Türkiye'de polemikler üzerinden yazı hayatını sürdürmeye çalışan, bu amaçla o gazeteden bu gazeteye iktidar yandaşlığıyla dolaşan bir ismin, metin toker ve ilhan selçuk hakkında yazı kaleme alma cüretini kendinde görmesinin örneğidir. metin toker ismet paşayla, ilhan selçuk 9 mart 1971'de ölmüştü diyor bu polemik ustası. Ancak seviye o denli düşmüş ki; artık polemiklerini ölmüş insanlar üzerinden sürdürüyor. ilhan selçuk, metin toker, uğur mumcu bir inanç uğruna yıllarca mücadele verebilme cesaretleri sayesinde bugün insanların idolü olabilmiş kahramanlardır. O atıp tuttuğu metin toker ankara üniversitesi iletişim fakültesinde onlarca öğrenciye burs veren bir vakıf kurarak öldekten sonra bile bu ülkenin insanlarına hizmet etmiş bir isimdir. ilhan selçuk'un tüm yaptıklarını bir kenara bırakın geride bıraktığı "ziverbey köşkü" kitabı bile bu ülkenin faşizm ile mücadelesinde bir mihenk taşıdır. peki engin ardıç bu ülkenin insanlarına ne vermiştir? hangi mücadelenin adamıdır? hangi eseri, hangi teorisi insanları derinden etkilemiştir? ilhan selçuk için dediği bir başka şey 150000'lik Cumhuriyet gazetesi tirajını 50000'e düşürmüşmüş. cumhuriyetin tirajının nasıl düştüğünü bile anlayamayacak kadar izandan yoksun bu adama söylenebilecek pek bir şey de yoktur. zira o ve onun gibilere laf anlatmak havanda su dövmek kadar yersizdir. son olarak ilhan selçuk'un cenazesinde "faşistlerin" son şovlarını yapacaklarını söylemiş bu adamcağız; faşist görmek istiyorsa biraz etrafına bakınsın, aynaya baksın, resmi gazeteyi okusun, kendi gazetesenin köşe yazarlarını okusun, kanalını izlesin.
ha bu arada milliyet gazetesi ile ilgili "emekli memur gazetesi" saptaması da ayrıca enteresan. iktidar tarafından damat bey vasıtasıyla peşkeş çekilmiş bir medya grubunda yazı yazan bu zat, kendi acınacak hali ortadayken kalkmış başkalarını yeriyor. ne diyelim allah akıl fikir versin ya da en güzeli allah bu adamı bildiği gibi yapsın.