1 Mart 1921’de TBMM ilk defa Afganistan ile antlaşma yapmış bu da TBMM’nin ilk defa bağımsız bir devletle yaptığı antlaşma olmuştur. Bu antlaşmayla ilk olarak öğretmen, sonrasında da doktor ve subaylar Afganistan’a gönderilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti ilan edildikten sonra Cumhurbaşkanı ve Cumhuriyeti en yüksek düzeyde ilk ziyaret eden yine Afgan Başbakanı Emurallah olmuştur.
Türkiye, dış ülkelerin başkentine açtığı ilk büyükelçilik Kabil'e olmuştur ve buraya Fahrettin Paşa elçi olarak görevlendirilmiştir.
Yukardaki entrye katılıyorum. Sabah akşam sövdüğünüz o chp zihniyeti diye küfür edip yaftaladığınız tüm insanlar yok olsa bu ülkeden aşağı yukarı türkiye de böyle bir yer olur.
Sırasıyla rus, taliban ve amerikan çemberinden geçmiş bir zamanlar gayet modern düşüncede olan bir yapıdayken tüm kalifiye insanlarının göç etmesi veya savaşlarda saldırılarda heba olması nedeniyle zamanda geri giden ülke. Ayrıca dünyada türk olduğunuz için saygı göreceğiniz 2 ülkeden biridir. Bir diğeri için
Teröristlerin cirit attığı memleket. Bir pazar sabahı pazara gidip biraz öte beri alayım dersiniz hop bir canlı bombayla fezaya uçmanız an meselesidir. istihbarat hak getire bir bomba yüklenip giden adam çok rahat kalabalığa girebilir.
sanıldığı gibi tek bir kesimden oluşmayan halka sahip ülke.
seküler, ulusalcı bir kitlesi de mevcut. ancak bir kısmı islami şartlarda yaşamak istemedikleri için yurtdışına göç etmiş.
söyledikleri söz ise eskiden tek düşmanımız talibandı; şimdiyse taliban, işgalci güçler ve eğitimsizlik.
onlara göre afganistan'daki terör el altından destek görmekte.
terör devam ettirildiği(!) ve afgan halkının tepki gösterme noktasında birleşmediği sürece bir değişim umutları yok.
seküler kesim dönem dönem protestolarla kendilerini göstermekteler.
lakin eğitimsizlik ve tam bir birlik olunamamasına rağmen afgan halkının büyük kesiminin kimin dost kimin düşman olduğunu gayet iyi bildiklerini iddia etmekte; Arap baharından ilham almakta olduklarını ancak nasıl yapabiliriz? Bunu burada nasıl mümkün kılarız? gibi sorulara cevap veremediklerini söylemekteler.
istekleri ise onları karanlığa iten abd ve nato ülkeden çekilmesi.
çekilmeleri durumunda taliban'ın ancak yerel bir ulusal hareket tarafından bitirileceğine inanıyorlar.
unutulmamalıdır ki afganistan coğrafyası tarihine bakılarak islam'ın en ılımlı yüzlerinden birini taşıyan bir coğrafyaydı.
şimdiyse radikal islam'ın kalesi oldu veya birileri bunu tasarladı ve yaptı.
O eski ve laik olan afganistan'a bakıyorum da, dönemin ve bölgenin en medeni devletlerinden birisiydi. Şimdi ise kan ve göz yaşı içinde yaşayıp gidiyorlar. Savaşların bitmesi dileğiyle.
otorite ve güç sahibi bir devletin neden var olması gerektiği sorusunun cevabıdır afganistan.
başkent ve çevresinde 7-24 terör olduğunu düşünmüyorum.
mesela gece şehirler arası yolculuklar tehlikeliymiş ama gündüzleri pek sorun yokmuş.
oradaki masum, kendi halindeki insanları anlamak adına birkaç ay havasını tenefüs etmek istediğim ülke.
coğrafya kader midir?
yoksa bazı senaryolar özenle mi yazılır bazı coğrafyalara?
tamam gelişmiş olmasın, ütopik hayaller kurmayalım.
ama savaş ve çatışmadan uzak, kendi halinde bir afganistan bir gün neden olmasın?
tabi milyar dolarlık kenevirin, uyuşturucunun kalbiyken; asya'nın kalbi gibi bir noktadayken izin verirler mi? hayır.
keşmir neden muallaksa, çok daha fazla sebepten dolayı karışıktır afganistan.
Gazne vilayetindeki Milli istihbarat Başkanlığı binasına bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 12 kişinin öldüğü, 49 kişi yaralandığı ülke. Saldırıyı Taliban üstlendi. https://tr.sputniknews.co...saldiri-12-olu-49-yarali/