hayatın dinamiğidir. ama sadece uzaktan uzağa varolabileceğini düşünüyorum. birleşmek, kavuşmak için sadece bir çekim aracı. sonrasında şehvet ve sevgi birlikte devam eder. şehvet bitince de herşey biter. sevgi mevgi diyip asabımı bozmayın benim. yok öyle birşey. Ama en güzel aşk da ilahi aşktır. lakin mastürbasyondan penisimiz keratin bağlamışken hiçbirimizin o tarafta bezi olduğunu düşünmüyorum. sabah sabah nerden esti bu mevzu bende. ah ulan natalie !!
(bkz: yalan dostum aşk diye birşey yok)
uyku haplarıyla uyumanıza neden olabilir. haplarıyla dedim çünkü bünyeniz domuz gibi güçlüyse çeyreği normal bi insanı 8 saat uyutan ilaçtan 2 tanesi anca yatıştırır sizin kalbinizi...
beceremediğimdir. bi türlü bi insanı sevip onun tarafından da sevilme işini beceremiyorum. neden olmuyor bilmiyorum açıkçası, tahminlerim de yok. kafa yormak da istemiyorum. olacağına varsın. olmayacaksa da olmasın.
inorganik mitokontrik hormon derken çok ciddiydim. mitokontrik mi gerçekten emin değilim. şu an tamamen uyduruyor da olabilirim. ama hormon yani. çikolatada da var diyorlar aynı hormon. zaten mantıklı bir insana aşk mı çikolata mı diye de sorsanız bu soruya asla aşk diye cevap vermez.
aşk ile mantığın yolları ayrılalı çağlar oldu çünkü. aşkla birlikte zeka, hayal gücü karşısında yere serildi adeta. aşk denen illet hayal gücünün de yardımıyla bizi bir yandan sonsuzluğa heveslendirirken bir yandan da imkansızlığa hapsetti.
aşk mı çikolata mı dedik ya. eğer aşk diyorsanız bu soruya, aptalsınızdır demiyorum tamam. şimdi sizi burda türlü hakaretlere maruz bırakırsam entrynin akıbeti pek hoş olmaz. bugünlerde ne yapsam rüyamda acısını çekiyorum zaten. normal insanlar rüyasında takım elbiseli adamlar, teknolojik toplantı odaları, hareketli karikatürler ve menemen görürken, ben görmek istemediğim insanlarla kendimi aynı mekanda sütlaç yerken ve nihat genç dinlerken görüyorum.
aman neyse eğer o soruya aşk diye cevap verme cesaretini kendinizde buluyorsanız, bu mucizevi aldanışa, hayırlı anormalliğe ve sigortalı, tescilli dengesizliğe hazırsınız demektir.
ben çikolatada ısrarcıyım. ama bunların hepsine de hazırım.
velhasılı aşk tuhaf şey. belki kalbimiz yerine aklımıza uysak, bu tuhaflıktan büyük heyecanlar çıkarabilirdik.
ama aşk hiçbir çağda güvenli bir heyecan olmadı canlarım. var mı aşkın kendisini manasızlığa kelepçelemesini hatta aşağılayıcı bir uslupla imha etmesini göze alabilen?
yoksa;
vücuda herhangi bir yolla giren virüsten daha tehlikeli olabilir.ruhu esir alır.insanı aptallaştırır,serseme çevirir.karşılıklı olduğunda tadına doyum olmaz.
banka kredisine benzer. nasıl bankadan kredi aldığınız gün cebiniz para görür, istediğinizi alırsınız işte aşk da öyledir. ilk günler çok mutlusunuz, uçarsınız sevinçten. gözlerin hiç bir şeyi göremez olur. gel zaman git zaman gerçekler su yüzüne çıkar. artık o eski heyecan kalmaz. önceleri göremediğiniz o hataları, kusurları görürsünüz, problemler başlar. ayrılık kendini gösterir, acı ve acı çekersin.
bankanın kredi geri ödeme zamanı gelir, bazen parayı denkleştiremezsiniz, faizler biner. zorlanırsınız, problemler başlar, aşk acısı kadar olmasa da acı çekersiniz, uykularınız kaçar. aşık olmadan önce faiz oranlarına ve seçeceğiniz bankayı iyi seçin derim.
istatistiki veriler ışığında; uludağ sözlük te dört yılda hakkında 226 sözlük sayfasında 5631 adet, ekşi sözlük te onbir yılda 410 sayfada 10236 adet tanım yapılan ve hala da yapılmakta olan.
insana, allahım bana neler oluyor?! onu düşündüğüm/gördüğüm zaman sanki midemde kelebekler uçuşuyor hislerini yaşatan; en güzel duygu yoğunluğu.
aşk nasıl bir destandırki yazıldıkça bitmiyor, baktığım herkes onu yazmaya devam ediyor, kimisi hüzünlü kimisi ise deliliği hiç bukadar benimsememişçesine coşkulu. belkide aşkın sırrı yazılması hiç bitmeyen bir destan olmasıdır kim bilir.