işbirlikçilik,faşizm ve yolsuzluk gibi türkiye siyasetinin sıklıkla karşı karşıya kaldığı konuların öncüsü olmuş 1950-60 yılları arası dönemin başbakanıdır.
menderes sonrası dönemde iktidarların işbirlikçi politikaları,yolsuzlukları ve faşist uygulamaları menderes'e rahmet okutacak cinste olduğundan menderesin idam edildiği düşünülürse vahim bir çifte standart söz konusudur.zira menderes idam edildiyse demirel,özal,yılmaz,çiller hele hele erdoğan'a neler yapılması lazımdı kimbilir?
bunun dışında menderes'in idam edilmesi kör öldü badem gözlü oldu mealinde bir etki de yaratmıştır.yani adam yerine geçmiştir.bu açıdan da ülkeye faydalı olmamıştır idam kararı.
ayrıca menderes'in 1960'da amerikaya sırtını dönmesi üzerine ihtilalin olduğu ve menderes'in bizzat abd isteğiyle idam edildiği de iddia edilmektedir.ancak ihtilalin oluş biçimi tabandan gerçekleştiği ve bizzat genelkurmay komuta kademeside indirildiği için bunun boş bir iddia olduğunu ileri sürenler de var.
sonuçta acı bir dönemdir 1950-60 arası dönem.ülkenin 2.dünya savaşı ve birkaç yıllık sovyetlerle yaşanan gerilim sonrası yeniden ilerlemesi gereken dönemde malesef türkiye geri gitmiştir.uçak fabrikaları kapatılmış,demiryolu ulaşımı için yatırımlar durdurulmuş,kuruş borcu olmadığı gibi osmanlıdan kalan borcu tıkır tıkır ödemiş türkiye yeniden borçlanmaya başlamış ve faşist uygulamalarla ülkenin demokrasisi ağır yaralar almıştır.en acısıda türkiye bu dönemden ders almak yerine dönüp dolaşıp bu dönemi daha ağır biçimde yaşamaya devam etmiştir.nitekim son 10 yıldır daha ağırını yaşıyoruz.
menderes amerikancıydı filan ama en azından ülkenin kırmızı çizgileri noktasında hassastı.bugün amerika ile elele ülkeyi parçalama peşinde olanlara emanet ülkenin yönetimi.yani amerikancı iktidarlar noktasında evrim tüm hızıyla sürüyor.her geçen dönem daha hainini görüyor bu millet ama oy vermek konusunda hiç ürkek davranımyor malesef.olan da cahiller arasında kalmış alimlere oluyor.