zamanında kürtlerle yakınlaşması (said nursi ziyaretleri), laikliğe karşı duruşu (siz isterseniz hilafeti bile gitiririz lafı), işine gelmeyen olaylarda chp'yi suçlaması, muhalefetçi gazetecileri içeri atması, devlet televizyonunu kendi lehine çalıştırması, kendisini yuhlayanları yakalatmaya çalışması, iktidarının ilk yıllarında darbe yapılacağından korkarak silahlı kuvvetlerin üst komuta kademelerini emekli etmesi.
Yalnız genelkurmay başkanı dahil bir çok üst kademeyi emekli etmesine rağmen darağacından kurtulamamış. tarih tekerrürden ibarettir.
atatürk'ten sonra türkiye cumhuriyet tarihinde sovyet rusya ile ilişkiler içinde bulunan ikinci liderdir. "türkiye'de amerikan modasını başlatan kişi adnan menderestir" yargısı çok yanlıştır. bilinenin aksine abd modasını türkiye'de başlatan ilk lider ismet inönü'dür. sovyet rusya'sı ile ilişkilerin başlama hikayesi de şu şekildedir:
1952'de tarımdaki büyük ihracat gelirinden sonra türkiye'de enerji, gübre ve tarım makinalarına ihtiyaç oldukça artmıştır. bunun üzerinen adnan menderes abd'ye gidip kredi ister. istediği kredi miktarı 300 milyon dolardır. abd finans heyeti 300 milyon dolarlık krediyi nerede kullanacaklarını ve nasıl geri ödeneceğini sorunca adnan menderes kredinin baraj yapımında, gübre ve tarım makinası alımında kullanılacağını söyler. ihracattaki artış sebebiyle artan gelirlerden de krediyi geri ödeyeceğini anlatır. abd'li yetkililer ikna olmaz ve adnan menderes'e 30 milyon kredi verebileceklerini söylerler. bu adnan menderes için büyük bir hayal kırıklığıdır.
adnan menderes'in bu sıkıntılı durumunu farkeden dış işleri bakanı fatin rüştü zorlu "isterseniz bir de rusya'ya soralım" der. adnan menderes rusya seçeneğini duyunca şaşırır "nasıl olur ki?" diye sorar. çünkü o dönemde nato üyesi bir ülkenin sovyet rusya ile ticari ilişkiye girmesi imkansız bir durumdur. dışişleri bakanı fatin rüştü zorlu bu olayı halledebileceğini söyleyerek izin ister. durum rusya'ya iletilir. sovyet rusya'nın cevabı "istediğiniz krediyi biz veririz buyrun moskova'ya gelin burda görüşelim" diye haber gönderir. adnan menderes büyük bir sevinçle daveti kabul eder, hazırlıklara başlanır ama planlanan ziyaret tarihinden tam 1 ay önce, 27 mayıs sabahı darbe olur. sonrası malum. rusya ziyaretine hazırlanan adnan menderes ve fatin rüştü zorlu darağacına gönderilir.
daha sonra bu sevdayı sürdüren morison demirel! iktidara geldikten sonra bir şekilde rusya'dan o kredileri almayı başarır. 1964 ila 1974 yılları arasında yapılan tüm baraj ve alt yapı çalışmalarının neredeyse tamamının kredisi sovyet rusya'dan temin edilmiştir.
3-5 yıl hapis yatıp tarih sayfalarından silinecekken asılarak kahraman olmuştur. bizim halkımız mağduru sever, kendisini örnek alanlar devamlı mağdur rolü oynamaktadır. işin kötü tarafı başarıyorlar da...
60' ihtilalinde asılmasaydı hain ilan edilirdi diye düşündüğüm, t.c. nin eski başbakanlarındandır. muhafazakar olup da emperyalizme kucak açması, darbeyi savunan demokratik cumhuriyetçilerin ve hatta cumhuriyeti yıkmak isteyen devrimcileri içinde barındıran cumhuriyetçi partilerin olduğu caanım ülkemde çok da göze batmayan bir çelişkidir. ancak dış siyasette çoğu zaman elimizi kolumuzu bağlayan şu stratejik ortaklık dalgasının temellerini atan kişidir, elbette ki dönem şartlarına göre değerlendirmek gerek diye düşünebilirsiniz ama götü kurtarmakla kucağa oturmak arasındaki fark da dikkate değerdir.
kendisini rusyaya yaklaşmış gibi gösterebilen başbakandır.
incirlik üssü nü babam filan açmıştır.
dolar 2 lira iken 9 dolara dedemin hükümeti zamanında fırlamıştır.
imf ile ilk anlaşmayı ise amcamın oğlu yapmıştır.
