türk siyasetinde duygu ve inanç sömürüsünü başlatan insandır. elinde kuran-ı kerim ile meydanlara çıkıp siz hilafeti bile geri getirebilirsiniz derdi... ayrıca emparyalist devletlere karşı büyük bir zafer kazanan türkiye'yi yeniden bu devletlere bağlı hale getirmiştir...
korkuyor adnan menderes
ölülerden korkuyor.
kore daglarindan geliyor kimi
apaçik gözleri dumanli
kaytan biyiklari kanli
yaslari yirmi.
korkuyor adnan menderes
ölülerden korkuyor
hele çocuk ölülerinden.
karinlari davul gibi, boyunlari çöpten ince,
kiriyorlar adnan bey'in mutfak camlarini
her gece mezarlarindan çikinca...
korkuyor adnan menderes
dirilerden korkuyor
hele çariklilardan
hele kasketlilerden.
kasketliler hayini bagislamayi bilmez.
korkuyor adnan menderes
kocaman yanaklari
sarkiyor yagli, sari.
korkuyor adnan menderes
üç saata indi uykusu.
korkuyor adnan menderes
hiçbir korkuya benzemez
halkini satanin korkusu.
hataları ve yanlışları her ne olursa olsun idam edilmesi büyük bir hata olan siyasi liderdir. ülkeyi o ortama sürüklemekte katkısı gözardı edilemez; ve evet, buraya bir milyon hatası, yanlışı yazılabilir ama hiçbir insanın hele ki bir başbakanın asılarak idam edilmesi savunulamaz.
hepimiz aynı şeye demokrasi diyorsak; ne bu adam, ne partisi demokrattır lakin seveni boldur güzel memleketimde . şimdilerde deniz baykal'a kasetten dolayı yüklenenler, bu adamın iktidarın gücünü kullanarak sindirdiği eşleri, aşk yaşadığı evli kadınları görmezden gelirler (bkz: ayhan aydan) (bkz: suzan sözen).ayrıca kendisine oy vermeyen bir şehri il iken ilçe yapması ise dünyada eşine rastlanamayacak demokratik bir tavırdır. (bkz: kırşehir)
27 mayıs darbesine ülkeyi sürüklüyen kahraman için yazılmış bir şiiri, darbenin 50. yılında yeniden hatırlayalım;
kore'de ölen bir yedek subayımızın menderese söyledikleri
gözlerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki gözünüzle bakarsınız,
iki kurnaz,
iki hayın,
ve zeytini yağlı iki gözünüzle
bakarsınız kürsüden meclis'e kibirli kibirli
ve topraklarına çiftliklerinizin
ve çek defterinize.
ellerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki elinizle okşarsınız,
iki tombul,
iki ak,
vıcık vıcık terli iki elinizle
okşarsınız pomadalı saçlarınızı,
dövizlerinizi,
ve memelerini metreslerinizin.
iki bacağınızın ikisi de yerinde, adnan bey,
iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,
iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna eisenhower'in,
ve bütün kaygınız
iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri
halkın tekmesinden korumaktır.
benim gözlerimin ikisi de yok.
benim ellerimin ikisi de yok.
benim bacaklarımın ikisi de yok.
ben yokum.
beni, üniversiteli yedek subayı,
kore'de harcadınız, adnan bey.
elleriniz itti beni ölüme,
vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan
ve ben al kan içinde ölürken
çığlığımı duymamanız için
kaçırdı sizi bacaklarınız arabanıza bindirip.
ama ben peşinizdeyim, adnan bey,
ölüler otomobilden hızlı gider,
kör gözlerim,
kopuk ellerim,
kesik bacaklarımla peşinizdeyim.
diyetimi istiyorum, adnan bey,
göze göz,
ele el,
bacağa bacak,
diyetimi istiyorum,
alacağım da.
jakoben kemalist ideolojinin peak yaptığı dönemde gücün gösterisi olarak asılmış olan, sonrasında asılmanın da verdiği keder ile sembolik hale gelen aslen devlet adamı olarak başarısız, ortada kemalist jakobenciler varken o tür jakobenlik yapamayacağını anlayınca kendi ürettiği faşizan jakoben demokrasisini getirmeye çalışan biridir.
yumurtaları vurunca biri kırılır. kırılan bu olmuştur.
bugünün dincisinin allayıp pulalyıp ortama sürmesine bakmamak da gerekir, her ne kadar yapıp ettiklerinin bir bölümü ile bugünün dincisine bir daha kapatılamayacak kapıları aralamış olsa da, sonuçta kendisi de ateizmin aşında pişmiş türk devriminin önderlerindendir.
DOĞRULARI VE YANLIŞLARIYLA ÜLKEMiN DEĞERLERiNDEN BiRiDiR. ALLAH RAHMET EYLESiN.
SAVUNMA YAPMA ŞANSI OLMAYAN BiR iNSANIN ARKASINDAN, SÖVGÜLER YAZMAK GAFLETLERiN EN BÜYÜĞÜDÜR.
