şahsi düşüncem; kasıtlı olarak aptallığının kölesi olan ya da çoğu zaman bunun farkında olmayan insanların aslında simülasyondaki birer npc olduğunu kabullenerek bir nebze olsun tolerans sınırı yükseltilebilmektedir. bu insanlar, dunning kruger etkisinin birer örneği olarak nefes alıp vermektedir. yaşadığımız bunca mantıksız olay, kasıtlı hatalar, ihanetler, cahillik bazen simülasyondan başka bir şeyle açıklanamıyor. tabi bazen böyle düşünsek te soren kierkegaard' ın kaygı kavramı kitabındaki şu sözü aklıma geliyor; hakikat, her zaman logike uygun olmak zorunda değildir. hakikat, hakikattir. yani rasyonel açıklamayı her zaman göremeyiz. zaten benim gibi varoluşçuların hayatı, bu ve benzer sorgulamayla geçiyor.
bu nedenle kısaca; çoğu şeyin bize bağlı olmadığı bilmek, hayatımızda bile kararlarımızın etkisini çok az yaşayabildiğimizi farketmek insanı anı yaşamaya itiyor. su akıyor, yolunu buluyor. oku, tefekkür et, uygula, sonuca saplanma.