oynanan bir oyun var artık şu görkemli hanfendi ve beyefendilerin dünyasında ve bu oyun içerisinde aşık olmak tek diskalifiye sebebi olmuş ve bu oyuna da utanmadan aşk demişler... *
--spoiler--
aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. akıl temkinlidir. korka korka atar adımlarını. ''aman sakın kendini'' diye tembihler. halbuki aşk öyle mi? onun tek dediği:'' bırak kendini, ko gitsin!''
akıl kolay kolay yıkılmaz. aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. ne varsa harap bir kalpte var!
--spoiler--
--spoiler--
şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. sen sen ol, kelimelere fazla takılma. aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. aşk dilsiz olur.
--spoiler--
yukarıdaki gibi insanın bünyesini alt üst eden bir sürü cümleler bulunan, etkileyici bir elif şafak romanı.
elif şafak'ın insanı derinlere götüren, tavsiye edilesi son kitabı.şemsin 40 kuralının hepsi çok güzel manalar içeriyor.
--spoiler--
on dördüncü kural:Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol.Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.''düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir'' diye endişe etme.Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
--spoiler--
beyin denen organda, o lanet olası bi hormonun fazla salgılanmasıdır aşk.
kanser gibi yayılır tüm vücuda, mahveder hayatınızı. kimi içinse hayatının dönüm noktasıdır, herşey aşk ile değişir.
"asktan mutluluk, guvenlik beklerler, halbuki ask son zerresine kadar kendini vermektir, ruhundaki son zerreye kadar sevdigin olmak istemektir, onun icinde eriyecek kadar sevmek, kendinden kopmak demektir. iste ben ask derken boyle bir asktan bahsediyorum, olmekten bahsediyorum. var mi o'nun askiyla olmeye cesareti olan?"
Soğuktan eliniz ayağınız uyuşmuş halde eve geldiniz ve hemen sobanın yanına sokuldunuz.
Isınmak için sobanın yanına sokulduğunuz andan itibaren, her geçen dakika sobadan biraz daha uzaklaşır ve en sonunda odanın, sobaya en uzak köşesine oturursunuz.
ilk dakikalarda sizi rahatlatan, huzur veren ateş; yavaş yavaş canınızı sıkmaya başlamıştır. Önce üstünüzdeki kazağı çıkarır, daha sonra evdekilerin bütün itirazına rağmen, pencereyi hafifçe aralamaya kalkarsınız.
AŞK...
korkakların arka bahcelerine girmedim hiç. onlrın aşkı küçük bir çocuğun elindeki kırık, bir tekerleği kaybolmuş kamyondan bile daha değersiz benim için...rüzgar güllerinin sesindedir aşk...arka bahçelerde gizli...yeldegirmelerinin her dönüsünundedir.. bir kadehtedir kimi zaman kimi zaman bir mektubun pulunda..eski zamanların yaşanmış aşklarında aranan sevgilerden olmadı benimkisi yalana karşı koymuş direnişin çıplaklığında takılı kaldı...güvene saklandı kolları.. vb.. yazabileceğim şiirsel bir anlam taşıyan ama pek bir işe yaramayan sadece güzel edebi eserler vermek için kullanılan gereksiz insansı bir iç güdü olmayan,gerçektede var olmayan sadece kadınların var etmeye çalıştığı,sexsi güzel kılmanın yoludur.