aşk, o'nu görmediğin bütün bir gün o'nu hayal etmek, keşke karşımda olsa da gözlerimi hiç ayırmadan baksam demek, karşında olduğunda ise gözlerinin içine bakamamak, orada başkalarını görmekten korkmaktır..
çeşitli nörokimyasalar aktiviteler, reaksiyonlar ve hormonal denge değişimleri sonucu oluşan duygu. abartlımasının sebebi evrimin bir çeşit oyunudur daha modern bir toplum daha teknik bir toplum ve daha samimiyetsiz duygular ve bu samimiyetsizliği bastırmaya çalışan aşıklar maşuklar vesaireler.
herkesin zamanında ya da şimdi hastası olduğu bir ünlü mutlaka vardır. scarlet, mia farrow, gülşen bubikoğlu, aydan şener,norah jones, kate winslet... uzar gider bu. kadınlar da kendilerine göre yapsınlar listelerini.
şöyle söyleyim o ünlü çıkıp gelse; siz, sevgiliniz kim olursa olsun; bırakıp onu tercih edersiniz. böyle biri her insanın zihninde vardır.
peki bir kızı sırf bu ünlü için reddettiğiniz oldu mu? 'kusura bakma ama ben mia farrow u seviyorum. her ne kadar onun benden haberi olmasa da ölene kadar onu bekleyeceğim'. hiç böyle dediğiniz oldu mu? olmadı di mi?
o zaman şöyle diyoruz gencolar:
'demek ki aşk elindekiyle yetinmekmiş.'
buradan aslında aşkın olmadığı yorumu da gayet rahat çıkabilir.
cehennem bekçisi sorar ;
-bu ne yapmış ?
-öldürmüş .
-atın ateşe yansın !
-bu ne yapmış ?
-kesmiş .
-atın ateşe yansın !
-eee bu ne yapmış ?
-sevmiş .
-ßırakın o zaten yanmış ..
piyasada artık ısmarlama olan türleri mevcut lakin siz her daim orijinal olanına başvurun. tükeniyor diye de korkmayın sakın! ne diyor şarkıda hem? "aşk hiç biter mi?" öyle lan, hakikaten de öyle. tabi aşk anlayışınız bir araya geldiğiniz her vakit yiyişmekten ibaret değilse..
vay efendim işte midende kelebekler uçuşuyorsa, her şeyi toz pembe görüyorsan aşıksındır mantığı da yanlış. standardı olan bir hadise değil ki bu. evet bunlar kalender olan yan etkileri ama her üç kişiden ikisinde de görülmüyor. e o zaman bizim elemanımız aşık olmamış mı oluyor? (evet sizin için araştırdım bizzat) demek istedğim, o da değil aşk. yani aslında aşk herhangi bir şey değil ki. sanalı, yanalı, gerçeği, imkansızı, boyu posu, kilosu, zoru, ölümsüzü, zengini, fakiri, pembeleşinceye kadar kavrulmuşu, kısası, uzunu yok. önüne gelen tüm sıfatları sıfırla çarpacak kadar küstah bu meret. sadece bünyenize zerk ediyorsunuz, nasıl etkiler yaratacağını bilmeden hem de.
velhasıl-ı kelam, taklitlerinden sakının efendim. yoksa sadece kendinizi kandırmış olursunuz. zaten dört bi'yanımız sahteliklerle doluyken en azından aşkın sadece "aşk" olduğunu bilerek yaşayın. ya da ne bileyim ben, en yakın sağlık kuruluşuna felan başvurun.