Devlet görevlilerinin operasyonlarını üstlenmek amacıyla hakkında devlet tarafından dedikodular yayılan ve köpürtülen reis.
Şöyle ki bir asala yöneticisi operatörler tarafından öldürülür o bölgede çatlı bir ev tutmuştur o tarihlerde oralarda görüntü verir.
Olay onun üstüne yıkılır.
O kahraman olur devlet masum olur olay tertemiz halledilir.
mit adına çalışmış istihbaratçı ve kontgerilla, avrupa'da asala adı verilen ermeni terör yapılanmasına karşı geniş çapta operasyonlarda bulunmuştur, kendisi aslen nevşehirli olup, ülkücü siyasi görüşüne sahptir fakat kızı kitabında onun ülkücülerin aksine "töre" adı verilen geleneksel hukuk sisteminden ziyade laik anayasal düzeni savunduğunu yazar. işte bu görüşü onun geleneksel ülkücü anlayışından farklı olduğunu gösterir lakin ülkücülerin dokuz ışık doktrinini benimsediği yine kızının kitabında yazar, operasyonlarda "mehmet özbay" kod adını kullanmıştır, devlet adına pekçok operasyonda bulunmuştur.
Avrupa'yı hoplattığı ve asalayı bitirdiği iddia edilen ve hakkındaki bilgilere baktığımızda hoplatıldığını gördüğümüz şişirilmiş balon kahraman.Fakat yine de Türk faili meçhuller tarihinde önemli yeri olan bir zattır.
Sözde vatansever özde menfaatsever uyuşturucu kaçakçısı olan tetikçi ve katil. Daha sonra Çatlı'nın ülkücülerin parasını zimmetine geçirdiği ortaya çıkmıştı. iyi bilmezdik, en sonunda nalları dikti.
Ülkücü katil Haluk Kırcı, cezaevinden çıktıktan sonra Abdullah Çatlı'nın kardeşi Zeki Çatlı'yla tıbbi malzeme işi yapan bir şirket kurdular. Herifler Türk milliyetçisi ama şirketin adı Promesse. Şirketin usülsüz ihaleler alarak haksız kazanç sağlaması ve orantısız zenginleşmesi üzerine, Yılmaz Erdoğan'ın Sağlık Bakanlığı'nda müfettiş olan amcası Namık Erdoğan yolsuzluğun üzerine gitti. Dürüst bir bürokrattı. Konunun peşini bırakması için çok ciddi tehditler almasına rağmen dosyayı kapatmadı ve büyük yolsuzluklar tespit etti. Mehmet Ağar'ın kendisiyle görüşme teklifini ise reddetti. (Yine Mehmet Ağar)
9 Mayıs 1994'te Ankara'da kaçırıldı. 12 Mayıs'ta Kırıkkale'de cesedi bulundu. Cesedinin, kardeşinin doktor olarak çalıştığı hastanenin morguna kaldırılması ise acı bir tesadüftü. Milliyetçi geçinen katiller devleti soymuş, yaşasaydı belki de "bölücülükle" suçlanacak Namık Erdoğan ise devletin zarara uğratılmaması için canını vermişti.
Kayıp Kentin Yakışıklısı şiirini Yılmaz Erdoğan, amcası Namık Erdoğan'a yazmıştır.
Kaçırıldığında da
Kaybolduğunda da
Ve cesetken de
Yakışıklıydı...
Amcamdı..."
Ancak amcası için bu şiiri yazan yeğen Yılmaz, yıllar sonra bir AKP mitinginde Mehmet Ağar'la aynı sahnede yer aldı. Bu utanç Yılmaz'a ömür boyu yeter.
Konunun dışına çıkmak olacak ama Namık Erdoğan'ın Hakkari'de başından geçen nişanlılık hikayesinin ise tanıdık bir kraliçesi vardır ; Leman Sam. Babasının memuriyeti sebebiyle Hakkari'ye giden Sam, burada Namık Erdoğan'la nişanlanmış, eğitimlerini devam ettirmek için bu nişanlılık evliliğe dönüşememiştir.
Yıllar sonra Namık Erdoğan'ı anlatan Leman Sam, kitap yazsam çok gözyaşı dökülür diyerek Erdoğan'a özlemini dile getirir.
Namık Erdoğan cinayetinde görüldüğü üzere, Türk sağının vatan, millet nutuklarının hepsi koca bir yalan. Varsa yoksa ; yolsuzluk, rant ve talan.
devletin değil de devletin içine yuvalanmş bir takım çıkar odaklarının ayak işlerini görmüş ,sonra da suçüstü basılınca polat alemdar misali bir vatankurtaran mitine dönüştürülmüş eski ülkücü.meraklısı için soner yalçın imzalı" reis" kitabını öneririm.
Her türlü pisliğin içindeler zaten. Nuri Gündeş'ler (Eski MiT Bölge Başkanı) kullandı onları. Birileri tabii kullandı. Hiçbir şey de yapmadılar. ASALA'yı bitirdik hikâyeleri palavra, yalan. Fransa'da bir mezarlıktaki anıta bomba koydular. Başka yaptıkları bir şey de yok.
işin aslı, 1983 orly katliamından sonra batı ülkelerinin tepkisini çekmeye başlayan asala, kendi içinde çatışmaya başlayınca dağılıyor. asala dağıldığı sırada abdullah çatlı, eroin kaçakçılığı ve sahte pasaport bulundurma suçlarından isviçre'nin bostadel cezaevi'nde hapis yatıyordu.
bu arada aynı abdullah çatlı, ne kadar ülkücü olsa da mehmet eymür'ün anlatımlarına göre, avrupa'da pkk yanlısı mafya elemanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığı yapmış birisi. yani para hırsı bir anlamda ideolojisinin önüne geçmiş. zaten malum kazada öldüğünde herkes ülkücülüğüne vurgu yaparken alpaslan türkeş "adam birkaç ay ülkü ocağına takıldı diye bizimle ne alakası var" minvalinde konuşuyordu. "bizimle ne alakası var" dediği adam da ülkü ocakları ikinci başkanıydı bu arada. cidden alakasızmış.