dün akşam tesadüfen izlediğim bir magazin programında "aramızdan ayrılalı tam 13 yol oldu" ve neredeyse "kral" olarak tabir edildiğini duyunca şok oldum. bundan 15 yıl önce biz bu adamı dinliyoruz diye komünist - anarşist ilan edilmiştirk. adam ölmeden çok kısa süre önce "vallahi apoyu özledim" dediğinde kızdık biz. tabi onu sevmeyenler de "bak gördünüz mü kaka bu adam." diye bize caka sattılar. utandık. bugün ilah gibi anılıyor ne hikmetse. ulan unutmayın geçmişte yediğiniz bokları. iki yüzlülük yapmayın. evet. evet. evet.
bundan 3 yıl önce rakı masasında bu adamı dinlerken terörist kafir ilan edilmiştik hemde o civarın muhafazakar abileri tarafından, bu adamlar 3 yılda nasıl böyle değişebildi. siyasi çıkarlar çok garip şeyler.
Simgedir. Zaman ayıp etmiştir Ahmet Kaya'ya vakitsiz almıştır onu Azrail oysa göreceği, belki de düzelteceği, bu günleri görmüş olsaydı belki anlatacağı, söyleyeceği çok şey olacağı bir dönemde adı kalmıştır sadece yaşanılan bunca hengame arasında, ''an gelmiş ömrünün hırsızı olmuş'' diğerleri gibi onun ölümüde erken olmuştur.
Belki de susar sadece izlerdi. Bunca kolpalığın, sahte masumiyetin ''anasına avradına söverdi''.
Düşünceleri birilerine batan ,şuan da da ne yazık ki siyasete adı malzeme olan hayatta olsa kahrolacak büyük sanatçı.Bu ülke insanı ona kalbinde zaten ödül vermiş itibarı olmayanlar ona ne itibarını iade edecekler.
hakkında "fikirlerini, ideolojisini, karakterini, sakalını, ayakkabısını v.s. beğenmiyorum ama yaptığı müziği beğenerek dinliyorum" diyen on-yüz-bin binlerce~~ hayranı olan sanatçıdır.
dünya sahne tarihinde çatal ve bıçakla yenmeye çalışılan ve gerçekten kendi deyimiyle "arayış müziği " dediği tarzını bulmuş olan , bu arayışlar içerisinde ruhi su ve zülfü livaneli'den etkilendiğini çekinmeden söyleyen, kürt olmasına rağmen kürtçe bilmediği halde bir tane kürtçe şarkı söylemek istediği için sürgünde ölen, çok güzel şiir okuyan bir o kadar güzel de şarkı, türkü yorumlayan, her zaman sistemin yanında olan ulusalcılar ve muhafazakarlar tarafından linç edilmeye kalkılmış fakat bugünlerde her iki güruhunda aşırı sevgi seline mazhar olan, sadece ve sadece barışa özlem duyan ve kürt hareketi sempatizanı sanatçıdır.
herkese şunu söylemek isterim.
ahmet kaya kendi halinde devrimci sanatçıdır. örgütlü olmamıştır hiç bir zaman ama genel anlamda sola ve kürt hareketine sempati beslemiştir.
siyasal ya da silahlı bir eylemi olmamıştır. kendi deyimiyle " suçu saz çalmak " olmuştur ve sazıyla sözüyle dile getirmiştir sisteme ve zulme olan kinini.
