Semih Kaplanoğlu'nun yine içime tam sinmeyen filmi. Bu adamda bir şeyler eksik ama ne? Sanki çok iyi film yapacakmış gibime geliyor her seferinde ama her seferinde ısrarla beni hayal kırıklığına uğratıyor. Bal'da da üçlemenin çok ötesine geçememiş. Karadeniz'in müthiş görselliğini arkasına alarak sanki daha iyi film yapmış gibi bir izlenim bırakıyor insanların kafasında. Ama filmin içinde yayladaki şenliklere çıkınca foyası ortaya çıkıyor. Film orda sarkıyor, dikkati dağıtıyor. O sahne bize yönetmenle ilgili bir ipucu da veriyor: Henüz pişmedim gençler. Ama olacak, iyi filmler çıkaracak, inanıyorum. Şimdi Semihçiğime bir reçete yazıyorum:
-- Bol bol imge çalış
-- imgelerinle bizi yönlendir
-- Vardırdığın yerde de bizi derinlemesine kaldır ve yere vur ki biz de tamam baba diyelim, senin de kapında yatalım.