kalırsam affet...
Firarilerin uzmanı olmuşum
Bütün telsizlerde adım okunur
Beni bir çocuk bile bulur
Dokunma bana çıldırırsın
Dokunma bana ellerin tutuşur
Dokunma bana fişlenirsin
Dokunma bana sende yanarsıncigerlerimi yok edercesine kosmak istiyorum
yerken icerken mesk ile kendinden gecerken birileri
namlunun ucunu gorunce sivisirken birileri
birileri olup birileri nutup atarken kose yazilarinda
kavga etmeden bir daha tutuklanmadan
ve kufur etmeden
kafami kirarcasina kosmak istiyorum"
avcunu son bir defa aglamadan tutmak istiyorum
gozlerim yuzune kuskun sazim sevgine suskun
saatti ayriliga kurmusum olmaz teslimiyet
ziyan aklimi senle bozmusum
icerim felaket
kursunlara geleyim geleyim istiyorum
olmek olmek istiyorum olmek istiyorum sevgilim
sag kalirsam affet
firarilerin uzmani olmusum
butun telsizlerde adim okunur
beni bir cocuk bile bulur
dokunma bana cildirirsin
dokunma bana ellerin tutusur
dokunma bana fislenirsin
dokunma bana sende yanarsin
doruklara sevdalanmak deyimini lugatımıza sokan insandır...
filiz filiz harelendim dağlara uymak için
kan gölünde kurulandım hayatı duymak için
kavgalara kuyulandım sabaha varmak için
kavgalara kuyulandım sabaha varmak için.
"kekik kokusu duydum
kekik kokusu koynunda huysuz gecenin
uyandım birdenbire
haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden
bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
yorgunum;
çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
düşmanlarım ulaşamazlar... "
katarlar gelir geçer bir geceden bir geceye
yüreğim yare yare iz bırakır bin acıya
gun olur safaklanir karanliklar bin parcaya
gün olur şafaklanır karanlıklar bin parçaya.
denizlerde dalgalandım taşları oymak için
doruklara sevdalandım ışığa doymak için
irmaklarda durulandım dağları duymak için
irmaklarda durulandım dağları duymak için.
"bir kuş çiz yavrum yüzüme gözyaşınla
bir kuş tel tel kirpiklerim kanat olsun
bir kuş çırpınan kalbi dudağımda
bir kuş yavrum sıcaklığın beni bulsun.
bahar gelmiş balam benim
bahar gelmiş dayanmış
dalda yaprak bebeciğim
suda köpük uyanmış
kuzulara özenmiş kızım benim
körpe sesler dinlenmiş
ay ışığında yanmış yavrucuğum
onun için beyazmış."
şarkılar gelir geçer bir heceden bir heceye
yüreğim yare yare yankılanır bin acıya
gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya
gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya
Gençliği seksenli yılların sonu ve doksanlı yılların başına rastlayan her insanın üzerinde ciddi etkiler bırakmış müzisyen, yorumcudur. Bu etki 2000'li yıllarda da devam eder. Güzel şiirlerden yapmıştır bestelerini. Söyleyiş tarzı ve müzik anlayışı biraz arabeske kayar. Belki de bu yüzden sevilmiştir yıllarca. Ses tonu öyle yumuşak ve etkileyicidir ki insan mest olur. Hele Attila ilhan bestelerinin tadına doyulmaz.
"O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız." "an gelir" Ölümü erkendir. Ama kendine hiç bakmamıştır yıllarca. Sabah kahvaltısında bira içmeye başladığını, günde dört paket sigara içtiğini kendisi söylemişti televizyonda. Böyledir hayat. Birileri erken ölür.
necip fazıl'ın bu sözlerini ahmet kaya'ya bağlayayım;
su akar yolunu bulur...
. . . .
herkes yaptığının cezasını bulur bulacaktır. hiçbir şey cezasız kalmaz. ya bu dünyada ya öbür dünyada. ama sanatçı kişiliğinin beslediği inançlara bağlanması ne kadar doğru tartışılır. tabi 1-2 şarkısı hariç..
misal (bkz: şafak türküsü)
hakkında bu kadar çok entry girilince öldü sandım demeyeceğim çünkü zaten gebermiş olan zavallı. apoyu özlediydin di mi inşallah yakında o da yanına gelecek sen merak etme. **
bu adamı sevmemek fasitlik ise seven terorist gibi bir onerme dikiliveriyor karsımıza. muzigin evrenselliği apoyu sevmek ise nokia melodisini acar ustune bije apo diye bagırırım. sonra dersiniz aa ozgun bu adam hatta ozgurluk savascısı. ulan sehitler var orda be adam! ne fasizmi? sehitlerinin katili apoyu ozledik desin sen hala gez ozgurluk diye. madem oyle apo da cıksın hapisten. aynı sey oyle degil mi? adam savunmus kendisini. niye hapiste o zaman? neyse efendim. muzik evrenseldir. ama evrensel muzik cıkıpta katil propagandası yapmak degildir. hele bu adamı sevmemek fasizm degil, neredeyse gerektir. eger o orda kendi faistliğini sergilerse bende burda bagırırım bir turk olarak. ayrıca (bkz: kurte kurt diyememek)
seri eksi oy veren ibne nasil calisiyor tecrübe edinmek icin ahmet kaya basligina yani buraya iyi seyler yazmak yeterlidir.
ayni ibne nasil arti oy veriyor bunu anlamak icinse ans,kemalist gibi basliklar kullanilmalidir.