havasından geçilmeyen şehirdir.*dün karla karışık yağmur gösterdi, bugün de evden bakınca kış güneşine benzemeyen güneşi. seviyorum lan seni. havanı da kaprisini de yieeriim ben yieeriimm.
neden bu kadar adli vaka ve talihsiz şeylerin yaşandığını merak ettiğim şehir. yahu bir haber kanalın da ve ya sitesin de de görmeyeyim.
adana da; sevgilisi 17 yerinden bıçakladı, kocasının penisini kesip dama attı, alacak verecek meseleliler kavgasında 3 ölü, yolda giderken 20 cm lik su birikintisine saplanan felçli adam boğuldu.
ne oluyor lan, bu nedir ya. yemin ederim bu şehire yerleşmeden önce bir hocaya üflenilmeli, günde 2 kere gusül, 7 kere bir yakından şans öpücüğü, her gün de hayatının son günü gibi yaşanmalı amk.
kaldırımlardaki ağaçların meyveleri portakal değildir, turunçtur. tadı acımsıdır, yenmez. şehre ilk gidişinizse aaa hadi portakal yiyelim diyip onları düşürmeye çalışmayın. adana'da kimse o ağaçların meyvelerini koparma tenezzülünde bulunmaz. adam olun, racona uyun.
"adamlar orada martın ortasında piknik yapıyorlar, biz burada kar yığınları yüzünden doğru dürüst yürüyemiyoruz." diye serzenişte bulunduğum sıcak şehir.
gurbete çıktığında değerini anladığın adanalı imajı yüzünden suratına öcüymüşsün gibi bakılan hakkatende gardaşlığın ne demek olduğunu anladığın doğası ve gezilecek yerleri bakımından çok değerli olan türkiyede ünlü ihtiyacının çoğunu karşılayan acayip bir yer kavga kokan gardaşlık kokan şehir.
şu tarihlerde havanın en güzel olduğu şehirdir.göl kenarında kahvaltını yapıp ziyapaşa da kahveni içer gününü mis gibi geçirirsin.vazgeçilmezim memleketim.her yere giderim gezerim yerim içerim memleketime dönerim.