istanbul

entry6106 galeri ses1
    916.
  1. sadece içinde doğup büyüyenin anladığı, özlediği, kopamadığı; avrupa ile asyayı birleştiren şehir.

    istanbul öyle büyük bir şehirdir ki, kimsenin bir önemi yoktur. herkes kendi dünyasında yaşar. ama bu dünyanın merkezi istanbul'dur. herkesin bir derdi vardır, herkes bir şeylerden şikayetçidir, herkes homurdanır, söylenir. sokaklar kalabalıktır. adım atacak yer bulunmaz. minibüsler, otobüsler doludur. nefes alacak yer yoktur. trafik mutlaka bir yerde sıkışır. mutlaka bir zorluk çıkartır. açık havası kapanır, kapalı havası açar. dışarıdan gelen için zordur, anlaşılmazdır istanbul. "bu mu taşı toprağı altın olan şehir?" dedirtir. onlar asla bilmez...

    istanbul'un vatandaşını, istanbul'dan ayrı koyarsanız, eninde sonunda dönecektir. herkes sessiz sakin, şehrin gürültüsünden uzak bir yere gitmek ister. ama gittikleri yerde daha da huzursuz olurlar. alışık oldukları hayattan uzaktadırlar. insanlara çarpa çarpa yürüdüğü kaldırımları, fırın gibi sıcak toplu taşıma araçlarını, uzun uzun sövdüğü trafiği, o dengesiz havayı; kısaca şikayet ettiği şeyler başta olmak üzere her şeyini özler insan istanbul'un. kendine çeker insanı her daim. eğer burada doğup büyümüşseniz, bu şehire bağlısınız. bu bağı koparamazsınız, yok sayamazsınız. sizi sürekli kendine çeker. ne kadar uzağa giderseniz gidin, son durağınız yine istanbul olur. gitmek istemezsiniz. ayrı kaldığınız günlerden sonra artık bir bütün olarak sevmeyi öğrenmişsinizdir yedi tepeli şehri.

    istanbul'u asla terk edemezsiniz. o sizin bir parçanızdır. belki de en büyük parçanız...
    0 ...