buluşalım dedi, tamam dedim. elimi tuttu, elini tuttum. ayrılalım dedim, tamam dedi. elini bıraktım, elimi bıraktı. birleşelim dedim, bekleyelim dedi. bekleyemem, bitsin dedim, sen bilirsin dedi. birleşelim dedi, zaman dedim. birleşelim dedim, tamam dedi. ve birleşmemizin üstünden iki koca sene geçti. o askerde bense her akşam telefon başında bekliyorum. seni seviyorum aşkım diyor, ben de seni seviyorum aşkım diyorum.
aşk... sadece bir yanılsama. merak etmek, tıpkı kilitli, üzeri yosun tutmuş tuhaf bi sandığın içeriğini merak etmek, özünü görmeyi istemek gibi bişey. Sandık boş çıkabilir, bekleneni vermeye bilir, yada sandığın içeriğine, merakın verdiği sarhoşlukla dahada bağlanılabilir. herşey veysel de bitiyor anlaşılabileceği gibi. onu çekici kılan sadece gizemliliği...
aşk bir kadının çocuğunu kollarının arasına aldığı zaman, onun ne denli yapayalnız, ne denli çaresiz, ne denli korunmasız olduğunu duyumsadığı zaman, çocuğa karşı duyduğu şeydir.
AŞKIN EN GÜZEL TARiFi BiRDE CAN DÜNDA> Evinin seni içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu fark edeceksin...
> Sokaga fırlayacaksin... i
> Sokaklar da dar gelecek...
> Tipki vücudunun yüregine dar geldigi gibi...
> Ne denizin mavisi açacak içini, ne piril piril gökyüzü...
> Kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
> küçüleceksin...
> Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
> "Önemli olan saglik."
> "Yaşamak güzel."
> "Boş ver, her şey unutulur."
> Sen hiçbirini duymayacaksin...
> Göz yaşlarindan etrafi göremez hale geleceksin...
> Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarinda ölmek
> isteyecek kadar çok seveceksin...
> Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
> "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarin kiyamet kopacakmis" deseler basini
> kaldirip Ne dedin?" diye sormayacaksin...
> Yalniz kalmak isteyeceksin...
> Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak...
> Ikisi de yetmeyecek...
> Geçmişi düşüneceksin...
> Neredeyse dakika dakika...
> Ama kötüleri atlayarak...
> Onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...
> Gittigin yerlere gitmek...
> Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
> Ama bile bile yapacaksin...
> Biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini söylese, kaçacaksin...
> Aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi yasamak için direneceksin...
> Hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksin....
> Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
> Herkesi ona benzetip...
> Kimseyi onun yerine koyamayacaksin...
> Hiçbir şey oyalamayacak seni...
> Ilaçlara siginacaksin...
> Birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan.
> Sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren...
> Bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek...
> Bogazin dügümlenecek, dinleyemeyeceksin...
> Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
> Sabahi iple çekeceksin...
> Bazen de "Hiç günes dogmasa" diyeceksin...
> Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
> Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
> Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çikana sarilmak isteyeceksin
> ...
> Nafile...
> Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
> Rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin...
> Her siçrayarak uyandiginda onun adini söyledigini fark edeceksin...
> Telefonun çalmasini bekleyeceksin...
> Aramayacagini bile bile...
> Her çaldiginda yüregin agzina gelecek...
> Aglamakli konuşacaksin arayanlarla...
> Yüregin burkulacak...
> Canin yanacak...
> Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
> Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
> Onun sesini bir kez daha duymak için yanip tutuşacaksin...
> Defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmedigin için kendinden nefret
> edeceksin...
> Yasadigin şehri terk etmek isteyeceksin...
> Onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerleşmek...
> Ama bir umut...
> Onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu...
> Bu umut seni gitmekten alikoyacak...
> Gel gitler içinde yasayacaksin...
> Buna yasamak denirse...
>
> ****
> Razi misin bütün bunlara...?
> Hazir misin sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
> O halde asik olabilirsin
tam olarak açıklaması kimse tarafından bilinmeyen. insan ilişkilerinde kimi tarafından farklı özellikler gösteren kimisi için aşırı terleme bazıları için kalp dışarı çıkıcakmış gibi atma hissi. vs. vs. önemli olan sadece eros un attığı o oklardan vurulmak vurulduktan sonra kelimeler pat pat dökülmeye başlıyor.
onun gözlerine her baktığında titremektir,
onun sana baktığında ise tebessüm etmektir...
geceleri onu düşünmek;
her an onun gözlerini görmektir...
gece zamanı geç vakitlere kadar yardırıp;
yastıklara sarılmaktır...
bazen kaçamak bir bakış atıp;
bazen ise şu soğuk dünyada kendini onun gözlerinde bulmaktır...
yalnızlıktan üşürken aklına gelir o;
mutluluktan gözlerinin dolmasıdır aşk... (bkz: anlatılmaz yaşanır)
lisede leyla ve mecnun'u işliyoruz. konu doğal olarak aşka geldi. lise hocamız kendisini geliştirmiş biriydi. mevlana'dan ve bir çok yazardan alıntı yapıyordu.coştukca coşmuştu, cümlelerin sonunda bize pencereden dışarı bakmamazı söyledi. yetmiş seksen yaşlarında bir amca gene kendi yaşlarında bir hanım teyzeyi tekerlekli sandelyeyle hastaneye götürüyordu. bir süre izledik. hocamız 'işte aşk budur!' dedi. onbeşinde onaltısında tutkulu aşklar yaşadığımızı öne süren biz avanaklar gerçek aşkı görmüştük. gene hocamızdan öğrendiğimize göre haftada iki defa yağmur yağış demeden, durumları kötü olduğu için bu şekilde diyalize gidiyorlarmış. evet sözlük yazarları ; işte aşk budur
rakı gibi birşey. kimi zaman keyiflendiren, zaman zaman hüzünlendiren, başlanıldığı zaman vazgeçilmeyen.
edit fabala: sabahları uyandığında baş ağrısı yapan.*
televizyonda her gün o'nun şehrinin hava durumunu takip etmek, yağmurluysa "hmm çıkmaz yarın dışarı, evde olur" deyip, işlerini buna göre ayarlayıp, öğlen 1'den akşam 6'ya kadar msn başında oturmaktır.
elif şafak ın mükemmel ötesi romanı. kitapta benim adım kırmızıya benzer bi hava var. gerek eski dönemleri anlatması olsun gerekse 1. tekil şahısla anlatım olsun bana fazlasıyla benim adım kırmızıyı hatırlattı. ancak yine de bir solukta okunabilecek, her kütüphanede olması gereken bir kitap her zaman çok eskilere özlem duyanlara şiddetle tavsiye edilir.