Marshall Planı rusların buluşudur (yalanım varsa menderes ölsün) ve halam getirmiştir türkiyeye.
bırakın yalanları ve gerçekleri görün.
adnan menderes, turgut özal, süleyman demirel, necmettin erbakan ve son olarak recep tayyip erdoğan. hepsinin ortak 2 özelliği var.
7 sülalelerinin zengin olması.
dini çok güzel sömürmeleri.
bana göre hepsini toplasanız 1 adet başbakan etmez ama halk seviyor yapacak bir şey yok. zengin olmak için sömürecek bir şeyler bulmakta başarıdır bu yüzden hepsini başarılı buluyoruz. aferim bize.
idamına sebep olan örtülü ödenekden aktarılan para aslında o dönem bir felaketle karşı karşıya gelen pakistan için ödenmiştir. ancak o dönem pakistana resmi olarak para aktarılması tüm avrupa ülkelerinin dikkatini çekeceği için bunun yerine örtülü ödenek kullanmıştır. hesabınıda bu sebep ile verememiştir.
6-7 eylül olayları'nın birincil sorumlusu; "siz isterseniz şeriatı bile getirirsiniz" diyecek kadar güç sarhoşu; toprak ağası; para babası; tüketici; amerikan uşağı eski diktatör namzeti.
vatan cephesi denen yerli ss'i kurmuş ve radyodaki her ajansta katılanları saydırmıştır.
özal ve tayyiban'ın ilk versiyonu. bug'ları çok olduğundan kısa sürede önü kesilmiştir. halefleri ondan daha çakal çıkmış ve yoğurdu üflemeyi öğrenmişlerdir.
nisan 1960'ta mecliste kurdurduğu "tahkikat komisyonu" adlı faşizan garabetle diktasını resmen ilan eden dönemin başbakanı. demokrasiyi azınlığın dışlandığı, çoğunluğun her istediğini yapabildiği birşeymiş gibi algılayan ülkeyi karpuz gibi ortadan ikiye bölen hastalıklı bir anlayışın başaktörü. öldükten sonra badem gözlü olmuştur.
ülkenin anasını sikmiş, sonunda da hak ettiği cezayı bulmuştur. kimsede ağlamasın lütfen. çok partili rejime geçiş dedik atatürk'ün tüm ilkelerini baltalamaya çalıştı.
delirmemek elde degildir. bazilari hala cahil ve ogrenmemek icin direniyor, diretiyor. siz isterseniz hilafeti getirirsiniz lafini ne menderes ne de partisinden biri demistir. bir yazar kendilerini isteseler hilafeti geri getirecek gucte goruyorlar tarzinda bir laf etmis ve bu menderes e yamanmistir.
statukoculara, darbecilere karsi koymus halkini savunmustur. nato ya girmek icin kore savasina asker gondermistir. zamaninda rusya ya karsi gotu boyle saglama almistir. klavye delikanlisi, sunepe ve geri zekali neslin kendisini anlamamasi ve hakaret etmesi bir seyi degistirmez. zira altin camura dusmekle deger kaybetmez.
menderes hükümetinin mecliste kurduğu tamamen demokrat partili milletvekillerinden oluşan komisyonun görevlerinden bazıları;
mahkeme ve dava açma yetkisine sahip olup istediği kişiyi tutuklayabilme,
gazete, dergi ve matbaalara el koyup süresiz kapatabilme,
meclis görüşmelerinin yayınlanmasını yasaklayabilme.
ayrıca komisyon kararları nihai ve kesin olup, herhangi bir itiraz merci bulunmamaktadır.
ultrademokrasi yasama yürütme yargı birarada. hay sizin menderesinize ben.
edit: halkı savunmuş menderes. hangi halk? 1957'de aldığı oy %47. kalan %53 orospu çocuğu mu? demokrasi çok oy alıp kalan dilim ne kadar büyük olursa olsun onu sikme düzeni mi?
imralı Adası'nda 17 Eylül 1961'de sağlık muayenesini yapan doktor heyetinden sağlam raporu alındıktan sonra ki kendisi bir gün önce intihar etmek istemiş adanın kumandanı Tarık Güryay kendisi için "Doktorları derhal adaya getirin. itoğlu iti ipte görmek istiyorum. Ölmemesi lazım" demiş ve kendisine sağlam raporu verdirmiştir.
tam bir tiyatro mahkemesinde, kendine doru dürüst söz hakkı bile verilmeden, sözde yargılanıp haksız yere asılmış, ülkenin kaybettiği büyük değerlerden birisidir. asıldıktan hemen sonra çekilen fotoğrafı, insanın yüreğini parçalıyor.