dead poets society

entry256 galeri
    77.
  1. Hemen hemen bütün Peter Weir filmleri gibi golünü son dakikada atan nefis bir filmdir. Elbette filmin bütününe yayılan harika bir konusu, başta Robin Williams olmak üzere tüm o genç oyuncuların harika bir işçilik çıkardıklar görülesi filmdir. Knox Overstreet'in aşık olduğu kızı okulunda bulup ona şiirini okuduktan sonra okulun mutfağından zarif ayak figürleriyle çıkışını hatırlıyorum. Neil Perry rolündeki Robert Sean Leonard'ın bu filmden sonra neden tam gaz zirveye çıkmadığını da Ethan Hawke'ın meşhur olduğunu anlayamadım. Oysa "Bir Yaz Gecesi Rüyası" nda bile filmin içinde tiyatro oynarken bile şahaneydi. Banker çocuğu Charlie'nin okulun müdüründen yediği can acıtıcı dayaktan sonra kendisine "Kendisine derneği anlattın mı Charlie" diyen "Benim adım Nuanda" demesi. Kolay unutulur mu bu film yaaa. Hele ki vizyon gördüğü zaman benim gibi Hayat Açıkhava Sineması'nda seyrettiyseniz, filmin sonunda Todd Anderson'un "Albayım, sevgili albayım" dedikten sonra sıranın üstüne çıkması ve diğer tüm ölü ozanlar derneği üyeleri'nin de onu takip ettiği sahnede tüm salon gibi siz de sanki duyacaklarmış gibi ayakta alkışlayanlardansınız bu film sizin de içinizde ayrı bir köşede usul usul durur.
    1 ...