Yakın zamanda bir arkadaşım annesini kaybetti, acısı henüz çok taze.dün anlattıgi bir detay ise hem içimi sızlattı hem de çocuk masumiyetinin ne kadar katıksız olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Rahmetli anneannesi son zamanlarında yatağa bağımlıydı,hic yürüyemiyordu. Arkadaşımın üç yaşındaki kızı, anneannesinin gidişini kendi dünyasında anlamlandırmaya çalışırken annesine dönüp aynen şöyle sormuş:
"Anne, anneannem hiç yürüyemiyordu, Cennete kadar nasıl yürüdü?"
Biz yetişkinler acıyı ve ölümü ağır felsefelerle tanımlamaya çalışırken,üç yasındaki bir çocuk olaya en sade, en duru yerden bakıyor. Boğazı düğümlenen arkadaşıma verilecek en güzel cevap belki de o minik kızın mantığında gizli.Anneannesi oraya yürüyerek gitmedi, tüm ağrılarından kurtulup kuş gibi hafifleyerek gitti.