Bürokrasi asla gerçeklik içinde yaşayan insanlarla ilgilenmez; bu nedenle toplumu ve canlı olan herhangi bir varlığı anlama yeteneği inanılmaz derecede zayıftır. Bürokrasi için, gerçeklik içinde yaşayan Ayşe Öztürk diye birisi yoktur. O kişi aslında kayıt dosyalarının içinde var olan hayalî bir varlıktır. Bürokrasinin bu hayalî varlıkla bağlantı kurabilmesinin tek yolu, gerçeklik içindeki Ayşe Öztürk'ün o hayalî varlıkla ilgili bir işlem yapmasıdır.
Bürokrasi, organik olarak beliren fe-nomen¹lere karşı olduğu için, ya da bir başka ifadeyle yapay olduğu için dünyayı manipüle edebileceği kontrollü bir maddeye dönüştürmek zorundadır. Bürokrasi gerçeğin bir kopyasını yaratarak gerçeği bu kontrollü madde üzerinden tanımlamaya çalışır. Tam da bu yüzden resmî işlemleriniz sırasında sizden isminizi büyük harflerle yazmanız talep edilir; benzer şekilde national ıd card'ınız, driver's license'ınız ve banka kartlarınız üzerinde isminiz büyük harflerle yazılıdır. Çünkü küçük harflerle yazdığınız isim, gerçeklik içindeki sizi ifade ederken, büyük harflerle yazılı isminiz, kayıt dosyaları içinde sizinle bağlantılı olarak var olan hayalî, bürokratik varlığınızdır.
(1) emergent phe-nomena
---
Bürokrasi, istese de, isminizi küçük harflerle yazamaz, çünkü Roma döneminde kimse küçük harflerin ne olduğunu bilmiyordu, çünkü küçük harfler yoktu. işte bu yüzden büyükbaşlar, teorilerini asla gerçek dünya veya gerçeklik içindeki insanlarla karşılaştırmaz. Bunun anlamı, günümüzde toplumu yönetme biçiminize dair planlarınızın hiçbir somut gerçeğe dayanmadığı ve tamamen temelsiz varsayımlar üzerine kurulduğudur.
Gerçeğin bir kopyasını yaratarak, o cansız kopya üzerinden gerçeklik içinde işlemler yapmaya çalışan bürokrasi sonunda kısır (steril) ve ölü bir dünya yaratır, çünkü bürokrasi hayatta kalmak için gerçeklik içindeki canlıların yaşam enerjisini sömürmek zorundadır. Sosyalizm, komünizm, faşizm, feminizm ya da wokeizm gibi her türden egaliteryen modernist bürokrasiler, yaşamın cansız bir taklidi olduğu için, uygulamaya konulduğunda karşısına çıkan her varlığın yaşam enerjisini sömürerek onu öldürmek zorunda kalır. Bu öldürme eylemi, ilgili bürokrasinin tipine göre toplama kamplarında, gulaglarda ya da anne karnında gerçekleşebilir.