Hakkaten ya. dokuz sene olmuş bile demek ki. Yarın (16 Kasım) inanmak istemediğimiz ölümünün üzerinden 9 yıl geçmiş olacak. Kürtçe şarkı söylemek istediği için ya da söylediği için kovulan ve adı konmamış sürgününde ölen sanatçı Ahmet Kaya. 9 yıl önce kafasına çatal bıçak atanlar neredeler acaba şimdi? Devlet kürtçe tv kanalı açmış, Bir çok sanatçı konserlerinde kürtçe şarkı söylüyor. Söylesinler tabi, buna muhalefet edecek değilim. Peki o zaman Ahmet Kaya'ya yapılan bu samimiyetsizliğin sebebi neydi. Sanki aradan 9 değil 90 sene geçti. Bugün kürtçe şarkı söyleyerek açılıma destek veren sanatçılar o zaman destek verselerdi keşke ona. Ahmet Kaya'nın o zamanki çıkışından sonra başına gelenler için aklıma gelen tek deyiş vakitsiz öten horozu keserler'dir. Şimdi olsa daha bir baştacı yapılırdı.
ideolojisini bir kenara bırakırsak iyi adamdı Ahmet Kaya. Bir insanı sevmek için yeterli değil midir iyi insan olmak ? Sokakta gördüğü aç bir insana üzerinden çıkarıp pardesüsünü veren bir adamdı. Hatta Yusuf Hayaloğlu da ayıp olmasın diye "ben de biraz para vereyim" dediğinde "ben pardesünün cebine bıraktım biraz, elden versek belki de almazdı" demiştir. Sıcacık bir anı işte. Günümüzde açlıktan ölen gazilerimizi görünce devletin yapamadığını yapmış bir adam işte sonuçta. Askerde iken de belliydi çizgisi Ahmet Kaya'nın. Protest şarkıcı. Ama şu var ki askerliğim sırasında, güneydoğu da bir taburun kantininde Ahmet Kaya'nın çoğu kaseti satılmaktaydı. Kimsenin itirazı yoktu. Ama ibrahim Tatlıses'in kasetleri yasaktı. Varın gerisini siz anlayın.
Hayatınızın belli bir döneminde içiniz onun söylediği şarkılardan birisiyle daha cız etmemişte acırım halinize. Müzik evrenseldir. Çünkü kime hitap ederse etsin aşk aynı aşktır, ayrılık aynı ayrılık, hasret ve özlem de aynıdır. Kaldı ki bir çok şarkısı da ünlü şairlerimizin eserlerindendir. An gelir gibi, hasretinden prangalar eskittim gibi. Sebahattin Ali, Yılmaz Odabaşı, Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Attila ilhan, Mehmet Akif ersoy, Karacaoğlan, Hasan Hüseyin, Enver Gökçe, Orhan Veli, Ataol Behramoğlu, Nevzat Çelik, Ülkü Tamer, Nihat Behram, Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi şairlerin eserlerini şarkılarında kullanmıştır. Bu açıdan bakınca en çok şairler ve şiirler üzülmüş olmalı onun yitişine.
Fazla söze gerek yok. Bunca zaman içimizi cız ettirdiği için, durup birdenbire kendimize getirdiği için, kendi kendimize kaldığımızda en yakın arkadaşımız hatta iç sesimiz olduğu için huzur içinde yatmasını diliyorum. Bunca insanın içine sıcak bir şeyler akıtan birinin huzur içinde yattığına da eminim.
Uyandım seni düşündüm
Birdenbire duvar birdenbire geceyarısı
yanyana geçen geceler unutulup gider mi
Acılar birden biter mi?
Suya hasret çöllerde beyaz güller biter mi
Dikenler göğü deler mi?
Şu kahpe dünya seni bana düşman eder mi
Dostluklar birden biter mi?
Ne sen bulutsun ne de ben yağmur
Ne sen mağrur ne de ben mağrur
Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa?
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız
Derin bir ah çektim
dayanmaz gönlüm hasretine
son nefesimden geçersin
yağmaz gözüm ellerine
Yazdıklarımdan çok daha az
Lüzumundan fazla beyaz
varlığın anlaşılmaz
Tevekkül içinde görkemli sakalı
ve iğreti parkasıyla
Gizlediği macerasıyla
Bir acaip adam yaşardı.