pastor tarafından tarihe gömülmüş dinsel tez. pastor dönemindeki papazlar farelerin kirli gömleklerden türediğini savunurmuş. pastor kirli gömlekleri bir faunusa kapatmış. fare üremediğini gören papazlara koca bir hassiktir çekmiş, mevzu kapanmış.
canlı ile cansız arasında özünde ayrım olmadığını söyleyen görüş. abiyogenez kuramı evrim başlamadan önceki süreci inceler. yani nasıl oldu da bir cansızdan canlı dediğimiz şey meydana geldi bunu sorgular ve ilgili sorulara bir takım yanıtlar aramaya çalışır. çok da güzel temellere ve detaylara sahiptir. uzun uzun burada yazamam fakat bir üst entrydeki makalede kısaca güzel bir şekilde bilale anlatır gibi anlatılmış. yine de benim için tam anlamıyla tatmin edici olmayan bir kuramdır. öte yandan geliştirilebilir bir kuramdır. bu yazıyı okuyan meraklı bir araştırmacı olarak bahsettiğim süreçlerle ilgilenip kutsal bir dokunuş ile her şeyin değiştiği fikri hakkında şüphelerin varsa kurama bir göz atmanı tavsiye ederim. beni tam tatmin etmiyor fakat seni edebiliyorsa bunun sebebini ya da sebeplerini de öğrenmek isterim. bu konuda bilgi alışverişine her daim açığım.
tanrı ol dedi ve oldu.
uzaylılar tohumu attı ve kaçtı.
oluşma olasılığı sıfıra oldukça yakın bir olay tesadüfen gerçekleşti.
dindarların ateistlere karşı son kalesi de diyebiliriz. gerçi evrim de o kaleyi tam yıkabilmiş değil. lakin şu gerçek var ki miller deneyinde üretilen amino asitler dışında, laboratuarda kendimiz bir canlılık oluşturamıyoruz. belki de hiç oluşturamayacağız. ama bilim bana asla asla dememeyi de öğretti o yüzden belki diyorum.
Yaşamın kökenine ilişkin doğal mekanizmalar konusunda ciddi hipotezler ve deneysel bulgular var, fakat ilk kendini sürdüren/kopyalayan yaşam sisteminin nasıl ortaya çıktığı kesin olarak çözülmüş değil.
Amino asitler, nükleotit öncülleri gibi moleküllerin cansız kimyasal süreçlerle oluşabileceğine dair deneysel kanıtlar var. Bunun için mutlaka önceden canlı veya protein olması gerekmiyor.
Jeolojik çevreler, su-kaya etkileşimleri, hidrotermal sistemler, enerji kaynakları vb. üzerinden çeşitli kimyasal yollar araştırılıyor.
RNA-dünya hipotezi gibi modeller var. RNA'nın önemli olmasının nedeni hem bilgi taşıyabilmesi hem de bazı kimyasal reaksiyonları katalizleyebilmesi.
Moleküllerin zar benzeri yapılarda toplanması ve ilkel metabolik/kopyalanma sistemlerinin birleşmesi gibi modeller var.
Bu aşamadan sonra Darwinci evrim mekanizmaları çok daha güçlü biçimde devreye giriyor.
proteinler en küçük yapı taşları değildir , en küçük yapı taşları amino asitlerdir ve amino asitler
biokimya yöntemleri ile laboratuar ortamında oluşturulabilmektedir , bir nevi canlılığın en küçük yapı
taşı cansızlıktan gelmektedir
(bkz: miller deneyi)
evrim canlılığın nasıl başladığıyla değil nasıl ilerlediği ile ilgilenir , evrimcilere abiyogenez'in konusu içersinde olan
ilk canlı oluşumunu sormak saat tamircisine uçak motorunu sormak kadar saçmadır çünkü abiyogenez içinde onlarca farklı dalı bulunan başlı başına farklı bir bilim dalıdır.