türkiye'nin en büyük köyü. litaratürede böyle geçse, memleketim olmasına rağmen zoruma gitmeyecek o derece. 20 yıldır bir adamın ucuz ekmek, ucuz ulaşım vaadleriyle yetinen sürü halkının yaşadığı, türkiyenin 5.büyük ili. bir şehrin gelişmişlik parametreleri namına hiç bir eserin bulunmadığı güzide yer. kebap, bici bici, şalgam, şırdan gibi lezzetleri meşhur olan sıcak kasaba. açlığı, çalışmaya tercih eden, tembel ağaların bol olduğu kaza. hatta bi fotoğraf yarışması vardı, konusu adananın geri kalmışlığının, plansız şehircilik anlayışının, gelişememeşliğin fotoğraflanmasıydı. artık gerisini siz hayal edin.
an itibariyle caddelerden bayrak akan, korna sesleri ve sloganların yeri göğü inlettiği kent. bu hain saldırı sonucu sinirden titremekte,ağlamaklı şekilde kaldırımda yürürken millet olarak ne kadar koyunlaştırıldığımızı hissizleştirildigimizi dusunurken atatürk ün dediği gibi her tarafımız gaflat dalalet ve hıyanetle çevriliyken ne rahat uyudugumuzu dusunup kendime bile lanet ederken beni biraz olsun rahatlatmış kalabalıktır. ben burda orda şehit düşen kardeşlerimle aynı yaştayken onların belki de hiç sahip olamayacağı olanaklarla üniversitede öğrenim görürken, yediğim yemeği begenmez, sıcacık yataklarda rahat rahat yatarken onlar ana babalarından ayrı allah ın bile siktirettiği dağlarda uykusuz vatanı beklediler gecelerce. aç yürüdüler dağlarda günlerce ve benim elimden hiç bir şey gelmiyor onlar adına bir dua okumaktan başka. mekanınız cennet olsun şehitler hiç bir zaman ölmez ebediyen bu milletin sinesinde yatarlar.
havası temiz, bereketli, yemekleri lezzetlidir. adananın yerli insanı iyi eğitimli, görgülü, moderndir. şehir hem sanayisiyle hem tarımıyla kendisine yeten bir şehirdi, ancak mevcut hükümete destek vermemesi sebebiyle bir çok yatırımdan mahrum bırakıldı, sanayisi ve tarımı bitirildi. şehir çok fazla göç aldı, kendi insan yapısı bozuldu. şu anki haliyle bile bir çok şehirden iyi durumda. kentte yapılaşma düzgün, alt yapı sağlam, doğal güzellikleri çok olan, düzenli bir şehirdir. haberlere sadece çingeneleriyle ve adliye kavgalarıyla girmesinin sebebi politiktir. adanalı değilim, gittim, gördüm, gezdim, hayran oldum.
bu şehirde yapılan kebabı, dünya'nın hiç bir yerinde yiyemezsiniz.
geçen ay, adana optimum avm'deki kazancılar kebapçısında bir buçuk adanamı misler gibi götürmüşüm. muhteşemdi. üstelik ilgi alaka ve fiyatlar da çok uygun du.
türk adet ve geleneklerine zengin ölçüde kaynaklık edebilecek, ritüel donanımına sahip illerimizdendir. bu civarlarda; askere gidecek erkeğe; annesi tarafından bir simit ısırtılır ve müstakbel asker öyle uğurlanırmış. söz konusu bu simit asker dönene değin saklanır; o sağsalim geldiğinde kuşlara ikram edilirmiş.
şu ilin neyi meşhur dediğiniz zaman bu soruya en çok örnek verebilecek insanların yaşadığı güzel memleketimdir. portakalı, pamuğu kebabı, karpuzda 2. yiz ama olsun yinede karpuzu, şalgamı, bicibicisi, şırdanı mumbarı...daha uzar gider bu liste.
tam anlamıyla "garip" bir şehir. yağmura direniyor adeta.
normal olarak 2 mevsimi yaşar yaz ve kış. baharı sadece çok kısa aralıklarla hissedersiniz. ortası yoktur. kışları da öyle sert değildir. yeri geldiğinde öfkeli, şımarık bir çocuk edasında savurur rüzğar ile yağmuru ama çok dayanamaz açar güneş, hissedersin teninde sıcağı. vazgeçmesi zor ama bir o kadar zorlayan şehir.
türkiyenin 4.büyük şehri, gelişmiş vs. vs. diye övdüler, gezmeye gittik ama beğenmedim. insanı muhtemelen sıcaklıktan dolayı boşvermişlik havasında. bir şey sorduğunuzda mıy mıy cevap veriyorlar. akşam 10'dan sonra park çevrelerinden kesinlikle geçilmemeliymiş, her çeşit insan varmış. günü birlik araba kiralama diye bir şey yok. 2 günden aşağı arabayı vermiyorlar. trafik berbat. dolmş ve otobüs şoförleri diğer sürücüleri dikkate almadan kullanıyorlar. kimsenin kimseye saygısı yok. işin garibi trafik polisi diye bir şey de yok. gün boyu ehliyetsiz araba kullandım bir kişi de çevirip sormadı.
çok iyi insanlarla da tanıştım. yeşil olmasını çok beğendim, kazım'ın yerinde muzlu süt içtim, baraj yoluna çıktım falan filan ama eksileri artılarından daha fazla bence.
2011 verilerine göre 5 kişiden birinin işsiz olduğu memleketimde malesef doğal olarak en yaşanabilir 55. kente kadar gerilemiştir.
Son yıllarda ardı ardına kapanan özellikle Sabancılar ın fabrikaları Adana ekonomisine önemli bir darbe vurdu. Üzülerek belirtmek istiyorum Adanamızda bulunan zenginler, fabrikatörler, patronlar yeteri kadar yatırıma ve istihdama önem vermiyorlar, bırakın istihdamı Adana ya önem vermiyorlar en basit örnek Adana nın futbol takımı yıllardır ekonomik darboğaz da yıllardır zorda belediyenin valiliğin yardımları ile ayakta duruyor. Basketbol takımından hiç bahsetmek istemiyorum en çok yardımcı olan işadamı şu an belediye ihalelerine fesat karıştırmaktan dolayı tutuklu ve hapis.
Son bir iki yılda yapılmaya başlanan 1-2 otel, yapımı biten 1 alışveriş merkezi inşaatından başka istihdam sağlayacak önemli bir yatırım yok.
Adana yı bu hale getiren herkese teşekkürlerimi iletir, kebaba davet ederim. Afiyet olsun.
şalgamıyla, kebabıyla, çiftçileriyle, kavgalarıyla ünlü şehir. dışarıdan bakıldığında bir köy gibi görünür; doğrudur türkiye'nin en gelişmiş köyü olma ünvanını hala taşımaktadır. suç makinesi diye tabi edilen insanları bol bol hatta haddinden fazla bulabileceğiniz şehir. öyle ki abd'nin son açıkladığı arananlar listesinde bir adanalı'nın bulunması oralara kadar erişen bir suç işleme kabiliyeti olduğunu gösterir. bunların yanında tarihi açıdan birçok zenginliği bir arada bulabileceğiniz şehir. ayrıca türkiye'nin en uzun köprüsünü barındıran şehrimizdir. ayrıca kampüsü bakımında küçük odtü diye adlandırılan müthiş manzarasıyla ünlü çukurova üniversitesi'ni de barındırması ayrı bir güzelliğidir şehrin. kısaca biraz dkkatli olmak kaydıyla yaşanılabilecek güzel bir ilimizdir.