"halkların dili olan radyomuz,faşizme karşı olan radyomuz,antiemperyalist olan radyomuz ve antikapitalist olan radyomuz.gün itibari ile içinde bulunduğumuz zaman dilimi yani türkiye tarihinin yüz karası; "faşist 12 eylül darbesi" nin yapıldığı güne iştirak etmekteyiz.
gönül isterdi ki bu toplumun yüzkarası olan "darbe" nin adını hiç anmasaydık lakin anıyoruz ve andırıyoruz ve unutmuyoruz ve unutturmuyacağız.
bu ülkede sol var olduğu sürece kimse bu darbeyi unutturamaz ve bizde sevgili dostlar bu faşist darbeyi bir kez daha hatırlatmak için ya da unutmadığımızı göstermek için saatler 12 eylül 2009 gecesi 23 00 ü gösterdiğinde sevgili barva ile bir program yapıcağız.
bütün radyo sol severleri ve sol duyarlı yurtaşlarımızı aramızda görmekten memnun oluruz.
radyol sol ailesi"
"UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ"
zaten eti ne budu ne olan ülkemizi elli yıl öncesne götüren , herkesimden insana çok acılar çektiren faşist düşüncelerin kaçınılmaz sonucu olan , demokrasi kelimesinin tamamen silindiği olaydır. allah bir daha başımıza darbe falan vermesindir.
ilkokul 3 sınıfta öğretmenimizin "dışarda sıkıyönetim var bizde içerde sıkıyönetim yapacaz" deyip 3,4 ve 5. sınıfta ağzımıza sıçmasının başlangıç tarihidir.Dışardaki miletin ağzına gerçekten sıçmıştır ama sağolsun içerdeki bugünlere gelmeme sebep oldu.
marmaris dolaylarında, vicdanını yağlı boya çalışmaları ile aklamaya çalışan biri daha vardır ki, hiçbir zaman, hiçbir beyaz boya ile aklayamayacağı bir geçmişe sahip...
yeni kurulmuş, kEndi kendine demokrasi ne cumhuriyet ne sorularının cevabını bazen acı çekerek bazen sevinerek el yordamı ile bulmaya çalışan bir halkın ve o genç ülkenin kapitalist enternasyonale eklemlenmesi için yapılan son düzeltme vuruşu. iç savaş ortamında kullanılan korporatif ve işbirlikçi; kapitalizmin ve emperyalizmin piçi faşistler ihaleyi tamamlayamayınca orduya ihale edilmiş, ordu da elinin ayarını doğal olarak bilememiştir. o genç ülke de darbecilerini asmayıp beslemiştir.
kendisini eleştiren ulusalcı bir tayfanın hala darbelerden medet ummasını engelleyememiş sürecin başlangıç tarihi. yani "12 eylül kötü ama bugün darbe olsa fena da olmaz hani" diyebilen bir kesimce eleştirilmesi herhangi bir samimiyet kırıntısı barındırmamaktadır.
iDAM EDiLENLER
Adı Soyadı
Tarih
Yer
Necdet Adalı (sol görüşlü)
7 Ekim 1980
Ankara
Mustafa Pehlivanoğlu (sağ görüşlü)
7 Ekim 1980
Ankara
Serdar Soyergin (sol görüşlü)
25 Ekim 1980
Adana
Erdal Eren (sol görüşlü)
13 Aralık 1980
Ankara
Cevdet Karakaş (sağ görüşlü)
4 Haziran 1981
Elazığ
Veysel Güney (sol görüşlü)
10 Haziran 1981
Gaziantep
Ahmet Saner (sol görüşlü)
25 Haziran 1981
istanbul
Kadir Tandoğan (sol görüşlü)
25 Haziran 1981
istanbul
Mustafa Özenç (sol görüşlü)
20 Ağustos 1981
Adana
ismet Şahin (sağ görüşlü)
20 Ağustos 1981
istanbul
Seyit Konuk (sol görüşlü)
13 Mart 1982
izmir
ibrahim Ethem Coşkun (sol görüşlü)
13 Mart 1982
izmir
Necati Vardar (sol görüşlü)
13 Mart 1982
izmir
Fikri Arıkan (sağ görüşlü)
27 Mart 1982
Ankara
Sabri Altay (adli suçlu)
23 Nisan 1982
Adapazarı
Cengiz Baktemur (sağ görüşlü)
30 Nisan 1982
Elazığ
Şahabettin Ovalı (adli suçlu)
12 Haziran 1982
Sinop
Ednan Kavaklı (adli suçlu)
18 Haziran 1982
Ankara
Ali Bülent Orkan (sağ görüşlü)
13 Ağustos 1982
Ankara
Veli Acar (adli suçlu)
13 Ağustos 1982
Isparta
Eşref Özcan (adli suçlu)
19 Ağustos 1982
Kayseri
Halil Fevzi Uyguntürk (adi suçlu)
29 Aralık 1982
Afyon
Kazım Ergun (adli suçlu)
29 Aralık 1982
Akşehir
Muzaffer Öner (adli suçlu)
29 Aralık 1982
Amasya
Adem Özkan (adli suçlu)
13 Ocak 1983
Balıkesir
Hüseyin Çaylı (adli suçlu)
13 Ocak 1983
Afyon
Osman Demiroğlu (adli suçlu)
13 Ocak 1983
Isparta
Ahmet Mehmet Uluğbay (adli suçlu)
22 Ocak 1983
Akşehir
Ali Aktaş (siyasi)
23 Ocak 1983
Adana
