Fenerbahçe, 1923-1989 yılları arasında tartışmasız bir biçimde Türkiye’nin en büyük futbol takımıydı. 1923-1951 arası ulusal şampiyonlukları sayarsanız 21 şampiyonluk ile en yakın rakibine 13 şampiyonluk fark atmıştı. Saymazsanız da 12 şampiyonluk ile en yakın rakibine 4 şampiyonluk fark atarak zirvedeydi.
Ne olduysa 90’larda oldu. Efsane Başkan Ali Şen’in üstün çabasıyla, 1995 yazında Fenerbahçeli futbolcular Brezilya’ya kampa götürüldü. Futbolcular Brezilyalı kadınlarla samba yaptı; Brezilya’yı 1994 yılında dünya şampiyonu yapan Parreira takımın başına getirildi. 90’larda kazanılan tek şampiyonluk da böyle geldi.
2000’lerde efsane başkan Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’yi yıldız yağmuruna tuttu. 2000’lerde 4 şampiyonluk kazandı ancak ezeli rakibi Galatasaray da o dönem 4 şampiyonluk elde etti. Özellikle Fenerbahçe’nin 2004-2008 dönemi bir altın çağdı ve kadrosunda yıldızlar topluluğu vardı. Galatasaray ise aksine berbat yönetiliyor, o dönem Fenerbahçe’nin kadro kalitesinin çeyreği bile etmiyordu. Galatasaray bu dönemde bile 2 şampiyonluk kazandı.
Fenerbahçe’nin 1990’lı yıllardan beri gelen sorunun ne olduğunu çözmesi gerekiyor. Üstelik Galatasaray, 1988-2002 yılları arasında Avrupa kupalarında inanılmaz başarılara ulaştı ve müzesine 2 Avrupa kupası getirdi. Geçen sezon da dünya markası Juventus’u eleyip Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kaldılar ve dünya futbolunda en çok tanınan Türk futbol takımı oldular.
Fenerbahçe kendine gelmezse, Liverpool karşısında gerileyen Everton gibi olacak.