argümanı bitenin ağzında, fikrin üzerine örtülmüş ucuz bir kefendir.
önce cümlesi ölür, sonra sabrı. en sonunda annene babana sarılır. çünkü elinde karşısındakini yenecek hiçbir şey kalmamıştır. soy ağacına kadar uzanan her hakaret, aslında kendi fikrinin ne kadar cılız olduğunu bağırır.
bazıları tartışmayı kazanmak için düşünür, bazıları düşünemediği için söver. ikincilerin elinde kelime değil, ağzına sıkışmış bir enkaz vardır.
öyle ki bir noktadan sonra insan kime küfrettiğini değil, bu kadar gürültünün altında neyin eksik olduğunu merak eder.
dün de örneğini gördüğümüz üzere, cevap basittir: beyin.