GÜN GELiR, O SÖZLER KARŞINIZA DiKiLiVERiR.
adnan menderes: doğrusunu izah edeyim efendim.
hakim: gerek yok
üzülüyorum ülkemde hala iyi olmuş diyenlerin olmasına... davalar farklı olsada en az bir deniz gezmiş kadar sevilmemesine... hala o tarihte kalan zihniyete... önce boğularak ölen bir insan görün sonra neyin iyi neyin kötü olduğuna karar verin. demiyorum ki çok iyi işler yapmıştır, demiyorum ki çok iyi siyasetçidir. sadece insandır... bedelini fazlasıyla ödemiştir...
idam ettiler onu adaletsizce!
arkasından; "iyi oldu" dediler şerefsizce!
utanıyorum cemal'den,
gel gör ki hâlâ zihniyeti aynı olan insanlar var bu ülkede!
yok böyle bişey denen olaylar sonucu ipe kadar getirilen bu ülkenin yetiştirdiği adam gibi adam.yaptığı çok icraat vardı.ben hep özala benzetirim onu.şu da ilginçtir ki
bir sabah ismet inönüye telefon gelir arayan komutan adnan menderesin asılacağını söyler,ismet inönünün tepkisi:
--haydi bakalım uşak kahvaltıyı dışarı hazırla;güzelce bir kahvaltı yapalım(!!!!!).
son bir aydır adını duyduğumda ağlayasım geliyor, televizyonda yere bakarkenki halini görünce tüylerim diken diken oluyor. ayıptır söylemesi türk siyasal yaşamı dersinde ıncıına cıncıına kadar işledik o dönemi veartık adamın neler çektiğini biliyoruz. bir nevi derin empati. allah rahmet eylesin.
hakkında 18 yaşındaki ergenlerin yorum yapmamsı gereken demokrasi şehididir. dedelerinize sorun, anlatırlar onun ne büyük bir insan olduğunu zaten, siz o ufak kafalarınızı yormayın.
asıldığında boynundaki ip can çekişmesine vesile olmuştur. bunda celladın payı yadsınamaz. hiç kimse böyle ölümü haketmez hele ki ülkenin başbakanı ülkenin lideri. canını teslim ettiği vakit muthiş bir gök gürültüsü ve eşliğinde rahmet yağmıştır. bu da neyin doğru neyin yanlış olduğunun ilahi bir yorumudur belki de.
seneler önce bedri baykam uludağ üniversitesi'nde katıldığı bir söyleşide, "menderes sizce demokrasi şehiti midir?..." sorusuna " adnan menderes'in idamı türk demokrasisi için büyük bir hatadır, ancak adnan menderes demokrasi şehiti değildir. çünkü hayatı boyunca demokrasi adına hiç birşey yapmamıştır!.." şeklinde net bir cevap vermişti.
hatırlarım, eğitim fakültesinin zemin katında bir salon vardı. söyleşiden önce baykam'ın biyografisi falan yayınlanmıştı. güzel sevgilileri olmuş, tebrik ederim. kepçe kulakkk!..
son günlerde bir kısım medya gurubu * menderes ve arkadaşlarına demokrasi şehitleri diyorlar. şehitlik nedir ? şehitlik dinsel bir kurummudur ? tdk'nın tanımına göre; Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimseye şehit denir. ancak şehitliğin dini yönü vardır. şehit arapça şahit kökünden türemiştir ve şahitler anlamına gelir. şahit olunan şey ise Allahın dinidir. sanki menderes allahın dini için yaşarken mi öldü. başka bir gurubun iktidar hırsı yüzünden öldürüldü. idam edilmesi acı birşey ama bunun şehitlikle bir alakası yoktur. bir kısım medya gurubu zihinlerimize hakaret ediyor resmen.
"dirimden korkmayacaktınız! ama şimdi milletle el ele vererek adnan menderes'in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir"
diyerek bu günleri o günden görmüş "demokrasi şehidi"mizdir!
halk o'nu idam edenleri ve idam şakşakçısı chp'lileri hiçbir zaman affetmedi!
--spoiler--
idamı yaklaştığı günlerde bile ve hatta idama gideceği gün bile kimsenin kalbini kırmadı, kötü laf söylemedi. O çok iyi bir insandı ama idam ettiler. Onun Başbakanlık yaptığı dönemde kıtlık yoktu, hırsızlık yoktu, öldürmek yoktu ve çok değerli bir insandı. O bizim partiden olmamasına rağmen ben bile onun idamına üzüldüm. O Demokrat Parti’dendi, bense Halk Partisi’nden. Tarık Güryay adlı bir albay geldi ve Adnan Menderes’e, ‘Seni doktor kontrolüne götürüp öyle gideceğiz’ dedi. Albayın bu sözleri karşısında Menderes, ölüme gideceğini bilmesine rağmen duruşundan taviz vermedi ve Albay Güryay'a, ‘Madem idam edileceğim. Benimle birlikte mahkemeye gelip- giden merasim bölüğündeki askerleri çağır gelsinler. O subay ve askerleri çağırın onlarla helalleşmek istiyorum. Sonra beni nereye götürürseniz götürün’ dedi. Albay bizi çağırdı. Adnan Menderes oradaydı. Bizimle tek tek helalleştikten sonra Menderes, son yolculuğuna giderken bize dönerek, ‘Hakkınızı helal edin. Benimle çok yoruldunuz ve çok eziyet gördünüz. Sizden helallik almadan burdan ayrılmak istemiyorum’ dedi ve gittiler. Bir daha da onu görmedim. Sonra imralı Adası’nda idam edildiğini duydum. Çok üzülmüştüm.
--spoiler-- http://www.hurriyet.com.t...ndem/14868283.asp?gid=373