aslen aydınlı ve aydının ileri gelen zenginlerinden birinin oğludur, kendisi ülkenin tam demokratikleşememe sürecinden yana dertlidir ve koltuk sevdası için değil de hizmet aşkı için o koltuğa oturma ihtiyacı hisseder. ardında 3 yetim bırakmış ve sırf hizmet aşkı için kellesinden olmuştur.
asılması hiçbir gerekçeyle kabul edilemez ama kendisinden demokrasi savaşçısı gibi bahsetmek saçmalıktan öte komedi. menderes dönemi asla ama asla demokrasi ile çağrışım yapılamayacak bir dönemdir. menderes despot bir yönetim göstermiştir ülkede.
abd üslerine yol veren, meclise getirip onaylatması gerekirken kendi kafasına göre anlaşmalar imzalayan, yanında çalıştırdığı bürokratı görev ayağına yurt dışına yollayıp adamın nikahlı karısını eve kapatan hakkın rahmetine kavuşmadığını ümit ettiğim siyasi.
10 sene öncesine kadar adı sadece tarih kitaplarında o da mecburiyetten geçerdi.
sonra kendisini örnek alanlar sayesinde arkasından konuşan, onu demokrasi kahramanı gibi gösterenleri görmeye başladık.
ağlayan zırlayanlar kendilerini yerlere atanlara şahit olduk.
yatsı adaya tur düzenlemeler çelenk çiçek bırakmalar bişeyler ..
kanımca sonu hakkettiği gibi olmuştur.
işbirlikçilik,faşizm ve yolsuzluk gibi türkiye siyasetinin sıklıkla karşı karşıya kaldığı konuların öncüsü olmuş 1950-60 yılları arası dönemin başbakanıdır.
menderes sonrası dönemde iktidarların işbirlikçi politikaları,yolsuzlukları ve faşist uygulamaları menderes'e rahmet okutacak cinste olduğundan menderesin idam edildiği düşünülürse vahim bir çifte standart söz konusudur.zira menderes idam edildiyse demirel,özal,yılmaz,çiller hele hele erdoğan'a neler yapılması lazımdı kimbilir?
bunun dışında menderes'in idam edilmesi kör öldü badem gözlü oldu mealinde bir etki de yaratmıştır.yani adam yerine geçmiştir.bu açıdan da ülkeye faydalı olmamıştır idam kararı.
ayrıca menderes'in 1960'da amerikaya sırtını dönmesi üzerine ihtilalin olduğu ve menderes'in bizzat abd isteğiyle idam edildiği de iddia edilmektedir.ancak ihtilalin oluş biçimi tabandan gerçekleştiği ve bizzat genelkurmay komuta kademeside indirildiği için bunun boş bir iddia olduğunu ileri sürenler de var.
sonuçta acı bir dönemdir 1950-60 arası dönem.ülkenin 2.dünya savaşı ve birkaç yıllık sovyetlerle yaşanan gerilim sonrası yeniden ilerlemesi gereken dönemde malesef türkiye geri gitmiştir.uçak fabrikaları kapatılmış,demiryolu ulaşımı için yatırımlar durdurulmuş,kuruş borcu olmadığı gibi osmanlıdan kalan borcu tıkır tıkır ödemiş türkiye yeniden borçlanmaya başlamış ve faşist uygulamalarla ülkenin demokrasisi ağır yaralar almıştır.en acısıda türkiye bu dönemden ders almak yerine dönüp dolaşıp bu dönemi daha ağır biçimde yaşamaya devam etmiştir.nitekim son 10 yıldır daha ağırını yaşıyoruz.
menderes amerikancıydı filan ama en azından ülkenin kırmızı çizgileri noktasında hassastı.bugün amerika ile elele ülkeyi parçalama peşinde olanlara emanet ülkenin yönetimi.yani amerikancı iktidarlar noktasında evrim tüm hızıyla sürüyor.her geçen dönem daha hainini görüyor bu millet ama oy vermek konusunda hiç ürkek davranımyor malesef.olan da cahiller arasında kalmış alimlere oluyor.
istanbul'da tarihi yarımada'ya ortasından dalarak vatan ve millet caddelerini açarken, pek çok tarihi mirası yok eden kişidir.
istanbul şehrinin o güzel siluetinin bozulması ilk onun zamanındaki yapılaşmalarla başlamıştır.
şehircilik anlayışı çok ama çok kötüdür...
marshall planını kabul edip uygulamaya koyan, uzaktan yakından alakamız dahi olmayan kore ye sırf abd yalakalığından asker yollayan, görece olarak gayet iyi durumda olan bütçeyi borçlarla çıkmaza sokan, atatürk ün kurduğu köy enstitülerinin sonunu getiren ve bugünlerin hazırlayıcısı olan buna rağmen fanatik savunuculara sahip siyasi.
sonu hakkettiği gibi olmuştur.. https://galeri.uludagsozluk.com/r/329931/+
asılacak adam da değild anıtı dikilecek adam da değildi.
idam edilmeden önce ölmek üzere olduğu, idam edilmeden ölmesin diye apar topar idam edildiği söylenmektedir..
O zamanlar kürtaj yasak olmadığı için Türkiye'nin ağır kürtajlarından biridir. Fakat (ana)vatanın kalıntılarla kan zehirlenmesi geçirmesi önlenememiştir.
Marshall planı 1948 yılında uygulanmaya başlayan bir plan olduğu için, MArshall planını ilk defa uygulamaya koyan başbakan değildir. CHP li mallara duyrulur.
kendisini öldürmesin diye birçok önlem alınmış apar topar da asılmış bir dönemin başbakanı.
eğer oğlunun söyleşisinden oluşan aydın menderes'in kitabını okursanız hakkında çok şey öğreneceksiniz. darbe dönemi evinden alındıktan sonra bir daha asılana kadar ailesini sadece 1-2 kez görebilmiş. ölmeden hemen önce bile birebir görüştürülmemiş ailesi ile, o çocuklar ve karısı için ne kadar büyük bir travma bu. bir hücreye hapsedilmiş ve birileri ile konuşması yasaklanmış. hatta bir defasında sırf konuştu diye astsubaydan dayak dahi yemiş.
bir ülkenin başbakanı acaba bunları hakediyor muydu?
kahramanmı hainmi hala muallak olan başvekil.
ülkeyi küçük amerika yapma hayali, kırşehir den oy alamadığı için ilçeye düşürmesi, muhafazakar laflar edip yasak ilişkiler yaşaması, inönüye suikast planı, eğitimsizve kandırılan vatandaşlardan aldığı oy ile az daha kendisini padişah ilan etme olasılığı, seçimle gelip dikta rejimi uygulaması sonunu getirmiştir. ihtilal doğruydu fakat idam ile sonuçlanmaması gerekirdi.
ASILMASINA KARŞIYIM AMA ULKEYE HARI DOKUNMAMSITIR. KOY ENSITULERI VE ABDNIN KUCAGINA OTURTMUSTUR BIZI. SAYESINDE UCAK FABRIKALARI KAPANMIS, ULKE YOL YAPMAK ICIN ABD YE BORÇLANDIRILMISTIR SIMDIDE ONU IZINDEN YURUYEN BIRI VAR.