Limandan demir alıp haftalarca süren deniz,kanal,okyanus geçişlerine, günlerce sadece o uçsuz bucaksız maviye bakarak gitmeye duyulan özlemdir. Karada geçen her gün insanı paslandırıyor; uzun yolun, o bitmek bilmeyen seferlerin dinginliğini hiçbir şey vermiyor. Karada öyle bir daraldım ki gemideki absürtlükler bile gözümde nostalji oldu.
Süvarinin televizyon sevdası yüzünden elimde telsizle miyar güverteye fırlayıp donarak Halk TV ayarlamaya çalışmayı, adamın sürekli "elinde telsizle anten ayarı yapalım" diye beni miyara çıkartmasını özledim. Hintlilere bilerek inek eti yedirip gemide kutsal savaş başlatan o gaddar aşçının arkasını toplamayı, Hintlilerin okyanusun ortasında günlerce bitmeyen o vırvırlarını çekmeyi özledim. En çok da o uzun sefer boyunca sigara dağıtım gününden önce sigara dilenmek için günde 50 kere kapımı çalanları özledim.
Karada normal insan dertleriyle uğraşacağıma, uzun yolda okyanusun ortasında deliler hastanesi yönetmeyi tercih ederim. Acil ayağımda ne sıkıntı olduğunu bulsalarda iyileşip bir uzun yol kontratı bulup da pruvayı meçhule kırsak, buralar bize göre değil.