önümüzdeki yüz yıl (en az) için yapılan küresel programda önemli bir yeri oldugunu düşündügüm ülke.
son israil saldırıları da bunun yolunu açmaktan öteye bir vazife ifa etmemiştir.
şimdi..
israil ülkesi, kendisine hiçbir, tekrar ediyorum "hiçbir" yarar sağlamayacak bir saldırıya girişiyor. bunu dünya kamuoyunun (ve dahi kendi kamuoyunun) tepkisini çekme pahasına yapıyor. arap dünyasından ses çıkmıyor. iran'dan çatapat sesler çıkıyor.
ama türkiye gürlüyor.
bu gürleme yankısını buluyor; tüm islam dünyasında "yaşasın türkiye" nidaları yükseliyor.
hatta suriye'de "tayyip çok yaşa" sloganları atılıyor.
türkiye kendisini "islam ülkelerinin lideri" olmasa da, "adayı" konumunda buluyor.
staj yapıyor...
peki bu kötü müdür? bilemiyorum.
sadece bir oyuncakçıda gördüğüm manzarayı anlatmak istiyorum..
bahsettiğim oyuncakçı, ankara'nın en büyük alışveriş merkezlerinden birinin içindeki çok çok büyük bir oyuncakçı.
neredeyse bir saat süren gezinmelerim sonucunda bir camekanın önüne geliyorum.
ve donup kalıyorum!
herkesin bildiği kimi ateş eden, kimi bomba atar vaziyette donup kalmış plastik askerlerden oluşan iki oyuncak takımı (yani ordu) karşı karşıya konmuş.
bir çocuğun ilgisini çekebilecek herşey var. hatta benim gibi bir yetişkinin.
ama tüyler ürperten bir ayrıntı var..
her iki ordunun da (yine plastikten) bayrakları var.
o bayrakların biri ay yıldız.
diğeri amerikan bayrağı.
sadece şunu düşündüm:
benim günlerdir alver ettiğim, "acaba mı?" diye kendi kendime sorduğum sorunun cevabını "oyuncakçı" çoktan bulmuş..
o oyuncağı üretmiş.
piyasaya sürmüş.
mağaza da camekana koymuş...
aslında sorun bu da değil.
beni ürperten; aynı oyuncakların, benim oynadığım zamanlarda, yani yirmi yıl kadar önce...
üzerlerinde sovyetler birliği...
ve amerika bayrakları taşıması.
garip bir dünyaya doğru ilerliyoruz.. ama ben bunun "sürüklenme" olmadığı kanaatini taşıyorum.
işini bilen birileri var bir yerlerde.
kesin..