Duran Bircan (adli suçlu)
23 Ocak 1983
Denizli
Levon Ekmekçiyan (Asala)
28 Ocak 1983
Ankara
Ramazan Yukarıgöz (sol görüşlü)
29 Ocak 1983
izmit
Ömer Yazgan (sol görüşlü)
29 Ocak 1983
izmit
Erdoğan Yazgan (sol görüşlü)
29 Ocak 1983
izmit
Mehmet Kambur (sol görüşlü)
29 Ocak 1983
izmit
Ahmet Kerse (adli suçlu)
30 Ocak 1983
Gaziantep
Rıdvan Karaköse (adli suçlu)
5 Şubat 1983
Akşehir
Cavit Karaköse (adli suçlu)
5 Şubat 1983
Akşehir
Süleyman Karaköse (adli suçlu)
5 Şubat 1983
Akşehir
Fatih Laçinligil (adli suçlu)
24 Şubat 1983
Keşan
Faik Görünmez (adli suçlu)
24 Şubat 1983
Kilis
Mustafa Başaran (adli suçlu)
30 Mart 1983
Edirne
Hüseyin Üye (adli suçlu)
30 Mart 1983
Nazilli
Şener Yiğit (adli suçlu)
20 Nisan 1983
Isparta
Cafer Aksu Altıntaş (adli suçlu)
20 Nisan 1983
Ordu
Abdülaziz Kılıç (adli suçlu)
26 Mayıs 1983
Edirne
Halil Esendağ (sağ görüşlü)
5 Haziran 1983
izmir
Selçuk Duracık (sağ görüşlü)
5 Haziran 1983
izmir
ilyas Has (sol görüşlü)
6 Ekim 1984
izmir
Hıdır Aslan (sol görüşlü)
24 Ekim 1984
izmir
işte bu kadar vatan evladının canına mal olmuştur. ha tek suçlu kenan evren demek de vicdansızlıktır. darbeyi yapandan çok yaptıran suçludur. bu çocukları sokağa süren, akan kana engel olmayıp da bu çocukların idamına sebep olan alparslan türkeş, süleyman demirel ve bülent ecevit de en az kenan evren kadar suçludur. ha darbeden sonra ne yaptılar? süt dökmüş kediye döndüler, kuzu kuzu ne emredildiyse yaptılar kendi canlarını kurtarmak için. madem bu dava uğruna ölünecek bir davaydı neden siz de o davanın liderleri olarak ölmediniz? yok gerekirse geri adım atılacak bir davaydı neden son ana kadar inatlaştınız da bunca insanın ölümüne sebep oldunuz? her ne kadar yapılan uygulama yanlış olsa da malesef ki bu darbe gerekliydi. insanların helalleşmeden sokağa çıkamadığı, üniversitelerin bilim yuvası sıfatını tamamen kaybedip anarşi yuvası olduğu, devletin bütün mevkilerinin kutuplaşma şeklinde ele geçirildiği, milletin bir birini yediği bir dönemdi. demokrasiyle çözüm mümkün değildi ve devletin bekası milletin bölünmez bütünlüğü yapılacak müdahaleye bağlıydı. evet bedeli çok ağır oldu ama yapabilecek bişey yok hak etmiştik bu cezayı çekmeye. olan ise yukarda sayılan vatan evlatları başta olmak üzere 5000 sağcı, 5000 solcu, bunların ailesi yakınları ve mazlum halka oldu.
faşist cuntanın 29. yıldönümü.Ülkemizin bir kez daha faşizmle sindirilmeye çalışılmasının yıldönümü , gençlik hareketinin gençlerle birlikte yok edilmesinin yıl dönümü , gelcegin söndürüldügü gün, kapitalist sisteme uyumun, işkencelerin, gözaltıların yıldönümü..sistemin kendini kutsamasının şanlı günü.12 eylül, neoliberal sömürü ve yıkım politikalarının yol açtığı yoksulluğun her geçen gün büyümesidir..12 eylül gericiliktir, 12 eylül bir ülkenin insanlığının yokedilip robotlaştırılması harekatının başlangıç tarihidir.gencecik yaşamların akıp gittiği gün.darbecilerin halen yargılanmadığı ve yargılanmasını talep edenlerin de halen terörist sayıldığı, tarihimizin en kara günü.
o günlerde işkence yapanlar şimdi birilerinin babası ,dedesi, dayısı amcası olarak normal hayatlarını yaşıyorlar . bu bana çok ilginç gelmiştir. aillerine ne anlatıyorlar nasıl açıklıyabiliyorlar yapılanları.
feysbukta haydi 1 milyon kişi olup dünyaya gösterelim gücümüzü gibi saçma sapan işler peşinde koşan güzide türk gencinin ortak doğum günüdür. ben çok düşündüm, yunanlar bir genç öldü diye günlerce polisle çatıştı, biz de burdan feysbuk aracılığıyla destek verdik, bush'a ayakkabı fırlatan adamı bağrımıza bastık, ama nedense ankara'da o öğrencileri esnafla polis beraber coplarken sadece televizyonun karşısında oturmakla yetindik. demek ki kanıtlamaya çalıştığımız kadar duyarlı değiliz, daha doğrusu sikimizde değil.nice mutlu seneler bizlere, hepimize. *