kamerun ziyareti vesilesi ile ordaki türk kolejini de ziyaret etmiştir. kayseri türkülerini bir de kamerunlu çocuklardan dinlemek göğsünü baya kabartmış olsa gerek.
Abd Dünyanin en güçlü devleti olarak
dostumuzdur. ABD, tüm istihbarat ağıyla
PKK'yı beslemekte -ve desteklemekte-
olan oluşumların önünde kuvvetli bir engel-
dir, elimizin kolumuzun bağlı olduğu
sanılmasın. Başkomutan olarak konuşuyorum, önümüz
açıktır. Entegre olmaya çalıştığımız AB
değerleri demokrasiyi yüceltir, AB Muhalifleri
de terörü finanse etmektedir. Yapacak
çok işimiz var. Müttefikten ihanet görmek diye
bir şey yok. Güçsüz, Bağımlı, Yancı, Ezik
değiliz ki, karamsar olalım. Kararlı ve zinde
durumdayız, bunu herkes bilsin.
Not: ilk satırdan başlayarak ve satır atlayarak okuyunuz...
akp'nin sesi konuşmuş bugün yine.
demiş ki; " Çok süratle yargı reformu yapılmalı "
benim anlamadığım tarafsız olması gereken cumhurbaşkanı niye her siyasi konuda ahkam keser.
akp ne zaman birşey demek istese veya yapmak istese, onlardan önce abdullah gül ortaya çıkıyor ve akp ağzı ile, akp'ye destek söylemlerinde bulunuyor.
kayıp trilyon davası ile dosyası olmasına rağmen hala alkışlanan, köşke çıkar çıkmaz bütçeyi çılgınlar gibi arttıran ve yıllardan beri bitmeyen tadilat ile trilyonlarca lira masrafa neden olan kişi.
en son sinana çetin ile hindistan'a gitti arkasında 90 kişi ile.
unutmayın bunlar senin benim vergim ile oluyor.
anadolu çocuğu dün ise karısı ile tarihi eserlerde tatil yaparcasına foto çektiriyordu sırıtıp.
sahi o kadar anadolu çocuğu ki dün ab'ye karşı iken bugün ab taraftarı.
hangi anadolu çocuğu tükürdüğünü yalamış bugüne kadar. ?
ayrıca abdullah gül hakın değil akp'nin seçimi idi.
akp'yi kuranlar arasında olan, vekaleten başbakanlık yapmış ve hala siyasi ağızla konuşan biri asla halkın cumhurbaşkanı olamaz.
hele nu kişi hala siyasi ağızla, akp sözcüsü gibi ve akp ne zaman yasa çıkarcak veya iptal edecek olsa bir gün öncesinde; " evet bakın akp haklı " demesi ile asla bu halkın cumhurbaşkanı olamayacak insandır.
zira cumhur demek halk demek. halk demek tüm halkın siyasi görüşüne hitap etmekdir.
sadece siyasi iktidarın değil.!
bir anadolu çocuğunun,köklerinden kopmadan devletin zirvesine kadar çıkması her anadolu çocuğu için övünç kaynağıdır.elbette demogoji ve çarpıtmalar bu teveccühe engel olabilecek değildir.halk; kendisine benzediği için güle yapılan haksızlığı en güzel şekilde cevaplandırmışdır.bu anlamda cumhurbaşkanı her ne kadar halk seçimiyle gelmediyse halkın seçimidir.(kendisinden sonrakiler artık doğrudan halk seçimiyle gelecektir.bu en güzel birşeydir.artık sezer,demirel gibi-köşkten önce başka,köşkte başka davranan hele sezer gene bürokrat kökenli o cihetle anlaşılabilir ama 40 yıllık sağcı(!) siyasetçi demirel- gibi örnekler muhtemelen yaşanmayacaktır.)
bugün nato toplantısı'nın arasında cuma namazından sonra istanbul-tophane'deki ali baba nargile salonu'na çay içmeye, kadir topbaş ile beraber girmiş, basın mensuplarıyla sohbet etmiştir. işin ironik kısmı ise, normalde bu nargile salonunda, akp'nin çıkarmış olduğu kapalı alanda sigara içme yasağının geçmemesi, sigara ve nargile içilmesine izin verilmesidir.
buradan bir kez daha gurur ve büyük rahatlıkla diyorum ki a.gül yani kayıp trilyon gibi pişkin bir suçtan dosyası olan bir kişi asla benim cumhurbaşkanım olamaz, olmaz ve asla olmayacaktır.
darısı diğer haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlara artık.
kendisini kesinlikle cumhurbaşkanı olarak görmediğim ve asla görmeyeceğim kişidir.
