hakkında hz. ömer'in "adalet mülkün temelidir" dediği kavram. fakat günümüzde "adalet bana kadar var" diye uygulanmaktır. zira başkasına yapılan zulümler ucu kendisine dokunmadığı sürece bırakın karşı çıkılmayı, bazen adaletsizliğe tarafgirlik bile gösterilmektedir. sadece siyaset değil mevzu. adalet kavramı günlük hayatta da geçerlidir. örneğin iş arkadaşımıza, evladımıza, arkadaşlarımıza, akrabalarımıza davranırken adil mi davranıyoruz? yoksa araya menfaat girince hemen silip atıyor muyuz ya da birini seçip diğerini kenara mı bırakıyoruz?
Var olduğuna inanılan ama asla olmayan, kapitalistler için en ince ayrıntısına kadar işlenen ama normal vatandaş için arta kalanlarla yetinilmesini gösteren durum. (bkz: adalet sarayı)
Eğer adaleti sağlamak isterseniz bunu anca kendiniz sağlayabilirsiniz. size adaletsizliğe uğramanıza sebebiyet veren kurumlar korksun adaleti sağlayamadığı için, siz değil.
Eğer ülkeye adalet getirilmesi isteniyorsa, bunun formülü çok basittir. (bkz: yalan dedektörü)
Adalet Heykeli(Themis) doğruluğun ve gücün simgesi olarak kılıç tutmaktadır. Ayrıca diğer eliyle tuttuğu terazinin anlamı ise hukukta denge, eşitlik ve adil yargılanmayı simgelemektedir. Üçüncü sembol olarak ise heykelin gözlerinin bağlı olması, hukukun icra edilmesinde tarafsızlığı simgelemektedir.
Çok eski yıllarda ingiltere'de bir gelenek varmış. Sıradan bir vatandaş öldüğünde kilisenin çanı bir kez çalınıp herkese duyurulurmuş. Bir asil öldüğünde iki kez, Kralın bir yakını öldüğünden üç kez ve Kral ölürse de dört kez.. Günün birinde mahkeme bir vatandaşı haksız yere mahkum etmiş ve o gün Kilisenin çanı beş kez çalmış.. Ahali papaza sormuş ey papaz efendi kraldan daha önemli kim var ki çan beş kez çalındı?
Papaz yanıt vermiş:
Kraldan daha önemli bir şey var Adalet öldü!
hukuk güvenliği adı altında gözardı edildiğinde faşist rejimin doğmasına neden olan metafizik. hiçbir siyasi yapı, kurum bir metafizik olmadan sürdürülebilir olmaz, adalet de o metafiziğin en temel bileşenidir.
adalet yürürlükteki kanunlarla anlam kazanır. yasama yetkisi seçilmiş bir avuç insanın elindedir. bunlar erg sahipleridir.
Birçok şekilde adalet anlamını yitirir.
. . . 1 ) yasalar topluma değil kişiye ya da bir guruba özgü çıkarılırsa. bu yüzden af kanunları her zaman adaletin katlidir. yasa koyucuların af yetkileri olmamalıdır. mutlaka af kanunlarının yasalaşması için referandum yapılmalıdır. sadece bir gurubun yararlanması için çıkarılıp kısa bir süre sonra değiştirilen yasalar olmuştur.
. . . 2 ) uygulanması mümkün olmayan ya da pratikte bir değeri olmayan yasalar.
örnek olarak memur ataması için kpss sınav şartı getiren yasa. bu yasa görünürde çok adil bir yasadır. temel de liyakat esasının işlerliği için çıkarılmıştır. görev hakedenindir şeklinde özetlenir. sonra küçük bir ekleme gelir. adına mülakat denen saçma bir sistem. bir anda yasa özelliğini ve adaletini yitirir. anlam ve önemini kaybeder. kpss de en yüksek puanı da alsanız bir duayı bilmediğiniz için elenirsiniz. yüzlerce yıllık askeri okullar mülakat yüzünden içi boşaltılmış ve kapanmıştır. yasanın bu günkü şekli biz istediğimizi atarızdır.
. . . adalet. kime göre önemli olmalıdır. yapanlara mı bize mi. gariban vatandaşın babasından kalan bir dairenin yüzde yirmisine el koyan yasa yapıcılar, ( en az üç ailenin bu yasa yüzünden babaları öldükten sonra bu vergiyi ödeyemeyip oturdukları evden olduklarını gözlerimle gördüm ) buna katşılık bir inşaat firmasının milyonlarca liralık vergi borcunu bir saniyede silebiliyorlar. adalet kime göre neye göre.
. . . son söz. adalet için adil adam lazım. bugün söylediğini yarın tekzip eden değil. Adalet gerçekten teraziyse teraziyi ali şen kılıklı bakkalara vermeyeceksin.