hürriyet gazetesi yazarı sedat ergin, rektör atamaları konusunda abdullah gül'ün demokrasi anlayışı üzerine çok güzel bir yazı kaleme almış. özellikle anadolu üniversitesi rektör ataması konusunda, sadece 97 oy (oyların yüzde 12si) alabilmiş adayın atanmasına dikkat edin. link;
Tunceli ziyareti sırasında fotoğraf çektirmek için yanına çağırdığı çocuğun "Munzur'a baraj yapılmasın, Munzur'a uzanan eller kırılsın" sözlerini "Sus yoksa fotoğraf çıkmaz" savuşturmaya çalışarak kendisine güldürmüş kişi. çocuk aklı işte değil mi.*
bir kesim halk tarafından artı oy alabilmek için güler zere' yi affetti.
onun, bütün öldürdüğü insanların vebali üstünüze olsun. o bir teröristti. olay, öldürdü geldi geçti den ibaret olmamalıydı.
sayenizde ülke insanlık ayıbından kurtulmuş oldu. zira güler zere' nin yaptığı eylemler, insanlık ayıbı değildi.
14 sene evvel mecliste yaptığı bir konuşmada "türkiye'nin avrupa birliğine girmesinin imkansız olduğunu" dile getirmiş olan şimdilerin reis-i cumhur kişisi.
ak parti bünyesinde yer alan bir milletvekili iken avrupa birliğine uyum süreci adı altında yürütülen çalışmaların, daha doğrusu tavizlerin; boşa kürek çekmek olduğunu acaba hiç dile getirdi mi? şu an devlet yapısının en tepesinde bulunan bir kişi olarak; avrupa birliğine giremeyeceğimiz gerçeğine dayanıp gerekli tedbirleri aldı mı?
hayır bence sakıncası yok. affetsin. çünkü yasa bu durumda affetmesini söylüyor. benim tuhafıma giden bundan önceki cumhurbaşkanımız ahmet necdet sezer bu durumda ki mahkumları affettiği için akp yandaşları tarafından terörist ilan edilmişti. ahmet necdet sezer başlığında hala o entryler duruyor..
şimdi sorarım size; ne oldu kuzum? kendi adamınız da affedince neden sesiniz çıkmıyor? bu kadar mı delikanlılığınız?
işte türkiye bu yüzden adam olamıyor.. takım tutar gibi parti tutuyor türk insanı. ulan yanlışsa herkese yanlış, doğru ise herkese doğru olması lazım değil mi? kaldı ki burada kanunlar çerçevesinde abdullah gül'ün yaptığı doğrudur..
geçtim. ahmet necdet sezer 3-5 hasta teröristi affetti diye terörist ilan edilmişti. ulan akp onlarca gerçek teröristleri affetti ya! sesiniz neden çıkmaz dürrükler.
anadolu insanından,halktan bir cumhurbaşkanı.özal kadar üstün performans gösterememişsede koltuğu gayet güzel doldurdu.sezerden sonra türkiyenin önünün açılması için bir fırsat oldu.tarih uyumlu çalışmasından ötürü başarılı bir cumhurbaşkanı olarak abdulllah gülü kaydedecektir.
erken seçim öncesi,seçim sonrası yapılan bir çok turlardan sonra, 341,337,357 derken geçerli geçersiz,28 Ağustos 2007 de 339 oy alarak, Türkiye Cumhuriyetinin 11. cumhurbaşkanı seçildi.
Köşke giren, 3. besiktaşlı ABDULLAH GüL'DüR.
neden güzel ülkemin cumhurbaşkanı, neden canım atamın cumhurbaşkanı sıfatını şu anda o taşıyor dedirten eski akp dış işleri bakanı ondanda eski başbakan ve yeni cumhurbaşkanı. halk egemenliğinin, demokrasinin, çoğulculuğun ve temsiliyetin başka yüzünün lideri.
değişim adamı. *
--spoiler--
Böyle önemli bir anlaşmanın, bu şekilde imzalanmasına, biz Refah Partisi olarak, metot, usul ve esas yönünden kaşı olan tek grubuz, tek partiyiz. Şurada Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir yazıyor. Bunun anlamı nedir? Bu kadar önemli bir karar alınırken, milletin bu konuda bilgisi olması ve milletin bunu bilmesi gerekir. Bunun anlamı budur. Şimdi soruyorum: Türkiye Gümrük Birliği ne girdi. Türkiye Cumhuriyetinin en önemli antlaşmasına imza atan bu hükümet, halka gerçekten bir bilgi vermiş midir? Parlamentoya bilgi vermiş midir? Bu, demokratik bir anlayış mıdır?
