çok severek satın aldığım, uykusuz gecelerde lemonade tycoon benzeri oyunlar oynadığım yârenim.
sonrasında sevdiğim birine hediye ettim çünkü özelliklerini sorup duruyordu, kamerası nasıl falan diye merak ediyordu. sim kartımı çıkardım, al senin olsun dedim. çok mutlu oldu. yaklaşık üç ay kadar sonra öğrendim ki arkamdan "bana bu telefonu hediye etti ama ne isteyecek benden acaba" demiş durmuş. halbuki sevdiğim birini mutlu etmek istemiştim, o benim için yeterliydi.
6600' dan geldiğimiz muhabbeti şu şekilde noktalayayım; insanoğlunun yavşaklığını hafife almayın arkadaşlar. size bir ağabey bir kardeş tavsiyesi.
sen seni övme, el seni övsün demiş atalar. bununla birlikte bazen insanlara haddini bildirmek te gerekiyor.
geçen yıllardan birinde sigara içerken arkadaş ortamında dahil olan bir dalyaprak bana bir şey anlatıyor şöyledir böyledir diye, sadece gülümsedim konuşmadım. arkadaş dayanamadı, lan mal, bu adam zaten o anlattığın şeyin mevzuatını, prosedürünü yazan adam dedi. fazla tevazu bazen aptaldan nasihat almakla sonuçlanıyor.
insan bazen yaptığıyla, bazen de yapmadığıyla övünür, hatta övünmelidir.
commodore 64 kullanacak kadar, voltron izleyecek kadar, erkan yolaç' ın evet hayır yarışmasını trt stüdyosunda izleyip gerilecek kadar, roberto baggio' nun dünya kupasında kaçırdığı penaltıya üzülecek kadar, hem savaş hem pandemi hem defalarca ekonomik kriz görecek kadar.
kısacası, yeteri kadar.
yaşımız ilerlemiş olabilir lakin gücümüz kuvvetimiz yerindedir evelallah.
şahsımdır.
sürekli bindiğim için atım da vardı. sonra iş yoğunluğundan ilgilenemedim sattım.
bizde ata binemeyen, iyi atış yapamayan ve iyi dövüşemeyene/güreşemeyene kız vermezlerdi eskiden. şimdi hep bombiliboy, hipster ne denk gelirse kız veriyorlar.
trafik,
egzozu sürücüsünün g*tüne girmiş gibi bağıran motosikletler,
yolu süpüren garip belediye aracı (sağdan git diye ok yanıyor, sağda arabalar park halinde aw),
inatla traktörle sabahın köründe koca şehirde tarlaya otoyol trafiğinde gitmeye çalışan dayı,
yazın eğer cam açık uyuduysam güvercin kumru sesi (kuduruyor gibi hırıl hırıl ötüyorlar).
goofball veya dummy benzeri ama daha hafif bir kelime. yukarıda denildiği gibi bir palyaçonun isminden gelir. aslında aptallık anlamında değil de dilimizdeki alık, kolay anlamayan bön anlamında kullanılır, hakaret amaçlı kullanılmaz.