çünkü değildir. çünkü hala siyasi kimliği ile, akp sözcüsü olarak o makamdadır.
akp ne zaman bir yasa veya madde değiştircek olsa ilginç bir şekilde ilk ortaya çıkan kendisi olur ve akp sözcüsü, bakanı gibi bu yasaları savunur, değişsin iyi olur der.
hey sayın! gül. sen cumhurbaşkanısın. tarafsız olman gerek.
şuan sen çankayadasın. geçti o başbakan olduğun, dışişleri bakanı olduğun günler.
akp'nin vekili değilsin.
ama kime dersin ki. zaten halkı cilalamak için oraya yerleştirilmedi mi.
sevenleri, seviyoruz çünkü bize benziyor diyorlar. 30 yaşındayken 15 yaşında bir kız çocuğuyla evlenebilen bir adam bize benziyorsa yanmışız demektir. türkiye tarihinin en büyük cumhurbaşkanı olmasıda sanırım çocukları çok sevdiği için olabilir...
kendisi ile alakalı düşüncelerim pek olumlu sayılmaz ancak, israil konusundaki hareketi takdir edilmesi gerekmektedir.
gül'ün tepkisi asla "one minute" tepkisi ile aynı değildir. biri gayet açık ve net olarak iç politikaya yönelik açık bir şovdu ancak, bu hiç de öyle değil. hele ki, dışişleri bakanlığı'nın ilgili olayda nota bile verememiş olması kuru bir şekilde "özür dilensin" edebiyatı yapılmasının yanında s,re verip, "büyükelçimizi çekeriz" mesajı vermesi gerçekten göğüs kabartmıştır.
takdirimizi sunarken, 4 temmuz 2003'teki rezalette dışişleri bakanı olarak geerken tepkiyi abd'ye göstermemiş olması da ilginç ve rezalettir.
(doçentlik seviyesinde)akedemik çalışmaları,kültürü,devlet adamlığı birikimine rağmen ortalama vatandaşa benzeyen halktan bir cumhurbaşkanımız var...ne yüzünde,ne konuşmalarında kibirden eser yok..birilerinin sindiremediğide...sevenlerin sevmesinin en temel sebeplerinden biride bu...
cumhurbaşkanlığını ülke gezileri yapmak ve hükümetin gönderdiği yasaları onaylamaktan ibaret zanneden siyasetçi.
cumhurbaşkanı koltuğuna oturmadan da oturduğunda da çok tartışıldı ama her şeyi bir kenara bıraktığımızda son yaptığı ile ne denli ''cumhurbaşanı'' olduğunu göstermiştir.
7 aralıkta tokat'taki hain saldırıda 7 şehit vermiş bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak 10 aralıkta bir açıklama yapıyor ve eylemin ''düşündürücü olduğunu'' söylüyor.
yani pkk yapmıştır demiyor, diyemiyor.
peki bilmiyor mu gerçeği?
şimdi onu da düşünmek gerek.
bugün yapılan açıklamada saldırıdan bir gün sonra saldırıyı pkk'nın yaptığı telefon kayıtları ile tespit edilmiş ve gerekli bakanlık bilgilendirilmiş.
ne zaman bilgilendirmiş yani?
8 aralık!
peki 10 aralıkta cumhurbaşkanı kameralar önünde ne diyor?
''eylemi kimin yaptığını bilmiyoruz.
eylemin yeri ve zamanı düşündürücü.''
peki aynı ağızı kim kullanıyor?
ahmet türk, emine ayna.
hatta emine ayna daha da ileri götürüp ''ergenekon'' diyor.
peki saldırıdan bir gün sonra saldırıyı kimin yaptığını belirleyen bir istihbaratın ''cumhurbaşkanı'' olan kişinin
saldırıyı pkk'nın yaptığını bilip de
söylelemesi mi daha ''düşündürücü'' yoksa
haberinin bile olmaması mı?