bugün kürt hareketi de dahil olmak üzere herkes ahmet kaya'yı kendine mal etmek istiyor. bu konuda tek bozulmayan çizgi milliyetçilere aittir o zaman da sevmezlerdi( ama gizli gizli dinlerlerdi) , hala da sevmezler ( artık gizlemeden dinliyorlar) evet ahmet kaya'nın sempatisi vardır ama kendini kürt hareketine de mal etmemiştir. hatta zaman zaman atatürk'ten övgüyle bahsedip, cumhuriyeti övücü cümleler de kurmuştur. ama bu ahmet kaya'nın kör ulusalcı çizgide olduğunu göstermez çünkü zihni ve ufku geniş bir adamdır kendisi. var olan doğruları savunmuştur. bu doğrular kendi sistemi içinde olmasa da dile getirmekten çekinmemiştir. ve yine bir konserinde öcalan'a ithafen " vallah'i ben apo'yu özledim demiştir " ve kendisine yöneltilen eleştrilere de : " o süreçte öcalan barış minvalinde konuşmalar yapmaya başlamıştı ve ben bunu istiyordum ben silahlı değil, konuşan siyaset üreten öcalan'ı istiyordum ve bu yüzden bu söyledim " diyor . ki zaten şarkının nakaratında vallahi ben barışı özledim de diyor. benim tarafımca geçerlidir açıklaması.
aynı ahmet kaya tayyip erdoğan'ı hapishaneye uğurlarken verdiği " cumhuriyet " konserinde defalarca şunu haykırmıştır.
" inanca saygı düşünceye özgürlük " !! diye.
ancak o gün mapusa gönderilen lider bugün sadece kendi inancına saygı gösteriyor , " öteki " lerin ise ne inancına ne de düşüncesine saygı gösteriyor. bu da ahmet kaya'ı siyasi malzeme olmaktan öteye algılayamamış olmasından kaynaklanıyor.
dönemin solcu geçinip bugünün ulusalcısı kesilen, milliyetçiliği mhp'lilere bile kaptırmayan " cehape zihniyeti " ise " o gece " ye kadar ahmet kaya'yı her anlamda seviyorlardı ki ahmet kaya o bela siteğini dile getirip, efsunlu sözcük olan " kürtçe " yi kullandıktan sonra artık ulusalcı cenah için hiç bir şey eskisi gibi değildi. oysa ne güzel bol ışıklı ve kadehli bir gecede, o elit ortamda, bunca ünlü simanın arasında ne gerek vardı böyle kürtçeli cümleler falan kurmaya.
ahmet kaya her şeyden önce sınıfsal bilinci olan bir adamdı yoksul bir aileden çıkmış işportacılıktan fabrika işçiliğine kadar çeşitli işlerde çalışmıştır. kendisine yöneltilen yoksul edebiyatı yapma eleştirisine de çok zekice ve yerinde bir cevap vermiştir ayrıca :
--spoiler--
Benim hiç Mercedes'im olmadı. Şimdiki arabam Mercedes'ten daha pahalı, cip olduğu için gözüne batmıyor insanların. Salaklaşmamak lazım; bunlar önemli şeyler yani. Biz insanların yoksulluğunu savunmadık. Bizler yaşamımız boyunca insanların zenginliğini savunduk. Yani ben cipe binsem, Mercedes'e binsem; bunlar önemli şeyler midir? Ben tarihin yüklediği misyonu yerine getiriyor muyum? Bu önemli. Tam 30 sene aç yaşadım bu ülkede, 30 yıl boyunca. Bütün lokantaların kenarlarına gidip, o lahmacunların nasıl çıktığına baktım. Artık ben bu saatten sonra bunu yerim ve kimse bunu engelleyemez..
--spoiler--
çekin ellerinizi " adam " ın üstünden, yaşarken rahat vermediniz , bırakın yerinde rahat uyusun bari. ahmet kaya hiç bir zümrenin adamı değildir, olmadı da siz de onu alıp bir kalıba koymaya çalışmayın.
son olarak :
ne diyarbekir anladı beni ne de sen, oysa ne çok sevdim ikinizi de bilsen...
Türkiye gelmiş değerli sanatçılardan biridir. Recep Tayyip Erdoğan'ın bir sözünü hatırlatmıştır. Ahmet Kaya'sız şarkılar eksik, Said Nursi'siz Türkiye maneviyatsız kalır.
güzel şarkıların sahibi, adam gibi adamdır. her konuda sakınmadan, gerçekleri anlatıp göte göt dediği için bu ülkeden kovulmuştur. keşke bugün yaşasaydı da yine sakınmadan gerçekleri bağıra bağıra anlatabilseydi.
