engin ardıç

entry926 ↓ galeri
    340.
  1. harbiden bizi okuyorsa ki inanın beni bir öğrenci olarak hiç ilgilendirmiyor, fakat madem okuyor kendisinin bunu da okumasını isterdim.

    evet biz bu platformda isimsiz, imzasız hiçkimseleriz.

    ama o, o koskoca köşesinde bile, o büyük puntolarla yazılmış ismiyle bile koskoca bir ''hiçkimse''.

    lümpen diye hakir gördükleri arkasından koşadursun...

    kafka, nietzsche, ıstrati, dostoyevski, schopenhauer, çehov gibi kimselerden ahlak kavramını iyice öğrenmiş biri olarak söylüyorum ki...

    piç kurusu lafını etmesi ahlaksızlık değildir. ama alabildiğine bayağılıktır.

    divan edebiyatında methiye düzenlerin de çok seveni vardı... edebiyatımıza isimlerini altın harflerle yazdırdılar hatta.

    fakat tek yaptıkları padişah ve etrafına ''bir dilenci gibi sağlığına duacı olarak'' yalakalık yapmaktı.

    kese kese altının nasıl kazanılacağını bilirlerdi.

    ve onlar da işte böyle alabildiğine bayağılardı.

    tıpkı zat-ı alileri gibi.

    hee şunu da söyleyeyim, eğer bir gün, olur da benim de kendisinin yarısı kadar olsa bile bir köşem olsa, ona burda yazdığımı yazmaktan çekinmezdim.

    belden aşağı vurmazdım onun gibi, çünkü herşeyin bir adabı vardır.

    hakaret etmenin bile.

    tek kelimeyle olanı da ''alabildiğine bayağıdır''. ancak mahalle kabadayılarına yakışır.

    o yüzden bize burda klavye delikanlısı diyenlerin de delikanlılıklarını o süslü, güzel, şaşalı ve bol ilüzyonlu köşelerinden okuyoruz.

    okumaya devam edin, çok şey öğrenirsiniz. her koyun kendi bacağının imtiyaz sahibidir.
    0 ...