genellikle tatsızlık, sorun çıkmaması adına gösterilen müsamaha.
bazen elzemdir; “alttan al, boş ver,” der büyüklerimiz. tartışılır.
ki sıkça denedim ve hiçbir zaman içime yumru gibi oturan o rahatsızlık hissiyle barışık hale gelemedim. çünkü bildiğin birtakım değerlerden, doğrulardan yani karakterinden ödün vermişsindir aslında ve bu ruhunu tırmalar durur insanın.
peki ne uğruna? zaten hak ediyor olsaydı o malum birileri böylesine bir fedakarlığı, kendini taviz verme durumunda bulur muydun ki?
değmez.
bu yüzden de iyiliğe iyilik, kötülüğe kötülük ile karşılık vermenin en iyisi olduğuna kanaat getirdim yıllar önce.
elbette koru her zamanki adabını, efendiliğini fakat olası bir yavşaklık durumunda da gözünü karartmaktan çekinme. devamında baktın gözler sidikli, seni neden bağlasın? after all they chose to dig deep and bring out the demon inside you. so go fuck yourselves.
demem o ki, nadir de olsa it ile it olma ya da kepaze etmek pahasına bazı insanların haddini bildirmek zorunda kaldığım anlardan hiçbir zaman pişmanlık duymadım. bir zaman özür dilemeyi aklımdan geçirmiş olsam dahi dilemedim.