Döviz kuru, savaş, corona morona derken mart geldi. Böyle böyle daha ne olduğunu anlamadan eylül de gelir aralık da gelir. Sanki elime bi kitap alsam daha kapağını açamadan 2021 gelecekmiş gibi hissediyorum. Ne iğrenç bi durum.
Kış hiç gelmeden bitti, ben buna çok üzülüyorum. kazaklarım, evde giydiğim eşofmanlarım vs çoğu dolaptan çıkamadı bile, hiç gerek duymadım, bazılarının varlığını bile unutmuşum hatta.
Geçenlerde ben tişörtle dolaşabildim dışarıda, hiç üşümeden, şubatın ortasında!
sınıf arkadaşlarından birinin, kardeşlerimin hepsinin,eski sevgililerden sadece birinin, iki ev arkadaşının ve üye olduğum her ne zımbırtı yer varsanın kutladıkları bir gün işte; doğum günüm. karlı, vıcık bir ankara gününde,milli kütüphanede, homo sapienslerle ilgili sunumu hazırlayarak girdim böyle bir güne. peh ne zevkli ama.
martenickaların takılmaya başlandığı gündür. şahsen sabah saatlerinde derse giderken taktım. martenicka aslen bir bulgar geleneğidir. kökeni hakkında bir çok rivayet olsa da en yaygını baharın gelişi ile birlikte bereket,canlılık ve saflığı simgelemesidir. aslen bir hristiyan geleneği olsa da tüm iyi niyetimizle biz de takıyoruz işte. ne yapayım yani hristiyan geleneğiyse önemli olan benim için ne ifade ettiği. saflık,bereket,kan,can her insan için aynı anlamı taşıyor nitekim.
martenitsa taktigimiz ilk gundur. kirmizi beyaz iplik baglanir bileginize. beyaz temizligi kirmizida bereketi simgeler. leylek gorunce cicek acmis bir agaca baglanir martenitca. baglanirkende dilek tutulur. boyle yuz yillardir devam eden bir gelenektir bu. bulgaristana has birseydir ayrica baska yerde yok... guzel bir gelenektir.