Türkiye nin Avrupa Birliğine giremeyeceği kesindir. Bunu Avrupalılar söylemektedir. Çünkü, Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliğidir.
Avrupa, Türkiye yi işte kendi avantajlarından faydalandırmayarak bir mekanizma bulmuştur ve Türkiye yi Gümrük Birliği ne böyle sokmuştur. Birçok sanayi, özellikle orta ve küçük ölçekli sanayi Türkiye de batacaktır. Yarın göreceksiniz, batan sanayi karşısında, odanıza iş diye gelen insanların sayısı on misline çıkacaktır. Bugün, sanayi ile uğraşan büyük sanayiciler, göreceksiniz yarın sanayiden vazgeçecek. Avrupa da, onlar ithalatçı durumuna düşecek ve ithal ettikleri malı satacaklar. (…) Bu da Tanzimat Fermanından Mustafa Reşid Paşa ile başlayan zihniyetin devamıdır. Bunun için halka sormaktan korkulmuştur. (…) Düyun-i Umumiyeyi hatırlayın, tekparti devrinin ideologları, onları tenkit ede ede bu halkın beynini yıkadı; fakat, ne yazık ki aynı duruma Türkiyeyi düşürmekle meşguller.
--spoiler--
1995 tarihinde RP grubu adına TBMMde yaptığı konuşma.
sosyalistlerin hiç mi hiç hoşuna gitmeyen bir insandır bu insan. en azından bir sosyalist olarak benim hoşuma gitmiyor, giden sosyalistleri de görmedim henüz. o da her burjuva siyasetçisi gibi halkın ve sınıfın değil, zenginlerin yararına çalışıyor ama kürt meselesinde düzgün tavır alıyor arkadaş. genel olarak hoşuma gitmeyen bir siyasetçi olabilir ama düzgün yaptığı işte takdir etmeyi de bilirim. zaten ben olayı değerlendiriyorum burada kişiyi değil.
bir sosyalist olarak attığı sayısız olumlu adımı sonuna kadar desteklediğim liberal cumhurbaşkanı. cumhurbaşkanlığı makamına gelmeden bir yargı mensubu iken insan hakları ile ilgili ders verip cumhurbaşkanı olunca askere alınmış gibi resmi söylem lakırdıları eden "hukukçu" bir fırdöndü olmadığı için kendisine bayağı bir çamur atılmakta faşist gundikler tarafından.
"faşizmin tanımını yap" desen "kem, küm" edecek adamların sahip çıktığı türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı sıfatına sahip kişi.
ben kendisini "cumhurbaşkanım" olarak görmüyorum şahsen. referandumda da "hayır" oyu verdim demokratik hakkım olarak. -referandum konusuna da ideolojik olarak değil, altyapısı hazırlanmaksızın yangından mal kaçırır gibi bir eylemin, parlamenter sistemin altına dinamit koyan bir eylem olduğu için hayır dedim açıkça belirteyim. isteyene uzun uzun anlatabilirim de aynı mevzuyu.-
velhasıl, ben "benim cumhurbaşkanım değil" deyince "faşist" oluyorum, taban tabana zıt şekilde "bu adam cumhurbaşkanıdır, kabul edecekseniz, seve seve etmezseniz, s.ke s.ke edeceksiniz" diyenler ise faşizm karşıtı yılmaz demokrat.
lan ben faşistsem, sen faşistin ağa babasısın düdük.
her makam gibi gelip gecici bir makam olan, cumhurbaskanligi makamina sahip kisidir. o makam, cumhurbaskanligi koltugunu zorla alan kenan evren' e bile kalmamistir, ki gul' e mi kalacak?
ayrica bazi durumlardan anliyoruz ki; bunlarin sadece makyajlari degisiyor, soylemleri ve yandaslarinin soylemleri hic bir zaman degismiyor. misal seve seve degilse sike sike imis. bugun done done kufrettikleri, biz ondan degiliz dedikleri erbakan da 'kanli mi olacak, kansiz mi olacak?' diyordu.
bana ve ozellikle ataturk' e yakismadigi icin bu insanciklara sike sike ataturk' e saygi duyacaksiniz demiyorum. cunku ataturk' un sizin sikilmis sayginiza ihtiyaci yok. bu da boyle biline!
ha birilerinin benim sikilmis saygima ihtiyaci varsa cok bekler. ne saygima tecavuz ettiririm ne de dusuncelerime.