bim

entry1448 galeri
    111.
  1. itiraf edeyim ki ilk başlarda gerek Zapsugiller'in ortaklığı olmasından dolayı gerekse kazanılan paranın terör örgütü ya da dini çevrelere gitmesinden dolayı hiç benimsemediğim bir firmaydı. Kaldı ki içinde satılan ürünler da dandik dundik geliyordu. Bilinen markaların ambalajlarının taklitleri yapılarak raflara konuyordu. Ama 1995 yılında kurulan BiM bugün tam olarak 2355 mağazaya ulaştı. Artık ne ben görmezden gelebiliyorum ne de diğer discount marketler. Şöyle de açayım, discount marketler bazı masraflarından kısarak indirimli satışlar sunmayı hedefleyen market gruplarıdır. Bugün, krizin de etkisiyle bir çok tanınmış mağaza bu alana yönelmeye başladı. Migros'un Şok'u, Carrefour'un Dia'sı, Kipa'nın Kipa Ekspres'i bunlara örnektir. Ayrıca Adesem, Hakmar ekspres, Onurex, Piyu, Kelepir ve son olarak ta Dim Down bu gruba giren firmalardır. Bim'in satış politikasından önce diğer tanınmış firmaların satış politikasını bu sektörün içinde olan biri olarak anlatayım da bir çok ürünün neden daha ucuza BiM'de satıldığını siz de anlayın. Tanınmış mağazalar, Carrefour, Tansaş, Kipa ve Migros raflarına ürününüzü koymadan önce bu ürünü mağazalarında satılabilmesi için üretici firmadan bir bedel alırlar. Bu dolar üzerinden ve firmanın büyüklüğüne göre 1000 - 3000 $ arasında değişen bir meblağdır. Yani yeni bir meyvesuyu çıkardınız diyelim. Vişne, Şeftali, Kayısı ve Portakallı çeşitleriniz var. Bunların herbiri ayrı bir barkod numarasına sahip olduğu için mağaza giriş bedeli de 3000 $ X ürün sayısı olarak hesaplanır. Sonra bu da yetmez. Bir de raf bedeli vardır. Öyle ya, market sizin malınızı satacak ve siz de para kazanacaksanız eğer, bunun da bir bedeli olmalıdır. Bunun için de malınız rafa girdiğinde de bir bedel alınır. Bu bedel mağaza giriş bedelinin % 10'u kadardır. Fakat malınız belli bir süre içinde satılmıyorsa, mağaza bu ürünü raftan kaldırabilir. Gerekçesi ise "Senin malına ayırdığım yerde ben satılabilecek başka bir ürün bulundurum" olur. Raf bedeli olarak ödediğiniz para ise markette kalır. Bunun içindir ki bir firma ki özellikle gıda ürünleri üreten firmalar yeni bir ürün çıkardığında siz bunu genellikle ilk önce bakkal, mini market gibi yerlerden alarak denersiniz. Üretici firmalar da haklı olarak tutmayacak ve denenmemiş bir malı bedel ödeyerek zincir mağazalara sokmak istemezler. Bunun dışında zincir marketler mağaza sayısına göre üretici şirketten iskonto talep ederler. Bu, üreticinin firmanın o mağazaya açmış olduğu sabit bir protokol iskontosunun yanında bir de dönemsel olarak tanımlanan promosyon iskontolarını içerir. Örnek vermek gerekirse a firmasının tüm ürünleri % 10 iskonto ile x zincir markete tanımlıdır. Bundan tüketici etkilenmez. Ama 20.04 - 30.04 arasında kremalı bisküvilerde ilave olarak % 8 iskonto tanımlanır. Bundan tüketici faydalanır. Çünkü amaç zaten satışı arttırmaktır. Bununla birlikte kimi zaman gazetelerin içinden çıkan mağaza dergileri de üretici firmaya içinde bulundurduğu ürüne göre fatura edilir. Yani elinize aldığınız dergide A Firmasının peynirinde ucuzluk olduğunu gördüğünüz anda bilin ki alışveriş yapacağız market o ürün için o firmaya güzel bir fatura kesmiştir. Bu da yetmez gondol başları dediğimiz reyon başları da üretici firmalara parayla satılır ya da kiralanır. Son olarak belli bir ürünün mağaza içinde piramit şeklinde yığıldığını görürseniz bilin ki o firma markete bir bedel ödemiştir. Ayrıca mağaza içinde kırılan, dökülen, yenip te bırakılan pek çok ürün de üretici firmaya iade edilir. işte tüm bu bedeller üretici firmaların fiyatlarını belirlemesinde rol oynar. Konumuza dönecek olursak, BiM Mağazalarında zaten zengin bir raf sistemi olmadığı için üretici firmalardan bu bedeller alınmaz. Ayrıca mağaza giriş bedelleri de ya alınmaz ya da çok cüzi miktarda alınır. Bim yönetimi üretici şirketlerden bütün bu bedelleri almadığından dolayı daha düşük bir fiyat talep eder ve alır da. Sonunda ne olur? Benim Tansaş ya da Kipa'dan 5,4 liraya aldığım Lipton demlik poşetini Bim'de aynı barkod numarası ile 3,5 liraya alabilirsiniz. Bu yüzden sizi düdükleyenin sadece üretici firmalar değil bizzat alışveriş yaptığınız zincir mağaza olduğunuzu bilmenizde de yarar var. Kazanılan paranın başka kanallara gitmesi konusuna gelince, bu konuda da ilgili spekülasyonların büyük mağazalarca atıldığına dair ciddi kuşkularım oluşmaya başladı. Gündeme göre Bim'in paraları ya PKK'ya gidiyor ya da israil'e çünkü. Diyelim ki öyle, peki ya ötekilerin. Ben hiç Migros çocuk esirgeme kurumu görmedim. Ya da Tesco Kadın Sığınma evi. Uzun lafın kısası böyle bir durum varsa bile bunun denetimi ya da engellenmesi devletin sorumluluğu altındadır. insanların 3 kuruş para kazandıkları günümüzde idealizm de eve getirilmeye çalışılan para ile alakalı ve insanlar ellerine geçen bu parayla en çok şeyi ailesine getirmek istiyor. Aksi olsa büyük zincirler de discount mağazalara kayış göstermezdi.

    Bununla birlikte BiM, 2008 yılından sonra pek çok elemanını A 101'e kaptırdı. Hatta bunların arasında beyin takımı da var. A 101'in kurucuları Singapur, Asya katılım bankası, Balsu Gıda ve Azizler Holding idi. BiM'in kurucuları arasında da bulunan Azizler Holding ve Balsu'nun sahibi olan Aziz ve Cüneyd Zapsu kardeşler var. Bu grubun ilişkisi bugün BiM'le tamamen kesilmiştir. Fakat A 101 formatını bu kadar BiM'e benzetince BiM bundan rahatsız oldu ve tedarikçi firmaları A 101 ile kendi aralarında bir tercih yapmaya zorlandı. Bir tarafta 2.355 mağazalı BiM ve henüz çiçeği burnunda 280 mağazalı A 101 olunca ibre bim'den yana ağır basmaya başladı.
    8 ...