türk eğitim sistemi

entry1266 galeri
    157.
  1. Sabah saat 6 buçuk. Gün henüz aydınlanmamış. Bembeyaz örtüye sarılmış şehir. Arabama bindim işyerime doğru yol aldım. Radyomu açtım, duruma uygun şarkı buldum ; Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna. Bir kar tanesi eri ağzımda. Islıklarla eşlik ettim şarkıya, keyfim binbeşyüzdü.
    Sonra yol kenarında, duraklarda, kaldırım boyunca sıkı sıkı giydirilmiş, atkılar sarılıp sarmalanmış,ancak gözleri görülebilen, sırtlarını kamburlaştıracak kadar ağır olan sırt çantalarıyla, gözlerindeki uyku, yorgunluk, bıkkınlıkla öğrencileri gördüm. Henüz 6-7 yaşlarında miniminnacık çocukları gördüm. Sağa çektim arabamı. Bin bırakayım seni okuluna dedim. Korktu belli ki gerek yok dedi. ikna ettim, yola düştük.
    - Okulu çok mu sveiyorsun bakayım sen ?
    - Hayır ama annem zorla yoladı. Ben dedim hava soğuk gitmiyeyim diye.
    - Neyse canım okula gidince ısınırsın artık.
    Sonra sustuk yol boyunca.
    Düşündüm. Ney içindi bunca çaba, fedakarlık ? Öğrenme aşkı mıydı ? Çocuğun söylediğine göre değildi. Ya ne için harcanıyordu bu yıllar okul köşelerinde o halde ? 12 yıl sabah gün ağarmadan gidip akşam yorgun argın eve dönmelerimiz ne içindi ? Senelerimiz ne uğruna tükendi, kafalarımız kimin hangi düşünceleriyle bulandırıldı okullarda ? Bilgi gerçekten okullarda mıydı ? Eğitimin yeri gerçekten de okul mu ? Ne öprendim 12 yıl boyunca ? Ne konuda yetkin oldum ? Kim nasıl eğitti beni sorguladım.
    Sonra okul yıllarımdaki direnişimin haklılığını farkettim.
    Bilgiyse istediğim ; okula gitmemeliydim.
    Ama diplomaysa ; evet okul tam yeriydi.

    Böyle açma sapan düşündüm işte.
    Dedim lanet olsun kendimi okullarda öğrenim gördüğümü sanıp kandırdığım yıllarıma.
    Sen mi eğiteceksin beni lan üç kuruşluk aklınla dedim içimden tüm öğretmenlerime, kustum öfkemi.
    12 yıl beni tek başıma bir kütüphaneye tıksalar, prof olur çıkardım lan oradan diye sitem ettim sisteme.

    Sistem beni duymuyor, cevap vermiyordu.
    0 ...