şimdilerde bir takım insanların çıkar amacıyla kullandığı, asla kendisini ifade etmesine izin verilmeyen, 43 yıllık hayatına milyonların sevgisini hapsetmiş, kendi tarzında bu ülkenin en büyük sanatçısıdır. bugün yaşıyor olsaydı gezinin en önemli simgelerinden biri olurdu, tıpkı 15 sene önce kişisel özgürlükler konusunda türbanlı arkadaşlara vermiş olduğu destek gibi. çünkü o gerçek bir devrimciydi...
ölü varlığından siyaset yapılan eski şarkıcı. kendisi yaşasaydı bence bunlara da pirim vermezdi.
polisiye kitaplarının kuralıdır, biri öldüyse ondan en çok kimin çıkar sağladığına bakılır. ve onu öldüren de ondan çıkarı olandır. tezgahı hazırlayan da yine odur.
ahmet kaya bugünlerde başbakanın ağzında, demirtaş'ın ağzında, eşi gülten kaya'nın ağzında.
farklı bir adamdı ahmet kaya. kendisine yapılanlar çok çirkindi. o gecede onu yuhlayanlar, çatal atanlar daha sonra kürt açılımı için başbakanla defalarca toplantı yaptılar. ama sanki ahmet kayayı ülkücüler ülkeden kovmuş gibi bir hava estiriliyor.
ben bağımsız bir milliyetçi olarak ahmet kaya'nın Samimi bir insan olduğuna inanıyorum. kendini anlatamadığını düşünüyorum. çünkü çoğunlukla ben de aynı dertten muzdaribim. bizim ülkede çok farklı bir anlayış var. her şey siyah veya Beyaz olmak zorunda, griye yer yok. her şey kalıplara oturtulmuş. o kalıpların dışına çıkmak isteyenler kalıplardakilerce dışlanıyor.
gülten kaya; ahmet kaya yaşasaydı, diyarbakır'da olurdu, şivan perverin yanında olurdu, diyor. ölü üzerinden rant elde etmeye çalışıyor. gülten kayanın samimiyetine inanmıyorum. ahmet kaya Samimi ama eşi değil bence. siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz diyen bir Adam var ortada. eşinden, soldan, pekakadan neler çektiğini kim bilebilir.
ahmet kaya ülkeden apar topar gönderildi ve orada muhtemelen öldürüldü. yurtdışında pekaka konserinde ettiği sözleri tasvip etmem mümkün değil. ancak sonrası daha önemli. ahmet kaya olayı yeterince araştırıldı mı. pekakanın isteklerine boyun eğmediği için öldürülmüş olmasın. tıpkı Diaspora söylemlerinin dışına çıkan hrant dink gibi. çok fena filmler dönüyor hanımlar beyler.
ahmet kaya kürt olduğu Kadar türktür de. biz türkler onu kürtlerin eline bıraktık ve onlar onun ölü şahsiyeti üzerinden siyaset yapıyorlar. onu aklamak veya karalamak değil niyetim. yargı tanrınındır. Adam kürtçe konuşabilir, müzik yapabilir. Bunda ne var allasen. bölücü bir faaliyeti oldu mu bu adamın. ah bu aşırı sol, ah bu moskofçular iyiniyetli insanları suistimal etmesini nasıl da bilirler. rahşan'ın ecevit'i yoldan çıkardığı gibi gülten de ahmet'i deliye çevirdi.
ben onun şarkılarını dinliyorum. çok derinlerde bir yerlere dokunuyor bu adamın sesi. peki neden? neden bu adamın türkçesi bu Kadar Düzgün. neden kürtçe bilmiyor. neden mahsun, ibo, özcan, şivanı sevmiyorum. ahmet kaya öldüğü için mi. hiç sanmıyorum. yaşarken de dinliyordum. bu Adam mert biriydi. düşman da olsa mert. dost da olsa mert. mezarında rahat uyusun.