lisede leyla ve mecnun'u işliyoruz. konu doğal olarak aşka geldi. lise hocamız kendisini geliştirmiş biriydi. mevlana'dan ve bir çok yazardan alıntı yapıyordu.coştukca coşmuştu, cümlelerin sonunda bize pencereden dışarı bakmamazı söyledi. yetmiş seksen yaşlarında bir amca gene kendi yaşlarında bir hanım teyzeyi tekerlekli sandelyeyle hastaneye götürüyordu. bir süre izledik. hocamız 'işte aşk budur!' dedi. onbeşinde onaltısında tutkulu aşklar yaşadığımızı öne süren biz avanaklar gerçek aşkı görmüştük. gene hocamızdan öğrendiğimize göre haftada iki defa yağmur yağış demeden, durumları kötü olduğu için bu şekilde diyalize gidiyorlarmış. evet sözlük yazarları ; işte aşk budur
rakı gibi birşey. kimi zaman keyiflendiren, zaman zaman hüzünlendiren, başlanıldığı zaman vazgeçilmeyen.
edit fabala: sabahları uyandığında baş ağrısı yapan.*
televizyonda her gün o'nun şehrinin hava durumunu takip etmek, yağmurluysa "hmm çıkmaz yarın dışarı, evde olur" deyip, işlerini buna göre ayarlayıp, öğlen 1'den akşam 6'ya kadar msn başında oturmaktır.
elif şafak ın mükemmel ötesi romanı. kitapta benim adım kırmızıya benzer bi hava var. gerek eski dönemleri anlatması olsun gerekse 1. tekil şahısla anlatım olsun bana fazlasıyla benim adım kırmızıyı hatırlattı. ancak yine de bir solukta okunabilecek, her kütüphanede olması gereken bir kitap her zaman çok eskilere özlem duyanlara şiddetle tavsiye edilir.
aslında hiçbir sıfata ve tanımlamaya ihtiyacı yoktur aşkın, çünkü başlı başına bir dünyadır. ya tam ortasındasındır, merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde...
aşk o yanındayken onu görememektir.
ona seni seviyorum diyememektir.
o yanındayken nefes alamamaktır.
onun yerine ağlayabilmektir.
onu düşünmeden yaşayamamaktır.
o olmaktır.
ve ona kavuşamamaktır.
en yontulmamış haliyle, cinsel isteğe bir kılıf, soyunu devam ettirerek dünya üzerinde kalıcı olma güdüsü.
Bir hakimiyet oyunu, kaybedersen kendin için üzüleceğin.
her şeyi keşfettiği gibi insan bunu da keşfetmiştir. bazen keşfettiğine pişman olur, bazense o kadar büyük, büyülü bir şey keşfetmenin keyfinden dolayı kendinden geçer.
21. yüzyılımızın gençlerinin kendisini sex yapmak zannettiği oysa ki çok mükemmel bi duygu olduğunu bilmedikleri muhteşem bi histir. Aşkı yaşayan bilir ve yaşatan insana göre değişir.
ya böyle...
aşk aslında...
salaklaşmaktır bence.
geldiği zaman salak salak gülümsemektir. mantıksızlaşmak, hırslardan arınmak, saflaşmak, salaklaşmaktır.
ve aşk, o esnada yaptığın saçmalıklardır. manyaklıklardır.
işin kötüsü de şudur ki; gece var olan coşkun bitmiş gitmiş olur ya hani sabah kalktığında... ya da sarhoşken, kafan çok güzelken uyuyunca, karın ağrısıyla kalktıktan sonra "bir daha içimicem lan" dersin ya...
aşk geçicidir yani.