öğrencilerin boş olarak girip çıktığı sistem. ilkokulda ve özellikle ortaöğretimde * öğrencilerin kendi kendilerini yetiştirmesi gerekiyor. o meziyet de sadece bir kaç bin öğrencide varsa vardır 15 milyon öğrenci içinde. onlar da zaten kendilerini hem okul derslerinde hem de girdikleri sınavlarda belli ediyorlar. ya gerisi nereye gitti? öğrenciler aslında çalıştıkları zaman yapacaklarını bilmiyorlar. ti'ye alıyorlar. genç sonuçta bunlar. bunları doğru yola getirmesi gereken bir okul bir de anne babaları var. okul görevini yapsa anne baba saldım çayıra diyor. veli toplantılarına gitmiyor. çocuğunun mesajlaşırken ders çalıştığını zannediyor. daha doğrusu ağaç yaşken eğilmiyor ülkemizde. çocuklar 4-5 yaşlarından itibaren, ya da en geç 6-7, bir yerlere yönlenmeye başlamalılar. çok büyük zeka geriliği olanlar hariç. onların sağlık problemleri var. elden bir şey gelmiyor maalesef onlara özel okullarda onları okutmaktan başka. ama diğer zekası düzgün olanlar için bu koşullar tanınmalı devlet tarafından. ne bileyim en azından bir anaokuluna gitmeli çocuk 1.sınıfa başlamadan önce. yani bu tarz şeyler sadece türkiye'nin batısına özgü zannediliyor. pekala doğu kesimlerimizde de bunlar yapılabilir. o insanlar da bu topraklarda doğmadı mı? bu toprakların vatandaşı değil mi? tek fark onlar daha bilinçsiz. bunda da onların hiçbir suçu yok. doğu görevini sürgün olarak gören batı'dakiler değil mi? ha canım pkk var oralarda, o adamlar da pkk yandaşıdır diyerek bakmayalım olaya. onların içinde hiç mi doğru düzgün adam yok. onlar da çocukluktan itibaren batıdakiler gibi yetişse veya yetiştirilse batıdaki nesildaşlarından pek bir farkları olmayacak.
özet geçmek gerekirse, her şey ailede bitiyor aslında. aile planlamasının ve aile kurmanın, aileyi idame ettirmenin gerekliliği çocuklara küçük yaşlardan itibaren yaşlarına uygun tarzda öğretilmeli. türk kültürünün ne olduğunu, şarkıların, türkülerin, gelenek ve göreneklerin ne olduğunu, en azından kendi yöresi için öğrenmeli. çocuk ufak yaşlardan itibaren ne bileyim düğünlere götürülmeli veya bir ölü varsa olaylara şahit edilmeli. çocuk bunları ufakken öğrenmeli. insanlarla ilişki kurmasını ve sıcakkanlı olmayı daha büyümeden öğrenmeli. çünkü bu toprakların insanları kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına sıcakkanlı insanlar. kişiler birbirlerine günaydın derler, muhabbet kurmayı severler, dedikodu yapmayı severler. insanı insan kılan dil olayını çözmüştür bizim milletimiz veya bu coğrafyadaki milletler. o yüzden almanya sistemi gibi robot yetiştirilmemeli. sonuçta çocuk büyüyüp bir yerlere geldiği zaman her yerde derdini anlatabilmeli ve toplum içinde kendini anlatabilmeli. bunu yapabilmek için de esas mesele en başta da dediğim gibi aileden geçiyor. ailede çocukla konuşulmalı. çocuk sohbetlere dahil edilmeli. evde bazı işler çocuğa yaptırılmalı. bazı ailelerde de bu var mesela. "aman çocuğum hasta olur, böyle dışarı çıkmasın, aman evladım tozda toprakta oynama" falan. ne gerek var bunlara? insan sadece o yaşlarda oynayabiliyor öyle mekanlarda. başka zaman vakit de bulamıyor, yaşına da uygun düşmüyor değil mi? e o zaman bırakın çocuğu yalın ayak karda yürüsün. en kötü hasta olur, ateşi çıkar. 1-2 gün hasta yatar. bu arada onun da ayrı zevki vardır onu da tadar. annesi başından ayrılmaz. çocuk anne sevgisine alışır. annesinin elinden çorba içer. ev halkı onunla ilgilenir. iyi olur çocuk için. sonra 1-2 günde ayağa kalkar, artık zaten bilir başına ne geleceğini bir daha onu yaparsa. isterse yapar, istemezse yapmaz. sonuçta baskıyla insanlara bir şey yaptırılamaz. insan istediği zaman istediği baskıdan bir boşluk bulup kaçabilir. önemli olan balık tutmak değil tutmayı öğretmek. yani çocuğa bunu yaparsa ne olacağı söylenmeli. ha çocuk yine de onun ne sonuçlar doğuracağını deneyecektir o ayrı mesele. bırakın denesin. tutup da dövmenin manası yok.
ve en son olarak da tam bir özet geçecek olursak; türk eğitim sistemi'yle hiçbir iş olmaz. liselerdeki türk edebiyatı kitaplarında sadece okuma parçaları ve alıştırmalar var. öğretmen olmadan hiçbir şey anlaşılamıyor kitaplardan. velhasıl-ı kelam; bu toprakların kültürüyle eğitildiği zaman çocuklarımız, inşallah güçlü ve dinamik bir türkiye çok yakındır.