Seviyorsunuzdur temiz duygularla, ona bağlanmışsınızdır. Konuşmadığınız zaman içinizde anlam veremediğiniz bir sıkıntı oluşur. Karşı cins tarafından pek albenisi olan bir tip değilsinizdir, her zaman ilk izlenimden kaybedersiniz siz, daha fazlada incelemez kızlar sizi. Yine böyle bir olay olur, ama siz bağlanırsınız. Çok seversiniz . Kız sizle ilgilenmez, o gün gelir. Tüm kibarlığınızı takınır, eliniz biraz titresede sağlam durmaya çalışırsınız. O an gelir ve kıza açılırsınız. Hevesle başladığınız konuşma 1 peçete ve gözyaşları eşliğinde devam eder. Ayrılırsınız kızın yanından ve uzun bir süre kurtulamazsınız gerçekten aşık olduysanız. Seneler bile sürebilir, seneler... Sonra yakışıklının teki gelir, kızı götürür. Siz kaybedensinizdir. Kısacası aşk, prensin gelip prensesi götürmesidir.
insana insan olduğunu hatırlatan, kimi zaman acısına dayanamayıp ölmek istememize kimi zaman da mutluluktan sokaklara düşüp şarkı söylemek istememize neden olan hede. *
hakkında 5648.bununla 5649 entry girilmiş.yine de bana mısın demiyor pezevenk.çok ukala olur kendisi çok.hakkında hep koşulsun ister; ama ortalıkta göründüğü yoktur.
milyonlarca müzisyenin, ressamın, yazarın, şairin, çiçekçinin, kısacası sanatçının ekmek teknesidir, aşk.
aşk olmasaydı, çiçekçi çiçeklerini kime satardı? ya da aşk olmasaydı çiçekçi olur muydu?
belki de seks kavramını hiç tatmamış ve bilmemiş olsaydık, cinsel dürtümüz olmasaydı aşk dediğimiz kavramı da yaratamazdık. çünkü aşk şehvetsiz, ihtirassız, tutkusuz düşünülemez. şuana kadar sözlükte aşkla ilgili 5645 tane entry girilmiş. bırakın sözlüğü bir sürü sıradan insanın ya da düşünür ve yazarın aşkla ilgili belki de milyonlarca satır tutacak hikayeleri ya da anlatıları mevcut. şairane anlatımla yüreğimizi burkan aşk hikayelerini getirin gözünüzün önünüze. acaba ferhat hiç seksle tanışmamış olsaydı o koskoca dağları deler miydi. ya da shakespeare ihtirasın tadını almamış olsaydı romeo ve juliet'i yaratabilir miydi?
Aşk; yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen.
Aşk; bazen bir zaman hatasıdır.
Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara.
Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır.
Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak...
Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.
Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır.
Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen
iki savaş çocuğu gibi kalmaktır.
Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir.
Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi
kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır.
Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını.
Aşk; vazgeçmektir gözlerinden.
Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır.
Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir.
Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir.
Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır.